Düşünüyorum, Öyleyse Varım!

Descartes'ın meşhur sözü neyi, nasıl kastediyor bakalım.

Düşünüyorum, Öyleyse Varım!

Duyuların yanılgısı

Duyu organları pekte güvenilir değiller.

Örneğin gözünüz şu anki yazıyı ters okuyor, ancak bunu beyne ilettikten sonra beyin bunu normal hâle çeviriyor. Tabii bu oldukça hızlı bir süreç.

Aynı şekilde gözümüz kapalı bir şeye dokunduğumuzda onun ne olduğunu kestirmek oldukça güç; bazen biri seslenmese bile adımızı duyarız yahut bazı şeyleri yanlış işitiriz, bunlarda işitme duyumuzun sıkıntılarından; koku ve tat duyularımız da aynı şekilde kolaylıkla yanılabilir.

Dolayısıyla bakıldığında duyular güvenilir değildir. O zaman şu an artık nerede, nasılsanız öyle olduğunuzu nereden biliyorsunuz?

Düşünüyorum, Öyleyse Varım!

Düşünüyorum!

Örneğin sobanın karşısında sandalye de oturan bir adam düşünelim. Bu adam karşısındaki sobanın sıcaklığını hissedebilir ve sandalyenin üstünde olduğundan onunla temas hâlindedir. Fakat duyular yanıltıcı olduğundan, bu adam aslında sandalye de oturduğunu ve sobanın sıcaklığını gerçekten hissedebildiğini bilemez.

O zaman bu adam bir hayâl kuruyor olabilir yahut sevimli bir şeytan ona oyun oynuyor olabilir. (Belki pekte sevimli olmayan bir şekilde.)

Fakat o adam, onların hepsinin bir hayâl ya da şeytanın verdiği bir rüya olduğunu düşünse dahi, düşünüyordur.

Her şeyden kuşku duyabilirim, örneğin hayâl olduğundan kuşku duyabilirim şu anın. Fakat kuşku duyduğumdan kuşku duyamam. Tüm bunları düşünüp kuşku duyuyorumdur, o zaman varımdır.

Je pense donc je suis!
Je pense donc je suis!
Düşünüyorum, Öyleyse Varım!
Cevapla