Haberleşme Teknolojilerinin Geçtiği Aşamalar

Sesle haberleşme

İlk avcı-toplayıcı toplumlardan itibaren insanlar hep sesle haberleşme sağlamıştır.
İlk avcı-toplayıcı toplumlardan itibaren insanlar hep sesle haberleşme sağlamıştır.

Canlılar doğada ilk olarak birbirleriyle sesli olarak haberleşmişlerdir. Yani dünyada canlıların varlığıyla beraber iletişim de var olmuştur. Sadece insanlar değil, insanlardan çok önce hayvanların da sesli iletişimi vardır. Örneğin Yunuslar, köpek balıkları gibi deniz canlıları ve yarasalar ultrasonik titreşimler yayıp geri dönen yansımaları algılayarak haberleşirken karalarda yaşayan canlılar sesle haberleşmektedir. İnsanlarda normal konuşma sesine ilave olarak gözle görülebilen mesafelerde ıslık gibi yüksek genlikli seslerle de haberleşme sağlanabildiği görülmüştür.

İnsan sesinin duyulamayacağı mesafelerle haberleşme

Hayvan derisi kullanmayı öğrenmeden önce ağaçların içini boşaltarak yapılan ilk haberleşme araçları
Hayvan derisi kullanmayı öğrenmeden önce ağaçların içini boşaltarak yapılan ilk haberleşme araçları

İnsan sesinin ulaşamayacağı mesafelerde insanlar ağaç dalları veya kamışlar gibi bir takım doğada bulunan materyalleri de ufak dokunuşlarla düdük gibi birer ses kaynağına dönüştürüp basit manada haberleşmek için kullanmışlardır. Yine insan sesinin ulaşamayacağı mesafelerle haberleşmek için tamtam gibi duman gibi materyalleri iletişim aracı olarak kullanılmıştır.

Vuvuzela hayvanların boynuzlarından elde edilen haberleşme araçlarından biriydi
Vuvuzela hayvanların boynuzlarından elde edilen haberleşme araçlarından biriydi

Burada davul, tamtam ve hayvan boynuzlarından yapılan boru gibi araçlar da kullanılmış olmakla beraber bu sadece ikaz amaçlı belli birkaç mesajın kodlanmasından ibaret bir sistemdi. Mesafeler daha da uzayınca ulaklar (elçiler) ile sözlü mesajlar iletilmeye başlanmıştır.

Dumanla haberleşme kuzey amerika yerlilerinin haberleşme araçlarından biriydi
Dumanla haberleşme kuzey amerika yerlilerinin haberleşme araçlarından biriydi

Yazı ile haberleşme

Hititler kil tabletler üzerine yazı yazıyorlardı
Hititler kil tabletler üzerine yazı yazıyorlardı

Yazının icadıyla beraber haberleşme yeni bir aşamaya girmiştir. Mırırlıların Hiyeroglifleri, Hititlerin çivi yazıları, İnkaların Khipuları (Quipu diye de bilinir) dünyada bilinen en eski yazılardır. Yazının icadıyla beraber önce küçük mesajlar deri gibi, papirüs gibi, kağıt veya kil tablet gibi şeylere yazılarak yine ulaklar vasıtasıyla bir yerden bir yere iletilmeye başlandı.

Haberleşme Teknolojilerinin Geçtiği Aşamalar

Diğer yandan güvercin ve şahin gibi bazı kuşlar da özel olarak eğitilerek belli mesafelere kadar mesaj iletmede kullanılmış olsa da uzun mesafelerde işe yaramadığı da bir gerçekti. Ayrıca kuşlarla iletilen mesajlar çok kısa 1-2 cümlelik mesajlardı. Zamanla coğrafyaların büyümesi bir kişiyle yapılan bu iletişim sisteminin yetersizliğini ortaya koydu.

Çin medeniyeti kemikler ve tahtalar üzerine yazı yazıyordu.
Çin medeniyeti kemikler ve tahtalar üzerine yazı yazıyordu.

