Hepimizin hiç sebepsiz içinin daraldığı, ruhunun bedenine sığmadığı zamanlar olur... Ne yapsam da içimdeki sıkıntıyı atsam acaba diye düşünürken buluruz kendimizi.
Herkes sıkıntısını farklı şekillerde atar.

İyi ya da kötü bu duygudan kurtulmak isteriz. Şanslıysak bir arkadaş sohbetinde, bir şairin sözlerinde ya da bir şarkının ritminde kurtuluruz sıkıntılarımızdan; ama bazen ne yaparsak yapalım kurtulamayız. Saatler hatta günlerce sürebilir. Dikenli tellerle çevrili bir bedenden kurtulmaya çalışan bir kuş gibi çırpındıkça daha çok yara alır ruhumuz...
Neden böyle oluruz?

Uzunca bir süre görmek ya da bilmek istemediklerimizi hep sırtımızdaki heybemize attığımız zaman; heybemiz dolar, beden onu taşıyamaz olur ve ruhumuz yorulmaya başlar. Ruh yorulunca kaçıp gitmek ister ama bedene mahkumdur. O kaçmak için çırpındıkça beden onu bir bataklık gibi içine çeker. Çırpındıkça daha da batar...
Bir arkadaş sohbeti çoğu zaman iyi gelir.

Ruhunuza iyi gelen arkadaşlarınız olduğu sürece, sizi o bataklıktan çekip çıkaracaklardır. Konuştukça ruhunuz sakinleşecek, sakinleştikçe bataklıktan çıkmanız kolaylaşacaktır. Sanki görünmez bir el ruhunuzun kanatlarından tutar gibi sizi gökyüzüne çekecek ve kuşlarla kahkaha atıp, daldan dala konarken bulacaksınız kendinizi.
Çoğu zaman, kitaplar alır arkadaşlarımızın yerini.

Onların dili olmaz ama iyi yazılmış bir kitabin konuşamayacağı dil yoktur. Hiç haberiniz olmadan bedeninizden kaçmak isteyen o ruh, kitaba hapsolur... Kendinizi bulduğunuzu hissedersiniz... Yalnız değilim, ruhuma iyi gelen kitaplarım var, dersiniz.
Bazen de güzel bir melodi ile dans eder ruhumuz...

Ruhunuz deli fişek gibi bedeninizde bir o yana bir bu yana çarparken; bir müzik sesi ile bu savrulmalar ritmik hareketlere dönüşür. Notalarla buluşan ruhunuz kendini müziğin sihirli ellerine bırakır. Gözlerinizi kapatırsınız ve nereye gitmek isterseniz, notalar sizi oraya götürür.. Ruhunuzu özgür bırakır... Kâh gözlerinizden akan yağmurlarda sırıl sıklam olur; kâh dudaklarınızdaki tebessümde ısınır. Ne dikenli teller vardır, ne de kapkara bataklıklar. Tamamen özgürdür artık, hep istediği gibi...
Mutlu olmak istiyorsanız; ruhunuzu istemediği bir bedene hapsetmeyin. Onu özgür kılın. Bırakın
nereye gitmek istiyorsa gitsin...

Ruhunuza iyi gelen insanları, kitapları, müzikleri kaybetmemeniz dileğiyle...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar