Belki de Bir Şey Öğrenmen Gerekiyordur

Hep aynı soruyu duyuyorum:
“Neden hep iyi insanlar acı çekiyor?”
Sanki iyilik, bir tür koruma kalkanıymış gibi. Sanki kalbinde kötü niyet barındırmıyorsan, evren seni ödüllendirecekmiş gibi. (Günün sonunda bir şekilde ödüllendiriyor, tabi bu gerçekten iyilikse, bu da başka bir bencenin konusu) Ama işler öyle yürümüyor. Çünkü evrenin ya da hayatın adalet anlayışı bizimki gibi değil.
Tanrı, büyük bir öğretmendir. Ve tüm eğitimler ister acıyla, ister sevinçle gelsin tek bir amaca hizmet eder: Bilincin yükselmesi için.
Acı sizi yıkmak için değil, derinleştirmek için gelir. Bazen daha asil olmanız gerekir. Daha yüksek bir ahlak, daha rafine bir ruh hali, daha güçlü bir iç görü inşa etmeniz gerekir. Ama biz bu sınavlara eski kişiliğimizle yaklaşırız. Tepki veririz, küsüp içine kapanırız. Oysa asıl mesele bu değildir.

Sizin de zaman zaman kendinize şu soruyu sorduğunuzu biliyorum:
“Ben bu kadar iyi niyetliyken neden hep aynı döngüleri yaşıyorum?”
İlişkilerde tekrar eden senaryolar tam da bunu anlatıyor aslında. Sorun iyiliğinizde değil.
Sorun, iyiliği ham haliyle tutmakta. Bunu bir kek hamuru gibi düşünün. Ne kadar güzel çırpılırsa çırpılsın, bir noktada fırına girmedikçe kek olmaz. Sürekli hamuru çırpamazsınız. Eninde sonunda fırına girmek zorundasınız.
Acı da işte bu fırın. Sizi şekillendiren, dönüştüren, sadeleştiren, tadınızı ortaya çıkaran bir fırın.
Gerçek güç, her şeyi taşıyabilmek değil, gücü paylaşabilmek. Sınır koyabilmek. Güzel kalmak ama aptal olmamak. İyi olmak ama edilgen olmamak.
Ve bunu fark ettiğinizde dünya size biraz daha farklı görünmeye başlayacak. Tıpkı Dünya Sizi Seviyor isimli bencem de söylediğim gibi "bu hayat sizi tüketmek için değil, dönüştürmek için var."

İyi insanlar hep acı çeker tutumunu ortadan kaldıralım ve bu illüzyona bir son verelim.
Peki ne yapacağız? Kendimizi mi kapatacağız dünyaya?
Her hayal kırıklığından sonra “Artık güvenmiyorum kimseye” deyip, hayatın geri kalanını duygusal zırhlarla mı geçireceğiz? Hayır. Bu bir illüzyon büyük bir sanrı.
“Ben çok iyiyim, dünya kötü” diyerek kendini yalıtmak, iyilik değil! Travma refleksi ve bir başka sanrı daha.. Yaşadıklarınızı hafifleterek yola devam etmedikçe, hayat size aynı senaryoları göstermeye devam edecek. Çünkü siz hala aynı yerdesiniz. Tıpkı İlişkilerde Tekrarlanan Senaryolar bencem de yazdığım gibi. Bir sorunu aynı basamaktayken çözemezsiniz, çözmek için içsel olarak gelişmeniz gerekir, yani bir basamak yukarı çıkmanız gerekir ve o basamağa çıktığınızda sorun zaten arkanızdan kalır ve kendiliğinden çözülür.
Gelişim, kapanmak değil açılmakla olur.
Daha yüksek bir zihniyete geçmekle, daha güçlü bir kişilik inşa etmekle olur. Dünyayı kendinizle birlikte affetmeyi öğrenmediğiniz sürece, onun size sunduğu yeni versiyonları da göremezsiniz. Unutmayın dünyaya küsmek sizi korumaz, sadece sizi durdurur..
Bu benceden sonra sizleri Mutluluk Sadece Bir Seçim Değil, Bir Beceridir! isimli benceme davet ediyorum 😇
Siz ne zaman kendinizi kapattınız? Ve tekrar açılmayı denediniz mi? Yorumlarda buluşalım, sevgiler.. 💗
Aşk İlişkileri
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer