Sosyal Medyanın En Büyük Getirisi: Aşağılık Kompleksi ve Ego

Merhabalar.


Sosyal Medyanın En Büyük Getirisi: Aşağılık Kompleksi ve Ego.


Bu bencemde sizlere toplumumuzda oluşan ve git gide yayılan, sosyal medyanın olumsuz bir getirisi olan aşağılık kompleksi üzerine bir tez sunacağım. Umarım beğenirsiniz. Bu benceye kendi yaşamımdan bir kaç olay üzerine başladım. Şimdi size onları anlatıp çıkarımlarımı yapacağım.


Sosyal Medyanın En Büyük Getirisi: Aşağılık Kompleksi ve Ego


Bir zamanlar hepimiz tuşlu telefonları kullanan, birbirimize tema atıp paylaşan küçük veletlerdik. Ha çok eski de değil 5-6 yıl önce...


Daha sonra 2010 yılında Türkiye'ye akıllı telefon modası geldi. Bu moda ile beraber kullandığımız sosyal ağlar da mobil hale geldi. Giderek gelişen sosyal ağlar sonunda herkes için bir gereklilikmiş halini aldı. Bu moda ile beraber, hesaplarımız arkadaşlarımızla haberleştiğimiz sosyal bir ağ olma özelliğini yitirerek toplumsal değerimizi ölçmeye çalışan ve bizi bireyden çok marka haline sokan bir yarış aracı halini aldı.


Sosyal Medyanın En Büyük Getirisi: Aşağılık Kompleksi ve Ego


"Ben sıkılmadım,Sen sıkılmışsın!"


Evet şimdi size başıma gelen bir olayı anlatayım, daha doğrusu iki olayı. İlk olayı az zaman önce yaşadım. Hepimiz gittiğimiz yerleri bildirim attığımız şu uygulamayı biliriz.

Sosyal Medyanın En Büyük Getirisi: Aşağılık Kompleksi ve Ego


Önceden facebook haricinde hiç bir sosyal hesabı olmayan bir arkadaşım , masum ılıman bir çocuk vardı. Daha sonra bu arkadaşım tıp kazandı. Okumak için İstanbula gitti. Zaman içinde Swarm ve benzeri uygulamaları da açtı. Daha sonra tatile çıkıp şehire döndü. Şehirde benden başka çok arkadaşı yoktu. Vaktimin çoğunu onunla geçirdim. Ben yaptığım Check-İn' den sonra ona yazdım. Ama nedenini anlamadığım şekilde siniri üzerinde idi. Benimle tartıştı.Bende bunun üstüne "senin canın sıkılmış gel istersen yanıma" dedim. Ama o hemen misilleme yaparak "hayır senin canın sıkılmış" diye sinirlendi. Halbuki bunda sinirlenecek bir hâl yoktu. Ancak bunu hakaret gibi algılamış aşırı tepki vermişti. Bu da açıkça göstermekteydi ki artık insanlar sosyal açıdan var olmayı insani ilişkilerden çok gezmeye, bir yerlerde birileri ile olmaya bağlıyorlar. Eskiden insanlar bunun için sanat yaparlar ve birbirlerine değer verirlerdi. Ancak günümüz için bu durum kendini ufak sosyal medya durumlarına bıraktı. Biz kendimize yöneldik, ama sanatla değil "Ego" ile.


Sosyal Medyanın En Büyük Getirisi: Aşağılık Kompleksi ve Ego
Biz elimizdeki sosyal medya hesaplarını doğru olanı irdelemek için değil, sevdiklerimizi yüceltmek sevmediklerimizi alçaltmak için kullandık. Bu yüzden son beş yılda insanların beğeni standartları çok üst bir seviyeye ulaştı. Yapılan her beğeni onlara Ego olarak döndü. Bizler kas ve göğüs görmekten ve bize sürekli lanse edilen tatlı kaslı o çocukları, yeşil gözlü iyi göğüslü o kadınları görmekten doğal olanın dış görünüşe göre insanları seçtiğine inandık. Ve en sonunda bunun doğal olduğuna karsr verdik. Eskiden insanlar hep "iç güzellik" derdi. Şimdi bunu söyleyene demode gözüyle bakıyor, doğal olanın dış güzellik olduğunu kanıtlamaya çalışıyorlar. Hayır!


Sosyal Medyanın En Büyük Getirisi: Aşağılık Kompleksi ve Ego


Bilinmelidir ki doğal olan her şey doğru değildir. Biz doğal olan bu olsa bile iyi olanı lanse etmek ile mükellef olmalıyız. İkinci ve son örneğim ise sadece egomuzu kanıtlamaya yönelik. Bir arkadaşım beni aradı. Ve ağlıyordu. Bana dedi ki " Tartıştığım birinden özür dilemek zorunda kaldım, gururum kırıldı." Tabiki o an da onu yatıştırdım. Ancak bu durum egomuzun göstergesiydi zira o, özrü zayıflık olarak görmüştü.


Sigmund Freud


Sosyal Medyanın En Büyük Getirisi: Aşağılık Kompleksi ve Ego


Evet bu benceyi Charles Chaplin'in büyük dikatör filminden alıntıladığım bir söz ile bitirmek istiyorum.


"Çok düşünüyoruz, ama az hissediyoruz."


Sosyal Medyanın En Büyük Getirisi: Aşağılık Kompleksi ve Ego


Sevgilerimle...

Sosyal Medyanın En Büyük Getirisi: Aşağılık Kompleksi ve Ego
Cevapla