Düşünüyorum, Öyleyse Yokum!

Düşünüyorum, Öyleyse Yokum!

Düşündüğümü bilebilir miyim?

Bir şey düşünelim, örneğin Raskolnikov'u.

Raskolnikov'u küçük, loş ve birazda tozlu bir odada dağınık yatağında oturur hayâl edelim.

Raskolnikov, Suç ve Ceza'daki Raskolnikov'u hayâl etsin. Raskolnikov'un hayâl ettiği Raskolnikov kendini ikna eder, cinayeti işler ardından pişman olur ve polise teslim olur.

Yani hayalimizdeki Raskolnikov, Raskolnikov'u hayâl etti.

Ve şimdi şunu düşünün, biz şu an, Raskolnikov'u hayâl eden Raskolnikov'u hayâl ettik. Yani için içinde üç boyut var:

Birinci boyut şu anki boyutumuz. Yani yazıyı okuyup hayâl eden Raskolnikov'u hayâl eden siz.

İkinci boyut hayal eden Raskolnikov, üçüncü boyut Raskolnikov'un hayal ettiği dünyadaki katil Raskolnikov.

Şimdi soru şu, ikinci boyuttaki Raskolnikov kendisinin hayâl olduğunu bilebilir mi?

Kendisi düşünüyordur, çünkü biz düşündüğünü düşündük ve kendisi, kendi düşüncesinden şüphe edemez. (Yani kuşku duyduğundan kuşku duyamaz.) O zaman bizim hayalimizdeki Raskolnikov var mıdır?

Eğer Raskolnikov'un düşünmediğini düşünüyorsanız, sadece bizim izin verdiğimiz boyutta düşünüyorsa -ki aslında düşünmüyor, düşündüğünü zannediyor- o zaman var olmayabilir.

Düşünüyorum, Öyleyse Yokum!

O zaman asıl soru şu, biz düşündüğümüzü nereden bilebiliriz? Düşündüğümüzü zannediyor olabilir miyiz?

Yani demek istediğim, bizi düşünen bir varlığın düşüncesi olabilir miyiz? Yani aslında ikinci boyuttaki Raskolnikov biz olabilir miyiz?

Düşünüyorum, Öyleyse Yokum!

Düş içinde düş

Is all that we see or seem

But a dream within a dream? (Her şey bir düşün içinde düş mü, gördüğümüz ya da göründüğümüz?)

Descartes'ın meşhur sözü kuşku duymasından kuşku duyamayacak olmasına dayanıyor.

Hangi yargıya varırsak varalım, yani ister 1 ister 2.boyutta olalım, kuşku duymamız sonucu bir yargıya varıyoruz. Yani illaki düşünüyoruz. Ve düşüncemiz yanlış yahut sahte bile olsa, düşünüyorsak düşüncemizden kuşku duyamayız. Yani düşünüyoruz, öyleyse varız. (En azından Descartes öyle diyor.)

Fakat nerede? Nerede varız? Düşün içinde var olabiliriz.

O zaman düşünüyorum, öyleyse nerede olduğumu bilmiyorum!

Yani ikinci boyuttaki Raskolnikov düşünüyor ve kendince vardır. Biz istersek onun bebekliğinden ölümüne dek hayâl edebiliriz. Bu süre zarfında ona acılar yaşatabilir, mutlu edebilir, istersek evlendirir, sonradan eşini kanser sonucu kaybettirir kendisini de intihar ettirebiliriz. Ve kendisi bir hayat sürmüş olacaktır. İyi ya da kötü, fakat bir hayatı olmuş olacaktır. Hayalimizdeki Raskolnikov hiçbir zaman hayâl olduğunu bilemeden yaşar, ölür. Oysa gerçekte (bizim açımızdan) yoktur bile! Yani hiç yaşamamıştır ama hayaldeki Raskolnikov yaşadığını zanneder.

Her neyse, uzatmaya gerek yok. Varmak istediğim nokta bizimde yaşadığını, düşündüğünü zanneden biri olma ihtimalimiz.

Düşünüyorum, öyleyse yokum...

Düşünüyorum, Öyleyse Yokum!
Cevapla