Ödül Merkezi, Ödün Çıkmazı Ve Savunma Mekanizmaları

İnsanoğulunun hayatındaki tüm gerçeklerinin, hatta biraz iddialı olacak ama tüm hayallerinin mihenk taşını ödüller oluşturur. Ödüller ise bizim badem kadar leziz olan nucleus accumbensimize bir dokunuverir ve serüven başlar.


Ödül Merkezi, Ödün Çıkmazı Ve Savunma Mekanizmaları


Yüz kişiye sorduk; ödül nedir? Cevaplar neredeyse aynı cümleye kocaman bir ok gibi saplanıyordu. "Ödül; haz veren herşeydir..." Biraz daha derine indiğinizde ödül merkezindeki bencilliği görebilirsiniz, hatta azcık daha ilerlerseniz aciziyeti farketmeniz içten bile değil. Hadi biraz dolaşalım hayatımızda.



Benim aklıma bir golden türü köpek geldi nedense. Çok neşeliler değil mi? Elinizde iki parça köpek maması ile bir goldenı istediğiniz şekle sokabilirsiniz. Oturmayı, kalkmayı, hatta iki ayak üstünde yürümeyi bile öğretebilirsiniz. Çünkü oda her canlı gibi o eşsiz hazzı yaşamak ister. Söylenenleri yaptığı zaman ağzının içine dolan lezzet onun için mükemmel bir ödüldür. Ama bazı ödüller beraberinde ödünleri getirir değil mi? Goldenınız istediği bahçeye girip çıkamaz, otur-kalk emirlerine amade olur, minik adımlarla sizin temponuzda yürür. Halbuki hiçbir golden yürümeyi sevmez. Geniş bir yeşillikte tasmasını çözdüğünüzde anlarsınız bunu zaten.



Küçükken sorulurdu ya; büyüyünce be olmak istersin? Mutlaka her çocuk bir kez cevap vermiştir. Evet sonunda büyüdük bir şekilde bir meslek edindik. Yaptığınız işin en büyük ödülü ise ay sonunda hesaba yatan maaştır. Emek karşılığında kendinize başka ödüller kazandırabileceğiniz mükemmel bir araç. Çünkü çocuğuna bisiklet alan babasınız, kardeşine taksitle dönemin en güzel telefonunu alan abisiniz, yeğenine boyama seti alan teyzesiniz... Siz bazen mutlulukla beslenen bir ödül avcısısınız. Ancak cepleri mangırla doldurmak zor zanaattır. Bazen fazla mesaiye kalırsınız, bazen kafanızı kitapların başından kaldırmamanız gerekir, öyle ki kimi zaman gelir çalarsınız. Vaktinizden, çevrenizden, kişiliğinizden ödün verirsiniz. Ama amaç her zaman ödüldür.



Bir tarafta da kendilerini "talihsiz" olarak tanımlayan, azımsanamayacak kadar kalabalık bir grup vardır etrafta. Bu da sık görülen bir savunma mekanizmasıdır. Kimisi gerçekten talihsizdir. Lafımız onlara değil, çünkü; Afrika'da doğan bir çocuğun fazla seçeneği yoktur, mecburdur HIV+ annenin sütünü emmeye, o zorluklar onun kaderidir. Öteki talihsizlerin işleri hiç yolunda gitmez onlara göre. "Yine mi ben" lakırdısını kullanmayı çok severler. Kendilerini ödüllendirmeyi bilmez, olumlu şeyleri göremez, yeterli çabayı sarfetmeden beklerler bazı güzellikleri. Ödün vermeksizin gelmeyen ödüller karşısındaki en büyük savunma mekanizmaları "ben talihsizim" demektir. Öte yandan her durumda Allah'a sığınan, şükür edenler, hakkımzda hayırlısı buymuş demesini bilenler ise daha olumlu bir şekilde durumu aşabiliyorlar.


Savunma mekanizmaları çok geniş bir yelpazedir. Ödül-ceza gibi tekdüze değildir. Bir zihin belirli bir konuda birçok farklı yöntem kullanabilir. Mesela sigaradan nefret eden bir kişinin zararını bile bile başlaması. Önceden mantıklı bir şekilde savunduğu fikri hâla farklı kalıplarda da olsa savunabilmektedir. Bu mekanizmalar insanoğlunun dünyada dirençli bir şekilde hayatına devam edebilmesini sağlayan bir sığınak gibidir. Ödül-ödün-ceza kavramları ile iç içe adeta bir badana gibidir hayatımızda. Genç nesil tarafından en çok kullanılan cümlesi; "Zaten sevmemiştim ben", lisede çağında sınavına az çalışan ekip; "Sınavda çok zordu hıammınaa" gibi gibi cümlelere yöneliyorlar. Zira ben de üç saat sonra yazıdaki tepkisizliğe binayen "Site populasyonunun seviyesi ortada, ne bekliyordunki Swan" diyip birkaç kişiyle mutlu olmanın zevkini çıkaracağım ve yoluma devam edeceğim.


Şu savunma mekanizması denen meret boş tarafın görülmesini önleyip bardağın dolu tarafına odaklanmamızı sağlayan büyülü bir gözlük, eşsiz bir nimet. Tabi ki doğru ve yerinde kullanmak şartıyla.


Ödül merkezi, ödün çıkmazı ve savunma mekanizmaları üçgeninde denge kurmak insanlığın ve vicdani duyguların ilk altı ay anne sütü misali en önemli besinidir.


Dengeyi kaybetlmeyelim...



Ödül Merkezi, Ödün Çıkmazı Ve Savunma Mekanizmaları
Cevapla