Batıda Büyük Roma İmparatorluğu, Doğuda Çin, Hint ve Hun imparatorlukları yazılı mesajları belli aktarma noktalarında elden ele aktaran atlı iletişim şebekelerini kurmuşlardı. Sanayi devrimiyle beraber iletişimin daha da hızlı sağlanması gerekliliği ortaya çıktı. Burada da atlı arabalarla ve buharlı trenlerle belli aktarma istasyonları kullanılarak yazılı mesajların yani mektupların taşınması sağlandı. Burada bir konuyu açmak gerekir. İnkaların Khipu yazı sistemi bir kağıt veya kil tablet üzerine yazılan yazılardan tamamen farklı bir yapıya sahipti. Bir ip üzerine sıra sıra dizilen iplere belli sıralama ve kodlamalar dahilinde atılan düğümlerle gerçekleştiriliyordu.

Khipu yazılarını avrupalılar uzun süre süs eşyası sanmışlardı
Khipu yazılarını avrupalılar uzun süre süs eşyası sanmışlardı

Ancak İspanyol kolonizasyon askerleri İnka medeniyetini öyle yağmalamış ve öyle bir katliam yapmıştır ki bugün dünyada birçok bilim adamı Khipu yazısını çözümlemeye çalışsa da henüz ciddi bir aşama kaydedilememiştir.

Elektrikle haberleşme

Samuel Morse tarafından geliştirilen telgraf cihazı dünyada ilk elektrikle çalışan haberleşme aracıydı.
Samuel Morse tarafından geliştirilen telgraf cihazı dünyada ilk elektrikle çalışan haberleşme aracıydı.

1830 yılında Amerikalı Joseph Henry elektrik akımını uzak mesafelere taşıyıp elektro mıknatıs yardımıyla bir zili çaldırmıştır. 1835 yılında “Samuel Morse” bu fikirden yola çıkarak bir haberleşme sistemi geliştirmiş ve dünyaya tanıtmıştır. İlk elektromıknatıslı bu haberleşme aracının adına telgraf (Telegraph) adını vermişti. Adına Mors alfabesi denilen nokta ve çizgilerden oluşan bir alfabe ile ilk elektriksel tabanlı haberleşme sistemi hayata geçmiş oldu. Kısa bir sürede sadece ABD sınırları içinde 4.000 km'den fazla telgraf hattı çekildi ve iletişim çok büyük bir hız kazandı. Önceleri sadece bu kodları dinleyip hızla dinlediğini yazıya döken teknisyenler varken Samuel Morse birkaç yıl sonra nokta ve çizgileri kağıda döken sistemler de geliştirildi. Böylelikle telgraf ilk defa elektrikle taşınan bir mesajı kodlarla da olsa yazıya döken haberleşme aracını geliştirmiş oldu.

Elektrik enerjisiyle haberleşme

Alexander Graham Bell ilk ticari telefon tanıtımını yaparken
Alexander Graham Bell ilk ticari telefon tanıtımını yaparken

1870 yılında Alexander Graham Bell telfgrafı geliştirmek üzere bir teknik çalışma başlattı. Bu çalışmada telgrafla seslerin de taşınmasını hedefliyordu. Hatta çalışmanın adı Harmonik Telgraftı. Aslında 1871 yılında telgrafı geliştirmeye çalışırken ilk telefonu icat eden kişi İtalyan mucit Antonio Meucci idi ama patent başvurularındaki usul sırasını doğru izlemediği için ondan 5 yıl sonra yapılan çalışmayla Alexander Graham Bell ilk patenti aldı.

Graham Bellin telefon cihazının bir replikası
Graham Bell'in telefon cihazının bir replikası

Türkiye telefonun mucidini Bell olarak bilse de Avrupa ve Amerika'da Meucci'nin adı en az Bell kadar bilinmektedir. 1871 veya 1876 fark etmiyor. Adına telefon dediğimiz ilk kablolar üzerinden ses transferini yapan cihazı icat edildi ve hayatımıza girdi. Bell buluşunun dünyada ne kadar yaygınlaşacağını düşünmüştü ama bu kadar değil.

1. dünya savaşında Türk ve Alman subayları telefon başında
1. dünya savaşında Türk ve Alman subayları telefon başında

Bir gün bu cihazdan dünyanın her şehrinde olacak demişti. Ve iletişim teknolojisi bundan sonra çok daha büyük bir ivme kazandı. Özellikle 1. dünya savaşında telefon son derece aktif şekilde kullanıldı, savaşın seyrinde çok büyük etkisi ve katkısı olduğu bir gerçektir. Tabi o zamanın şartlarında yüzlerce km kablonun askerlerin canı pahasına cephe hatlarından komuta merkezlerine kadar çekilmesi büyük bir sıkıntı oluşturuyordu ama her nimetin bir külfeti vardı.

