Hiç şüphe yok ki, bir kadının gözünden "O Adam" olabilme kriterlerini sıralamak gibi bir misyon edinmedim. Buna çok da ihtiyacımız olmadığını biliyorum. Öyle ya! "Bir kadın ne ister" i, kendi çizdiğimiz kalıplarımız içine sokmakta oldukça hünerliyiz. Bir kadın gibi düşünebilmek konusunda aynı yetiye sahip değilken üstelik.
Acaba bunun nedeni onları çok hafife almak olabilir mi? Anlayabilmek konusunda oldukça güçlü sezgilere sahip olduğumuzu iddia ederken, algılayabilmenin imkansız olduğu fikrine çok alıştırmış olabilir miyiz kendimizi? Ya da ne bileyim, eski çağda(!) olduğu gibi "saçı uzun aklı kısa" tanımlamasının içinde kalabilmeleri adına elimizden ne geliyorsa yapmamıza karşın, kendimizi onların yerine koymayı düşünmek hiç gelmiyordur içimizden. Ya da işimize! Ha? Ne dersiniz?
Oysa unutmamak gerek;
Bir kadın değil, bir hayat seçersiniz. Seçtiğiniz kadın hayatınızdır çünkü.
Peki ya kendinize o hayatı zindan etmek konusunda ne kadar yeteneklisiniz? Ben söyleyeyim mi? Oldukça. Eğer bir erkek olarak siz;
Özgürlüğün sadece erkeklere adandığını düşünenlerdenseniz

Bir kadın için de hep özgür kalırsınız. O'nun olmadığı her yerde olmanız için ölene dek sizi özgür bırakacaktır emin olun. Kendisine hak gördüğünü kadına yasak kılan bir erkek, bir kadın için asla "O adam" değildir.
Paylaşmak yerine paylamayı sevenlerdenseniz

Kadınları ne anlayabilmekten ne de algılayabilmekten söz edemezsiniz. Çünkü bir kadın en çok paylaşmayı sever. Yanlış anlaşılmasın. Erkeğini değil, erkeği ile. Herkesi değil, her şeyi.
Abazanlıkta sınır tanımayanlardansanız

Ve o birkaç santimlik uzantınıza söz geçirme acziyetinde biriyseniz, korkarım ciğerci önündeki kediden farkınız kalmayacaktır.
Eline diline gözüne hakim olamayanlardansanız

Yani halk diliyle kıçınız başınız ayrı telden çalıyorsa, birlikte olduğunuz kadın dışında her yerdeyse gözleriniz, ağzınızdan çıkanla yaptığınız şey arasında dağlar kadar fark varsa, suçu biraz da kendinizde aramalısınız. Ne deniyordu böyle insanlara. Hani en çok da siz söylüyorsunuz. Hah! "Eli işte gözü oynaşta."
Güçlü olmayı güç göstermek sananlardansanız

Ki dünya bu konuda ayağa kalkmışken, siz hala fiziksel güç kullanmakla kendinizi erkek sanıyorsanız, erkeğin gücünü şiddet ile gösterebileceği inancındaysanız, bırakın o adam olabilmeyi, adam bile olamamışsınız demektir.
Özel günleri özensiz hale getirenlerdenseniz

Ve bir kadın için her günün bir özellik taşıdığını bilmiyorsanız hala, üstüne üstlük o özel olanlardan kendilerine göre önem sırası oluşmuş birkaçını unutuyorsanız, vah ki vah halinize.
Konuşmakla koklaşmak arasındaki farkı çözemeyenlerdenseniz

Kadınların her şeyi konuşarak çözebildiklerini düşünemeyecek kadar aklınız başınızdan, başka bir yerlere gitmiş demektir. Hani çok konuştuklarından yakınıyoruz ya hep birlikte. Bizimle konuşmaya ihtiyaç duyduklarını hep teğet geçerken üstelik. Düşünsenize. Siz dışarıda çok konuştuğunuz için onun yanında suskunsunuz. Onlar sizden başka kimseyle konuşamadıkları için dışarıda bu denli konuşkan. Erkekler sevgililerini çekiştirmezken neredeyse, kadınların sadece sevgililerini çekiştirmelerini siz neye bağlıyorsunuz?
Dinlemek önemli beyler. Dinlediğini anlamak, anladığını kanıtlamak önemli. Dinlerken yatakta neler yapacağınızı düşünmek değil. Böyle bir durumda, onu dinlemediğinizi "çaktırmıyorum" sanırsınız değil mi? Yanılıyorsunuz beyler. Kadınların değil altıncı hisle, kaç his ile bakabilecekleri bile çözülebilmiş değil henüz.
Sahip çıkmayı sahip olmak sananlardansanız

Kıyamet kopmuş demektir. Evet kadınlar da tıpkı erkekler gibi, her konuda arkalarında duracak, verdikleri kararları destekleyecek, yanlış olanları bile birlikte göğüsleyecek birini isterler hayatlarında. Kendilerinden başka kimsenin olamazlar. Siz de olamazsınız. "Benimsin" diye başlayan ya da biten bir cümlenin içinde ne kadar olmak istediğinizi düşünürseniz, beni daha iyi anlayacağınıza eminim. Unutmamak gerek. Sahiplenmek başka şey, sahip çıkmak başka.
Sadakati sadabada yollayanlardansanız

Bir kadının şah damarına dokunmuşsunuz demektir. Demiştik ya hani. "Kadının paylaşamayacağı tek şey erkeğidir. Ama erkeğiyle her şeyi paylaşabilir." Kaldı ki, çapkınlık erkeğin doğasında olsaydı, tabiat bu denli güzel olmazdı.
Derebeyliklerinden ödün veremeyenlerdenseniz

Bir kadın yerine bir hizmetçi peşindesiniz demektir ki, kadından hizmet beklenmez destek beklenir. Bu bilinçte biri olmadığınız sürece mutlu bir ilişki hayalinizin hemen arkasına "perest" eklemenizdir gerçekçi olan.
Erkekliği bacak arasıyla ölçenlerdenseniz

Bir karışlık erkeksiniz demektir. Kaç karış geliyor penisiniz? Ne o? Cidden ölçüyor musunuz yoksa? Adamlığınız kaç karış geliyor peki? Bana sormayın. Kadınlara sorun. Adamlığı belirleyen ben değilim yeminle. Kadınlar.
Kas yapayım derken göğüs çıkaranlardansanız

Ne gönüllere ne de gözlere çok da hitap etmiyorsunuz bilesiniz. Tamam. Sağlıklı kafa sağlıklı vücutta. Tamam. Biraz adonis, biraz pazu, göbeksiz bir karın, hafif kaslı bir bacak, geniş omuzlar hemen hemen her kadın için ve hatta her erkek için beğeni toplar. Kadınlara "abartmayın şu makyajı" diyorsunuz ya hani. Abartmayın beyler abartmayın. Bu kadar çok şişmeye gerek yok.
Gizemi kaldırmanın hesap vermek olmadığını bilmeyenlerdenseniz

Baştan kaybedenlerdensiniz demektir. Bir kadına güven veremediğiniz, kendini huzurlu hissetmesini sağlayamadığınız, gizli kapaklı şeylerden vazgeçmediğiniz sürece kazanamayacaksınız da. Gerçek şu ki, bir kadın asla hesap sormaz cevap arar, Çünkü bilir ki cevabını alamadığı çoğu şey, ihanet ile eşdeğerdir. Ve hiçbir kadın kanıtlanmış ihaneti affetmez. En fazla bağışlamış gibi görünür. İşte tam da bu yüzden kapalı kapıları sonuna kadar açmalı ve hep saydam olmalısınız ki, aklınızdan geçeni kolaylıkla okuyabildiği gibi, yüreğinizi de görebilsin.
Kılığına kılına, bakımına takımına özen göstermeyenlerdenseniz

Aynı zamanda kendinize saygınızı kaybetmişsiniz demektir. Çünkü bir erkek önce kendi bakımına özen göstermelidir. Bakımlı bir erkek, bir kadın için sevgili olmasa da özel bir erkektir her zaman.
Başta söylediğim gibi. Erkekliğin ya da adamlığın kitabını yazmak gibi bir misyon edinmedim. Bütün bu satırları bana yazdıran şey, uzun soluklu ilişkilerim ve beceremediğim evliliğim. İşte bu yüzden benim de "işte o adam" olduğum söylenemez pek. Olabilseydim o adam, belki de bu satıları bu denli uzatmaya gerek kalmazdı. "Kadınlar mı çok şey istiyor, yoksa kadınlara bizler mi bunları çok görüyoruz" u iyi düşünmek gerek sanırım.
Sevgiyle kalın.
Rüzgar
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar