Merhaba. :D Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ten bahsedeceğim sizlere bugün. Savaşları, başarıları ve askeri kişiliğiyle tanıdığımız atamız da sonuçta bir insandı ve bize onu anlamak, örnek almak düşüyor. İzinden gitgide uzaklaştığımızı hissettiğim için yazma ihtiyacı duydum biraz da... Aydınlıktan uzaklaşmayalım arkadaşlar çünkü yolun sonu çok karanlık, keyifli okumalar.
Atatürk, günümüzdeki siyasetçilerin ve üst makamlardaki insanların aksine kadınlara çok değer vermişti. Türk kadını en büyük değeri ve ilgiyi ondan gördü!

Ülkemizde 1934 yılında çoğu Avrupa ülkesinin aksine kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı verildi. Manevi kızı Sabiha Gökçen dünyanın ilk kadın savaş uçağı pilotuydu ve eğitimiyle birebir ilgilenmişti Atatürk. Okuduğum bir kitaptan da alıntı yapmak istiyorum:
Atatürk, 26 Nisan 1935 günü bir kadın gazetecinin "Kadınları asker de yapacak mısınız?" şeklindeki sorusuna şu yanıtı verir:
"Türkiye Cumhuriyeti'nin esas düşüncesi, kadınlar değil, erkekleri dahi savaş meydanına götürmemektir. Fakat Türk ulusunun yüksek varlığına -herhangi taraftan olursa olsun- ilişildiği zaman işte o vakit Türk kadınları, Türk erkeklerinin bulunduğu yerde hazır ve faal olacaklardır. Bu, insanlığın yüksek huzuru, sükûnu ve dünya insanlığı için lazım bir ödev olduğundandır ki, Türk kadını bunu yapacaktır ve yapagelmektedir ve yapar!"
*Ercan Dolapçı, Göklerin Kızı Sabiha Gökçen kitabı, sayfa 77
Savaş meydanlarının dışında tam bir salon beyefendisiydi Atatürk. Çok iyi dans eder, iyi derecede Fransızca konuşurdu.

İnce zevkleri olan bir liderdi, sanatla oldukça ilgiliydi.
Hayvanları çok severdi ve şefkatli bir kişiliği vardı!

Bazı sabahlar manevi kızı Sabiha Gökçen ile ormanda ata binerdi. Çocukluğunda Alev ve Cin isimli iki köpek beslemişti. Sofya'da askeri ataşeyken Alp adında bir köpek daha beslemişti. Kurtuluş savaşında Yunan bir subayın bıraktığı Alber adlı köpeğe de sahip çıkmıştı. Foks'u ise bir fotoğrafçıdan dönemin parasıyla 50 liraya satın almış ve kendi yatak odasında uyutmuştu. Foks kendisinin elini ısırdığında dahi pansuman esnasında şakalaşıyordu diğerleriyle Atatürk. Keşke günümüzde de hayvanlara böylesine değer verilseydi.
Bir lider düşünün ki; bir bayramı çocuklara hediye etsin! Atatürk çocukları çok sever bazen kendisi de çocuk ruhlu olurdu.

Öz çocuğu hiç olmadı ancak 8 tane manevi çocuğu vardı. Çocuklarla hep yakından ilgilenen sevgi dolu bir insandı.
Düşünceli, edebi bir yanı vardı. Kitap okumayı çok severdi, binlerce kitap okumuş ve kendisi de kitap yazmıştı.

En sevdiği kitap Reşat Nuri Güntekin'in Çalıkuşu kitabıydı, cephede bile yanından ayırmamıştı hiç, rastgele bir sayfasını açıp okurdu hep. En bilinen eseri Nutuk olmasına rağmen yazdığı 44 sayfalık Geometri kitabıyla günümüzde hala kendisinden öğrendiğimiz terimleri kullanıyoruz. Örnek verecek olursam:
Eski adıyla "Zaviyetan-ı mütakabiletan-ı dahiletan" Atatürk tanımıyla iç ters açılar
Eski adıyla "Kaim zaviyeli müselles" Atatürk tanımıyla dikey üçgen
:)
Disiplinli, çalışkan ve sabırlı biriydi. Düzensizlikten hoşlanmaz, işini yarım bırakmayı sevmezdi!

Hastalığına rağmen Hatay meselesini kendine dert etmişti Atatürk, onun için hiçbir iş yarım bırakılamazdı. Kargaşadan hiç hoşlanmazdı ve çözüm odaklı bir insandı.
Kültürlü bir insandı, birikimlerine rağmen hiç kibirli değildi!

Nerede nasıl davranması gerektiğini çok iyi bilirdi, modern bir insandı. İnsanlara karşı mütevaziydi, etrafında binlerce korumayla dışarı çıkıp kimseye üstten bakmazdı. Köylüyü milletin efendisi yapan da ondan başkası değildi!
Vatanına çok düşkündü, kendi hayallerini ve isteklerini hiçe saymıştı adeta bu yolda!

Bir adam düşünün ki: 57 yıllık kısacık ömrünü milletine adasın! Ömrü yetseydi dünyayı gezmeyi ve dilimizi geliştirmeyi çok istiyordu ancak aramızdan çok erken ayrıldı. Bu olay beni hep çok duygulandırır.
Hiçbir zaman ümitsizliğe düşen bir insan olmadı, hep ileri görüşlüydü, güçlü bir kişiliği vardı, ruhu mücadeleciydi!

En ümitsiz anlarda bile vazgeçmedi fikirlerinden. Amaçları ve istekleri uğruna mücadelesi hep aynı azimle devam etti! O, sadece zeybek oynarken diz çöktü. :)
Dürüst ve açık sözlü biriydi büyük önder, lafını esirgemezdi. Kırıcı değildi, düşüncelerini söylerken kimseyi incitmezdi!

Açık sözlü olmak ayrı kaba olmak apayrı... Atatürk kimseyi bilerek incitmez, sözlerini hep özenle seçerdi. Kibar, olgun biriydi.
🌸🌸🌸
Onu anlamak ve anlatmak için elimden ne geliyorsa yapabilirim. Bu kadarını derledim sizler için. Hayatını okumanızı tavsiye ederim okumadıysanız. Onun izinde olalım, onun aydınlığından hiç uzaklaşmayalım. Onu anlayalım. Onu uygulayalım. Çalsın arkadan İzmir marşı, esen kalın! :)
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar