Bu yazıyı yazarken aslında bir nebze de ürkmüyor değilim, "Neden ondan bahsettin, ne bu şimdi?" diye duyacağımdan korkarak sabah yaşadığım hadisenin üzerine yazmak istedim. Biten evliliklerin ardından hele ki çocuk varsa ki bunu benim gibi eski eş ile aynı şehri paylaşan ve çocuklar nedeniyle hayatın kenarından, köşesinden birbiriniz ile ister istemez iletişim halinde olmak zorunda olduğunuzu bilme hissi, evet bunu benim gibi yaşayanlar çok iyi bilir diyerek, belli başlı sorun haline gelecek şeyleri kaleme almak istedim.
Çocukla konuşmak istiyorum der sizi arar.
Bu benim uzun zamandır mücadele ettiğim bir sorun haline geldi artık. Gözü bende mi hayır! Ama çocukların telefonu olduğu ve rahatlıkla onlarla iletişim kurabileceği halde, hem de günün her saati, durur durur akşam ya da sabah benim olduğum saatlerde ve benim şahsi telefonumu arar, bir iki konuştuktan sonra çocukları ister. Şimdi diyeceksiniz ki " arayanın o olduğunu görünce doğruca ver çocuklara, onlar konuşsun" olmuyor işte öyle denildiği gibi...
Arada sırada da olsa çocukların menfaati için eski eşlerin bir araya gelmesi.

Bir organizasyon yapılır. Bundan haberiniz yoktur ama herkes her şeyi planlanmıştır. Kimse sizi orada olmanız için zorla tutmuyor ya da zorla gel demiyor ama öyle şeyler oluyor ki, o an orada olmanız şart oluyor. Hele ki çocuklar küçük ve erkek ise sünnet düğünleri vs gibi organizasyonları üstlenen sizler de olsanız ve boşanmanın ardından sular daha serinlemediyse vay halimize! Zoraki tebessümler, hoş geldinler gayri samimi takınan mutlu yüz ifadeleri aman Allah'ım. Ne var bunda, çocuklar için sabır diyenleri bir kenara koyalım, çünkü cidden öyle hissedilmiyor ve bu insanı yoruyor.
Çocukları aldığında bile, "sende gelsene iki dakika..."
En can alıcı yer de burasıdır. Evlilik bitmiş, kimsenin gözü kimsede olmamasına karşın ve tamamen nötr olmanıza karşın, çocukla iletişim sağlaması yerine buna sizi de ortak etme çabaları. Yollar çoktan ayrılmış, sizin için sokakta ki bir yabancı gibi olmasına karşın öyle bir yakalar ki yerinden gitmeseniz, bulunmasanız olmaz. Çocuklarınızın oysa bir gün önce doğum gününü kutlamışsınızdır. Gelip çocukları almış, bir cafede zaman geçirecektir onlarla ve gününü onlara adaması gerekirken birden telefonunuz çalar ve arayan O' dur..." sen de iki dakika gelsene, önemli!" Neyse gidilir sürpriz doğum günü oysa daha dün yapmışsınızdır, onu da davet etmişsinizdir ama kendisi icabet etmez, illa o yapacak ve sizi de tanık edecek.
Çocukları birbirine silah gibi kullanmak, en büyük yanlış!
Bir zamanlar her şey çok güzel olmasına ve müşterek çocuklara sahip olsanız da gün gelir ki düşman kesilirsiniz boşanma sürecinde, hiç tanımadan sevip, aşık olduğunuz insanı, boşanma sürecinde tanımanın azizliğini yaşarsınız, ortada da canınızdan daha kıymetli evlatlarınız vardır. O süreçte nereye sığacağınızı bilemez, ne yana gitseniz bedeninize ağır gelecektir her şey. Arada gerilmeler, kavgalar, ayrı evlere çıkma sorunları iki tarafı da derinden hezimete uğratır.Bu süreçte çocuklar nerede tabi ki bu gerginliklerin tam da ortasında. Her şeyi duyan, gören ve tanık olan can parçaları... Bu zamanda baskın karakter, çocuklarınızla sizin üstünüze gelir, onu bir tehdit unsuru olarak kullanır. Kimse o çocuk ne düşünür, ne hisseder, ne bekler? Bunu düşünmez, birbirlerinden öc almak ve canını yakmak için çocuğu kullanır ki bu bana göre yapılacak en ama en büyük yanlıştır.
Ellerini taşın altına sokmayan eski eş.

Bu süreç çok zordur.Hayat devam eder, her şey dışarıdan bakılınca oh! Çocuklar da yanında, hayatı idame ediyor bir şekilde denilse de bu sürecin derin enkazından ancak çıkanlar bilir ve anlar. Çocukların menfaatine hareket eden tek taraf diğer eşi bu konuda yoklasa da bazı hususlar da ikaz etse de, bazı telkinlerde bulunsa da bu hep tek taraflı bir çabanın, bir isyanın sesidir. Hatta; Kimi zaman hiç söylediklerinize kulak vermez, anlamamazlıktan gelir ve sürekli malzemeleri vardır bu konuda. Ne yapsanız da tek başınıza mücadele edeceksinizdir.
Hayata 1 - 0 yenik başlayan çocuklar...

Okullar kapanır, herkesin annesi kapıda çocuklarını bekler, özel günler olur ama O yoktur. Düşer yere elleri kanar, saran bir anne sıcağı olmaz yanı başında... Doğum günü olur, yine o yoktur! Oysa herkesin annesi babası yanında der içinden kendi kendine ve anlam veremez olanlara. Hep bir yanı eksiktir ve içinde kopan fırtınalardan kimse anlamaz. Evet boşanan çiftlerin çocukları! Hep bir yanları eksik ve 1 - 0 yenik başlarlar hayata. Omuzlarında hayatın güçlükleri, sürekli kaybetme korkusu.. Duygulandım mı ne!
Diyeceğim o ki, bu zor süreçte siz siz olun çocuklarınızı birbirinize silah olarak kullanmayın. Hayatın köşesinden, kıyısından birbirinize bağlısınız ve bu çocuklar sizlerin vazgeçilmezi. Onları görmezden gelmeyin... Konumuz nereden nereye geldi değil mi? Çocuklar! Umutlarımız... Onların penceresinden bakın hayatı ve benim gibi 1 - 0 başladıkları hayatı 2- 1 yapmak için uğraşın.
Hepinizin ailesine, yuvasına mutluluklar dilerim. Rabbim kimseyi böyle şeyler ile sınamasın. Şimdi dönün çocuklarınıza ve sımsıkı sarılın onlara. İçinde bulunduğunuz An' dan kıymetlisi yok, yarın yok! Şimdi sarılın ve şefkatle sarın onları.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar