
''Acımız büyük'', ''Seni çok özledik'' gibi cümleleri söyleyemiyorum. Hissizce söylenen bu kelimeler artık anlamını kaybettiğinden bir şey ifade etmiyor.
Mustafa kemal Atatürk'ü sevmeme modasının başladığı şu günlerde, Mustafa Kemal Atatürk'ü sevmek marjinallik olarak adlandırılmaya sebep olmuş. Görüyorum ve arttırıyorum, Atatürk’ü sevmemeye bir tepki olarak diğer tarafta da Atatürk’e tapma modası var. İçleri bomboş olan bu iki uç da birbirinden beter, bu fanatiklik yüzünden bizlerin samimiyetimi kalmıyor. Kendimi herhangi bir moda akımında görmeden samimi olarak Atatürk’ü çok sevdiğimi söyleyebilir miyim acaba? Şahsım adına, dünya üzerinde tek kelime dahi edilmesine katlanamadığım o tek kişi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Acaba Mustafa Kemal Atatürk’ü putlaştırdım mı? Belki de…
Ben ve benim gibiler için devam ediyorum. Mustafa Kemal Atatürk’ü neden sevdik?
Mustafa Kemal Atatürk’ü Tanrılaştırmadık elbette, fakat çoğu zaman bizim için bir übermensch oldu. Bizim ilkokul zamanlarımızda Atatürk’ü sevmemek diye bir şey düşünelemeyeceği gibi, kitaplarda ilerigörüşlülüğünü, cesaretini, devrimciliğini okuduk hep. Kendisinde hiç hata bulmadık, hiç öyle öğretmediler çünkü.
Bugün 24 yaşındayım. Atatürk’ün düşünceleri ve eylemleri arasında hiç mi hasta görmedim? Gördüm elbet, fakat ne çıkar? O temel attı, biz düzeltelim, inşa edelim.
Ama önce bir anlasak mı?
Yakın tarihimizi hiç okudunuz mu? Atatürk’ün yaptıkları hakkında hiç düşündünüz mü? O dönemi, zamanı, mekanı, koşulları hiç hayal edebildiniz mi? ‘’Her şeyi sadece Atatürk mü yaptı’’ diyenler için söylüyorum… Hayal edin, bugün ancak klavyelerde vatan kurtarıyorken kaçınız gördüğünüz yanlışlar uğruna somut adımlar attınız, neler yaptınız, neleri değiştirdiniz?
Bir imparatorluğun batışını hayal edin, hanedanı kutsayan, aşırı kapalı ve muhafazakar bir toplum hayal edin? Kaçınız parçalanmış bu imparatorluğu toparlama cesareti gösterebilirdi? Devletten gelen tek bir emirle canınızdan olma riskini saymıyorum, o zaten var, halka ulaşamama ihtimalinizi de düşünseniz? Bizzat halk tarafından linç edilme ihtimaliniz ne olacak? İttihat ve Terakki gibi ilericilerden oluşan bir toplum yok ki ortada. Anadolu’da hep köylüler, Anadolu korkuyor, Anadolu muhafazakar, Anadolu’nun eli kolu bağlı. Hükümetin kararlarına karşı gelmeye ve örgütlenmeye kaçınız cesaret edebilir, kim yapabilir?
Hiç Nutuk okudunuz mu? Okuyup da Atatürk’ün zekasını görmemek kabil midir? Karşılaşılan sorunlara karşı verilen kıvrak yanıtları görmemek mümkün müdür? O kongrelerdeki alınan kararları kitaplarda okurken kullanılan dil hiç dikkatinizi çekmedi mi? Padişaha, hanedan mensuplarına, yöneticilere eleştiri yapılmaması, görevini yapmayan bir İstanbul Hükümeti diye inceden söz etmeleri, halkın galeyana gelmesini önleme çabalarını hiç gördünüz mü? Saltanat ve Hilafet hakkındaki sorularını geçiştirmelerinin manalarını cidden anladınız mı?
Atatürk olmasa idi ne olurdu? Görünüşe göre en azından bir süre sömürge olacağımız açık.
Peki, Atatürk olmasa başka biri olamaz mıydı sanki? Olamazdı arkadaşım. Daha Erzurum kongresinde öldürürlerdi sizi.
Atatürk muhafazakar ve kapalı bir milletin saltanata ve hilafete bakışını değiştirebilmiş bir adamdır. Cumhuriyeti ve laikliği getirebilmiş bir adamdır. Bir milletin alfabesini 3 ayda değiştirebilmiş bir adamdır. Muhafazakar bir toplumdaki saklı kadınları çekip çıkarabilmiş bir adamdır. 50 yılda dili değiştirmiş, Türkçeyi geri getirmiş bir adamdır. Eğitimi baştan aşağı değiştirmiş, ülkeyi ekonomik anlamda canlandırmış bir adamdır. Bir insan bütün bunları nasıl yapabilir, nasıl bir irade vardı bu adamda? Halka rağmen yaptığı devrimlerde(ah evet öyle) nasıl oldu ülkeyi ileriye taşıdı hep? Atatürk’ün ileri görüşlülüğü… evet böyle bir özellik olsa gerek.
Hataları var mı? Var, ama ne çıkar?
Atatürk demiş ki: "Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır.’'
Peki ya daha başka, biz neden sevdik bu adamı?

Asalet dünyadaki en saygı uyandırıcı şeydir elbet. Dünya üzerinde nice kimseler vardır. Dünyanın en iyi terzileri de gelse, hayır olamaz, üzerindekiler eğreti durur. Kim bilir bir ruh meselesi belki. Mustafa Kemal Atatürk asildi. Resimlerini görenlerin kendisini bir Avrupa soylusu sanması, herhangi birini cidden şaşırtıyor mu?
Delici mavi bakışları, resimlerinden dahi yaydığı bir enerjisi vardı Ata’mızın. Görünmez bir el sizi dürter de selam veresiniz gelir, zorla saygı duyasınız gelir. Elbette ki kimsenin zoraki saygısına ihtiyacı yoktur ama duyarsınız işte.
Tamamen tesadüfi olarak dünya üzerinde en sevdiğim adamın kurduğu ülkede doğdum. Abartıyor muyum? Belki de.(kendimi başka ülkede de doğsam yine araştırıp X dinini seçerdim diyen fanatikler gibi hissettim) Fakat Türklüğü ile, Türk milletine kattıkları ile değerlendirmiyorum ben onu. Yaptıkları ile, devrimleri ile, cesareti ile, iradesi ile, zekası ile, asaleti ve karizması ile değerlendiriyorum. Bir İskender, Napolyon, CengizHan, Fatih, Kanuni, Lenin, Washinghton, Che Guevera… Hiçbirinde olmuyor, bir şeyler eksik kalıyor.
Mustafa Kemal Atatürk
Ocak(?) 1881 – 10 Kasım 1938
Hiç tanımadığımız bir insanı deli gibi özlüyoruz.
Hiç tanımamış olduğum bir adamı deli gibi seviyorum.
Son olarak yine en favorilerimden;
Günümüz politikacılarından bıkıp, üslup, nezaket ve asalet görmek isteyenler için.
Sevgiler
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar