Hayatınız boyunca bir kez olsun, başarılı bir insanın günlük rutinlerini araştırdınız mı? Ve acaba bunu kendinize çokça da günlük hayatınıza nasıl entegre edebileceğinize dair bir fikir düşündünüz mü? Mesela önceden kilo vermede başarılı olmuş kişilerin deneyimlerine baktığınızda neden çokça kez kendinizi onların yolundayken başarısız hissedersiniz? Bu konuyu irdelemenin zamanı geldi.

Uyum!

Kişinin hayatı aslında zoraki bir yaşamdır. Kişi felaketin bir parçasıdır. Kişinin yaşamı, ailesi, toplumsal statüsü, işi, sahip oldukları onun yaşamının rutinlerini çizer. Bu yüzden çok kilo veren bir insanın kendini o an içerisinde mutlu ettiği teknikler ile sizinkiler aynı değil. İkiniz de aynı rutini yapıyorsunuzdur ama boş vakitlerinde piyano çalarken siz çalışmak zorundasınızdır. Siz her şeyden önce kendi yaşamınıza, yani sahip olduklarınızla doğayı bütünleştirmelisiniz.
Zaman!

Mozart'ı, belki Einstein'in rutin hayatlarını yaşamak istiyorsunuz. Fakat onların zamanı ile sizin zamanınınız birbirinden çok farklı. Hatta buna örnek olarak şehri bile verebiliriz. İki farklı şehirde zaman birbirinden çok daha farklı işler. Kuzeye gittikçe azalan günler, Güneye indikçe uzayan günlere dönüşebilir. O dönemin sosyal yaşamıyla sizin sosyal yaşamanız aynı olamaz. Ben bir keresinde Da Vinci'inin tekniğini uygulamıştım yıllar önce. Hatırladığım kadarıyla o teknikte 2 saat uyanık kalmak ve 15 dakika uyuma prensibine dayanıyordu. Bunu denediğimde kendimi berbat hissetmiştim. Çünkü gün içinde yapmam gereken birçok iş oluyordu ve akşama kadar aristokrat bir yaşama sahip değildim.
Kişisel zevklerimizi parselleme!

Birisinin hayatı hakkında rutin özelliklerini alırken keyfi özelliklere de kayabiliriz. Onun için sabah erken başlıyordur mesela. Ama sen sabah uyanamadığın için onun bu rutinin görmezden gelirsin ama öğle rutinine tam uymayı denersin. Oysa bu da yanlış bir yol. Sabah onun rutinini yapmadan, direkt öğleye atlarsan; o öğleye vardığında ardında bıraktığı bir sabah, senin ise bir yeni uykudan uyanma sürecin olacak.
Kendimiz olamamak!

Başarıya dair içinizde umutlar biriktirirken kendinize rol modeller almanın bir sakıncası yoktur. Ama rol modeli örnek almak isterken bir avuntu mu arıyorsunuzdur yoksa gerçekten size ilham mı vermesi için çağırıyorsunuzdur? Özünde kişinin içinde kimi zaman aşağılık bir his yatar. 'Kendisi olamamak' kendisini aşağılanmış hisseder ve bunu temizlemek için bir rol model tarafından vaftiz edilmek ister. Aslında o rol modeline baktığında kimi zaman kendisinin yüreğini yumuşatmak ister. O yapabiliyorsa, bende! Veya tam tersi, o yapmaktayken, onun kötürüm haline bakıp acıma, ve kendininkine şükretme deneyimi!
Sonuç olarak...

Örnek aldığınız insanların hayatındaki rutin yaşamları kendileri seçmedi. Belki birçoğu buna maruz kaldı. Einstein eğitim verdiği okula göre hayatını dizayn etti. Da Vinci belki de aristokrat bir yaşam güdüyordu. 19. yüzyıl Soylu Rusya ailelerinde akşam yemeği geceye yakın yenirdi. Yaşam, zaman ve birçok durum kişinin rutinlerini yaratır. Bu aslında bir zorunluluktur. Bu yüzden başkasının hayatının felaketleri ve sahip olduklarının getirdiği zorunluluklar karşısında sizin onları taklit etmeniz bir başarı sağlamaz. Özünde herkesin içinde, kendi yaşam standartlarının belirlediği rutinler yatar. Başarıyı kendi içinizde arayın.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar