Merhaba Savaş Tarihi meraklıları...
Yeni benceme hoşgeldiniz. Önceki bencemde Akıl Almaz Savaş Makinelerinden bahsetmiştim. Bu sefer bunun bir adım daha ötesini ele alacağım, Çılgın Projeler.
Evet, gerçekten de insan aklının çok ötesinde bir gelişme bu. Çok büyük bir teknoloji. Hele ki döneminin, çağdaşlarının çok ötesinde. İlk roketler, füzeler, avcı jetler, güdümlü bombalar, en hızlı olanlar vs.
Çok uzatmadan benceme geçmek istiyorum.
Keyifli okumalar...
1-V1 Uçan Bomba

Kendisi dünyadaki ilk seyir füzesi ve aynı zamanda pilotsuz, pulsejet motorlu bir uçaktır.
Uçan Bomba (Flying Bomb) olarak da bilinir. Günümüz İHA larına ve Kamikaze Ohka' lara benzemektedir. Bu da Alman teknolojisinin ne kadar ileri düzeyde olduğunu göstermektedir. Karakteristik sersemletme sesi Buzz Bomb veya Doodlebug gibi tabirlerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
Naziler ürettikleri en büyük toplarla bile uzun mesafelere bomba fırlatamadıkları için (daha önce Gustav Topunu anlatmıştım, gücünü biliyorsunuz) insansız uçak benzeri bir teknoloji geliştirdiler.
V-1, Londra'nın terör bombası için tasarlanan "İntikam Silahları" serisinin ilkidir.
Vergeltungswaffezwei, İntikam Silahı anlamına gelmektedir.
Vergelten, karşılık vermek, mukabele etmek; waffe ise silah anlamına gelir.
Uzunluğu yaklaşık 8m, kanat açıklığı 5,3m, ağırlığı 2150 kg idi. 850 kg'lık savaş başlığı taşıyordu. 250 km menzile sahipti. 600–900 m irtifada uçabiliyor ve satte 650 km hız yapıyordu. 625 litre kadar yakıt alıyor ve 75 oktan benzin ile çalışıyordu.
Güdüm sistemleri; manyetik pusulalar ve jiroskopdu. Uçulan mesafe burundaki pervanenin dönüş sayısı sayılarak hesaplanıyordu. Hedefe ulaşıldığında motoru kapatılıyor, motor gücünden yoksun kalınca da düşüyordu. Bu füze, kısa kanadı olan ve arkadan itiş gücüne sahip olan basit bir füzeydi.
Yaklaşık 30.000 adet üretilmiş, 13 Haziran 1944-29 Mart 1945 arasında düşmana karşı kullanılmıştır.
İlk saldırı 13 Haziran 1944' te Londra' ya yapılmış ve toplamda 10.000 civarında atılan füzelerden 2,419'u Londra'ya ulaşmış, 6,184 kişi öldürmüş ve 17,981 kişi yaralamıştır.
Yapısı sebebi ile V2 gibi yerden dik fırlatılamazdı yatay egimli rampalardan veya Alman avcı ve bombardıman uçaklarından ateşlenirdi.
Adolf Hitler, 1937' den beri füze üretmek için, Wernher von Braun yönetiminde gizli çalışmalar yapıyordu. Naziler, o günlerin en ölümcül silahı olan 250 km menzile sahip ilk füzenin denemesini 1942' de yaptılar. Naziler, savaşı bu füzeler sayesinde kazanacaklarına inanıyorlardı. Çünkü tahrip gücü çok yüksekti. Ama diğer yandan hedefe isabet etme oranları çok düşüktü.
Lusser ve Gosslau tarafından Kirschkern kod adı altında, çoğunlukla kaynaklı sac çelikten ve kontraplak kanatlardan oluşan bir gövde ile dizayn edildi. Pulsejet'in önündeki üç hava püskürtücüsü aynı zamanda motoru çalıştırmak için kullanılan harici bir yüksek basınçlı hava kaynağına bağlandı. Asitilen gazı tipik olarak motorun çalıştırılması için kullanıldı ve yakıtın ateşlemeden önce dağılmasını önlemek için egzoz borusunun ucuna sıklıkla bir tahta veya benzeri bir panel takıldı.
1940 ile 1943 yılları arasında geliştirilen V-1 füzesi(o dönemin hiçbir ülkesi bu teknolojiyi hayal bile edemiyordu)
daha önceden istihbarat raporları olmasına rağmen, İngiltere tarafından hava fotoğrafları ile ilk defa 1943 yılında keşfedilmiştir.
