İnsan, Dünya adlı gezegende ki gelişmiş bir organizma. Dünya'da ki popülasyonun büyük bir kısmını kaplayan, düşünebilen, öğrenebilen ve öğrendiklerini diğer nesillere aktarabilen bir canlı türü. Bu tanımlama çok fazla bilimsel kaçtıysa biraz daha derinlere inelim.
Bu derin kısımlar da fazla bir şey yok. Seven, özleyen, sevişen, mutlu olan, üzülen, kimi zaman canileşen, terk edip giden canlılarız işte. Fazla ahım şahım bir durumumuz yok.
Peki bizi özel kılan ne? Bunu hiç düşündünüz mü? Bir kenara çekilip. "Ben niye bu kadar özelim ak?!" dediğiniz oldu mu?
Şahsen benim bir kaç kez oldu. Cevap bulmam da pek uzun sürmedi.

Bilinçaltımız, fark etmeden programladığımız bir sistem gibi. Korktuğumuz, sevdiğimiz, mutlu olduğumuz, üzüldüğümüz her şeyi burada ayarlıyoruz. Neye üzülmeniz gerektiğini, ya da kimi, neyi sevmeniz gerektiğini.
Çoğu insan karanlıktan korkar, bu insanlar arasında bende varım. Peki buna sebep olan ne. Hangimiz bu güne kadar karanlıkta bir şey gördük ve ya garip şeylere rastladık? Cevap veriyorum! Hiç birimiz!
Karanlık korkusuna sebep olan şey çocuk yaşta izlediğimiz o saçma filmler ve bizi korkutmaya çalışan yetişkin insanlar sadece. Bilinçaltımız onlar yüzünden karanlıkta kötü bir şeyler olabileceği üzerine programlanmış. Bu yüzden karanlıkta tedirgin oluyor, bu korkunun üstüne gidip yenmek yerine, var olan kodu değiştirmek yerine sürekli sayfayı yenile diyip duruyoruz.

Basit bir örnek daha verelim. Karnıbaharı sevmeyen bir genç, annesinin binbir türlü mutasyondan geçirip masaya koyduğu böreği lapur lupur götürüyor. Karnı doyuyor. Sofradan da kalkarken "Anne bunun içine ne koydun" diye soruyor. Anası da sinsice gülerek "Karnıbahar" diyor.
Çocuk şok, çocuk iptal. Hayvan gibi yediği böreğin içinde nefret ettiği karnıbaharın olduğunu öğrenince, isteksiz olarak kusuyor ne varsa. Bu çocuğun kim olduğunu bir kenara bırakıp, vermek istediğim mesaja gelirsek. Çocuk karnıbaharı sevmediğini bilinçaltına belli ki şiddetle kazımış.
Böreği yerken içerisinde karnıbahar olduğunu bilmediği için tatlı tatlı götürüyor fakat öğrendikten sonra midesi bulanıyor ve kusuyor. Çünkü karnıbaharın kokusuna bile haz edemezken midesinde olma düşüncesi onu çileden çıkarıyor.

Tamam sakin olun. Sadede geliyorum. Bilinçaltımız, çocuk yaşlardan itibaren bilinçsiz bir şekilde programladığımız bir sistem. Yaşadıklarımız, ilk tecrübelerimiz doğrultusun da kendi kendine bir güvenlik sistemi oluşturuyor ve bunu aşmakta zorlanıyoruz.
İstekleriniz ile, yaptıklarınız çelişiyor ve kesin bir sonuca ulaşmıyorsanız, hayatınızı, tüm alışkanlıklarınızı değiştirin. Ancak bu şekilde bilinçaltınıza reset atabilir ve yeniden düzenleyebilirsiniz.
Yalnız bir adam, yalnızlığından sakınıyor ve hayatına renk katacak bir eş istiyor. Fakat yalnızlığa o kadar alışık ki, tüm bu isteklerine rağmen, istemekten öteye gidemiyor. Bir gün gidip bir abi tavsiyesi alıyor. Bu abimiz ona
"Sanki hayatında bir kadın varmış gibi yaşa. Sabahları kalk ve güzel bir kahvaltı hazırla. Yaşadığın ortamı temiz ve düzenli tut. Kendine hiç olmadığı kadar özenle bak, ilgilen. Her akşam senin işten dönmeni bekleyen biri varmış gibi git eve"
diyor. Yalnız adamımız da bunu yapıyor. Hayatını eski ritminden kurtarıp daha heyecanlı bir noktaya taşıyor ve kısa bir süre sonra hayatının aşkı ile tanışıp evleniyor.
En basit örneği veriyorum, anlayın artık. Bir sınavı kazanmak için, kazanmayı istemek yetmiyor, çalışmakta gerekiyor.
İşte bilinçaltımızdan bundan ibaret. Karanlıkta bir şey olmadığını bildiğimiz halde, korkmak istemediğimiz halde korkuyorsak, bu karanlıktan sürekli kaçtığımız içindir. Halbu ki onun görüş kısıtlılığı olduğunun tam farkına varabilseydik, boş yere kendimizi bu kadar germezdik değil mi?
Aynanın karşısına geçin ve kendinizi sıfırlayın. Yeniden programlamaya başlayın. Ancak bu şekilde kurtulabilirsin.
Bir sevgilin olsun istiyorsun ama bilinçaltına
"Seni kimse beğenmezi" kazımışsın.
Sınavı kazanmak istiyorsun ama bilinçaltına
"Çalışsam da anlamıyorumu" kazımışsın.
Zengin olmak istiyorsun ama bilinçaltına
"Kafama altın güvercin sıçsa yine şansım yaver gitmezi" kazımışsın.
Kazıma. Değiştir kendini. Hayatını. İsteklerinle, düşüncelerin bir olsun. İşte o zaman, neler yapabileceğinin farkına varabilirsin.
Sen güçlüsün. Bilinçaltın seni yönetmesin, sen onu yönet.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar