Hiç kimse Başka Birini Eleştirip Yargılayabilecek Kadar Kusursuz Değildir!

Sık sık karşılaştığım ve karşılaştıkça içimde inanılmaz derecede öfke biriken bir konudan bahsetmek istiyorum:


"İnsanların hiçbir dayanağı olmadan sanki kesinmişcesine savurduğu yargıları!"


Evet, bu tarz insanlarla sık sık karşılaşmanız olası bir durum. Hatta aynanın karşısında bile daima karşılaşabilirsiniz. Biz ne kadar kabul etsek de etmesek de, farketmeden bile olsa bazen o masumiyet maskesini bürünüp insanlar hakkında o kadar amansız şeyler düşünüp dile getiriyoruz ki... Hiçbir kesinliği olmayan, göz görmeden, kulak duymadan; sadece düşüncelerimizle karşımızdakini yerin dibine sokarız! Ve asıl komik olan da bunu yaparken o masumiyet maskesini o kadar benimseriz ki, sanki dünyadaki herkes kötü bir biz iyiyiz gibi...
Aslında yapmamız gereken tek şey nedir peki?
Cevabı basit: "Birini yargılamadan önce onu anlamak."


Şu soruyu sormalıyız kendimize "Aynı durumda aynı yargıyla bana yaklaşsalar ben nasıl hissederdim?"



Ancak böyle düşünerek kendimizi frenleyebiliriz. Bu hem bizim vicdanımız açısından hem de karşımızdakinin hisleri açısından oldukça önemli sonuçlar doğuracaktır.


Sanki bu dünyada sonsuz sene kalacakmışız gibi nedir bu kibir? Hiç sordunuz mu bunu kendinize?


Hiç kimse Başka Birini Eleştirip Yargılayabilecek  Kadar Kusursuz Değildir!




Bu konuyla ilgili bir sitede okuduğum anı beni oldukça etkilemişti. Sizinle paylaşarak, düşüncelerimin doğruluğunu kanıtlamak istiyorum.




"Çok fazla tanımamıza rağmen arada sırada hakkında ileri geri konuştuğumuz bir arkadaşımız vardı. Uzun süreli rapor veya izin alır, bir süre işe uğramazdı. Engelli statüsünde görünmesine rağmen görünürde engeli de yoktu...


Engel denilen şey görünürde olmalıydı en azından biz böyle olmasını isterdik. Görmeliydik, bilmeliydik yoksa acımasızca yargılardık. Bilmeliydik, hatta her şey bizim dediğimiz gibi olmalıydı, görmeden anlamak zor olanıydı. Nedenleri bizler şekillendirmeliydik, onun hayatına bizler karar vermeliydik, bizim doğrularımız en doğru olanıydı!..

Hayat tesadüflerden ibaret olduğu gibi yargılamaktan, ön yargılardan daha fazla tehlikeli durum yoktu, insanları anlamak adına. Aynı hastanede kesişti yollarımız, yattığım bölümdeki aksaklıklardan dolayı Hemotoloji servisine yönlendirilmiştim. İşlerim daha kolay bitsin diye Acil Serviste takibe alındım. Tam dışarıya çıkıp nefes alacaktım ki, sedyeyle koşturarak içeriye giren ekipmanın arasında gözüm hastaya takıldı.

Acil Servis oldukça kalabalıktı, refakatçim beni bu ortamdan uzaklaştırmak için yoğun çaba gösterse de sedyede ki, hastayı görmüştüm. O anlamadan yaftaladığımız arkadaşımızdı. Oldukça kötü görünüyordu, rengi sararmıştı ve kıvranıyordu. Ben olanlara anlam vermeye çalışıyordum. Herhalde rahatsızlandı acile kaldırdılar diye düşünsemde bu konudaki tecrübelerim olayın bu kadar basit olmadığını anlatıyordu.

Aradan günler geçmesine rağmen soru işaretlerim henüz silinmemişti. Bir gün bahçede gezinirken arkadaşımızı gördüm. Sedyede gördüğümden farksız değildi, rengi sapsarıydı. O kocaman cüsseli adam sanki gözüme küçücük gelmişti. Biraz hoş beşten sonra hemofili hastası olduğunu öğrendim, kronik bir hastalıktı ve genetik faktörler taşıyordu. En ufak bir çarpmada darbe alıyordu, aldığı darbelerden iç kanama geçirme riski oldukça yüksekti. Sürekli kendini kollamak zorundaydı bir de işin içine genetik boyutu girince hastalık çekilmez hal alıyordu...


Yargılarken yeni bir şey daha öğrenmiştim ancak aldığım dersin diyeti de ağırdı. Evet, ne olursa olsun bir insana hüküm giydirirken, yargı pençeleriyle tırmalarken insan olmaktan söz edilemezdi. İnsan olmak bu olmamalıydı, dinlemeden, anlamadan benim dediğim olsun diye düşünürken, bilinçli ya da bilinçsiz, haberi olsun veya olmasın bir insanı gıyabında yargılamak hiç de adil değildi. "



İnsanlar tecrübeleri sonucunda büyürler, olgunlaşırlar ancak büyümek için de öncelikle anlamak, dinlemek gerekir, tarafsızca ve yargısızca...



Şimdi bir kez daha sorun kendinize, yargılarınızı savurmak bu kadar kolayken bedelini ödemek ne denli kolay olabilir?

Hiç kimse Başka Birini Eleştirip Yargılayabilecek Kadar Kusursuz Değildir!
Cevapla