1. dünya savaşında bir alman askeri telefon santrali başında
1. dünya savaşında bir alman askeri telefon santrali başında

Radyo ve telsizlerle kablosuz haberleşme

Gugliemo Marconinin ilk açık havada telsizle haberleşme denemelerinden birisi
Gugliemo Marconi'nin ilk açık havada telsizle haberleşme denemelerinden birisi

Radyo dediğimiz haberleşme aracı 1896 yılında Guglielmo Marconi tarafından icat edilip dünyaya tanıtılmıştı. Önceleri radyo olarak kullanılan sistem tek taraflı iletişim sağlıyordu. Yüksek frekanslı elektromanyetik dalgalar atmosfere yayılıyor, bir anten ve elektronik devreler vasıtasıyla da alınıp sese dönüştürülüp bir hoparlör vasıtasıyla da sese dönüştürülüyordu. Kitlelerin etkilenmesinde önemli bir buluştu bu.

2. dünya savaşında telsiz cihazları bir askeri personelin sırtında taşınabiliyordu.
2. dünya savaşında telsiz cihazları bir askeri personelin sırtında taşınabiliyordu.

Özellikle 2. dünya savaşında gerek Almanlar, gerekse İngilizler ve Amerikalılar radyoyu büyük bir propaganda aracı olarak topluma moral aşılama ve toplumsal birlik ruhunu ayakta tutmak amacıyla kullandılar. Ancak telsizin yaygınlaşması elektroniğin gelişmesiyle beraber 20. yüzyılda gerçekleşmiştir. Zira aynı yapı üzerinde hem alıcı hem verici devrelerinin yerleştirilmesi ancak elektroniğin gelişmesiyle mümkün olmuştur ki telsiz dediğimiz haberleşme araçları aslında hem alıcı hem verici olarak çalışan radyo cihazlarıydı.

Hücresel telefonlarla haberleşme

Mobil telefonların ilk ticari örneklerinden biri
Mobil telefonların ilk ticari örneklerinden biri

Mobil telefon da diyebileceğimiz ilk telefonlar 1973 yılında Amerikan Motorola firması tarafından geliştirilmişti. O zamanın elektronik teknolojisi ile yan yana getirilmiş iki tane bond çantanın kalınlığında ve 15 kg civarında ağırlığa sahip olan ilk mobil telefonlarda asıl sorun çanta içindeki kocaman akünün ağırlığıydı.

1990larda kullanılan araç telefonlarından biri ekipmanlarıyla birlikte set halinde
1990'larda kullanılan araç telefonlarından biri ekipmanlarıyla birlikte set halinde

Ancak mobil telefonun ticari bir ürün haline getirilmesi ve piyasaya sürülebilmesi için 1983 yılına kadar beklemek gerekmişti. 1980'li ve 90'lı yıllar boyunca gelişen teknoloji hem elektronik devrelerin boyutlarını ve enerji tüketimlerini düşürürken hem de batarya teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde daha küçük boyutlara sığdırılan hücresel telefonlar yapıldı ve otomobillere monte edilerek önce çok zengin insanlar, devlet başkanları ve bakanlar gibi kişilerin hizmetine sunuldu.

İlk Motorola kişisel cep telefonlarından birkaç örnek
İlk Motorola kişisel cep telefonlarından birkaç örnek

Yine zaman içinde teknolojinin ilerlemesiyle kişisel mobil telefonlar geliştirildi. Bu telefondar 2-3 kg ağırlıktayken günümüzde artık 100-200 gram ağırlıklara kadar düşmüş ve artık gerçekten cepte taşınabilir hale geldi. Bugün geliştirilen ve adına akıllı saat dediğimiz uygulamalarla muhtemelen önümüzdeki birkaç yıl içinde telefonlar saat gibi kolumuzda taşıyacağımız boyutlara da inecektir.

Gerçek manada cepte taşınan ilk telefonlardan biri
Gerçek manada cepte taşınan ilk telefonlardan biri
Akıllı telefon ve akıllı saat haberleşme teknolojilerinde son nokta
Akıllı telefon ve akıllı saat haberleşme teknolojilerinde son nokta
Haberleşme Teknolojilerinin Geçtiği Aşamalar
Cevapla