Atılan füzelerden sadece dörtte biri hedefe ulaşabilmiştir. Bu da silahin etkinliğini düşürmüştür. Nispeten düşük sürati sebebiyle atılan füzelerin çoğu İngiliz pilotlarca düşürülmüştür. Ama Londra Operasyonlarında Hitler'in istediği korku ve çaresizlik hissini yaratmıştır. Yine İngiliz uçakları, V-1 füzesine çarparak ataletsel seyrüsefer sistemini bozmayı ve düşmesini sağlıyordu. Ayrıca balon barajı oluşturulmuştur. Bu sayede füzeler hedef noktasına ulaşıp zarara sebebiyet vermeden yavaşlatılmış ya da durdurulmuştur.
ABD, patlamamış V-1 füzelerini inceleyerek kendi seyir füze çalışmalarına hız katmıştır. Bu füzede kullanılmaya başlanan uzun menzilli yakıt ve dayanıklı motor teknolojisi on yıllar sonra uzaya fırlatılan çok sayıda aracın geliştirilmesinde fikir kaynağı olmuştur.
2-V2 Roketi

İlk balistik füze, ilk uzun menzilli füze ve uzaya gönderilen ilk insan yapısıdır. Aggregat roket aliesinin en çok bilinen üyelerinden birisidir. Resmî adı, Aggregat 4, kısaca A4 olarak bilinir.
"Vergeltungswaffe 2" kelimesinin kısaltmasıdır. İntikam Silâhı anlamına gelir.
Tüm modern füzelerin atası ve Ay'a gönderilen Saturn V roketinin doğrudan öncüsüdür. Tasarımcısı Profesör Wernher von Braun'dur.
Ağırlığı 12.500 kg, boyu 14 m , namlu çapı 1.65 m dir. Azami hızı ise 5706km/saattir.
Tamamen manuel hesaplar ve açılandırma ile, yere dik rampalardan atılırdı. Kalkıştan sonra 1 dakika boyunca roket karadan radyo kontrolü, ki bu radyo kontrolü o dönem için bir devrim niteliğinde idi, ile belli miktarda yönlendirilirdi. Ardından roket balistik bir serbest düşüş yörüngesinde devam ederdi. Günümüz balistik roketlerinin atası olarak bilinmesi aslen en çok bu özelliğindendir. Bir bakıma güdümlü füzenin prototıpidir. Üzeri genelde dama tahtası gibi kırmızı beyaz boyanırdı. Nerede ise tamamen kör bir silahtır.
En büyük özelliklerinden birisi de temel yapısı ve zamanının ilerisinde devrim niteliğindeki sıvı yakıtlı roket motorudur. Katı yakıtlı roketlerin kontrolünü sağlamak çok zor idi. Ancak, sıvı yakıt roketlerinin kullanılmaya başlaması ile bu dezavantaj ortadan kalkmıştır. Aynı zamanda da çok daha güçlü bir itki sağlayarak ulaşılabilecek hızı oldukça yükseltmiştir.
Silah orta Almanya' da Nordhausen kasabasında, bir madenden genişletilmiş yeraltı tesisinde üretilmiştir. Gestapo bu tesisin inşası ve V2 üretimi için binlerce savaş esirini akıl almaz şartlarda çalıştırmış ve binlerce insan burada yaşamını yitirmiştir.
Bir katı yakıtlı roket, uzay mekiklerinin her iki yanında görebileceğiniz beyaz roketler, ateşlendikten sonra durdurulamaz ve gücü denetlenemezken, sıvı yakıtlı roketler açılıp kapatılabiliyor, gücü azaltılıp çoğaltılabiliyirdu. Bu sebeple, kontrol açısından o güne kadar görülmemiş bir avantaj sağlıyordu. Elbette bu roketle beraber balistik füzeler de geliştirilmiş, Newton’un serbest atış denklemleri ilk kez binlerce kilometre ile ifade edilebilen hedeflerin vurulmasına imkan sağlamıştı.
Ayda yaklaşık 600 adet üretilebilmiştir. Seri üretilem ile birlikte yaklaşık sekiz ay boyunca müttefik hedeflere ölüm kustular.
İlki 8 Eylül 1944'te Paris'e atılan V-2 füzeleri, son kullanıldığı 17 Mart 1945 tarihine kadar 3172 adet fırlatılmıştır. Bunların 1664'ü Belçika, 1402'si Birleşik Krallık, 76'sı Fransa, 19'u Hollanda, 11'i ise Almanya topraklarına düşmüştür.
Almanya dışına düşen roketler toplamda 10.000 kişinin ölümüne sebep olsa da daha fazla can kaybı roketin üretim sürecinde yaşanmış ve 12.000’ in üzerinde Alman ve Polonyalı işçi hayatını kaybetmiştir.
O dönem, silahı fiilen kullanan Nazi Almanyası dışında kimse silahın hayalini bile kuramıyordu. Keşif fotoğraflarını gördüklerinde bu roketlerin fonksiyonel olmadıklarını, maket olduklarını düşünüyorlardı.
İlk başarılı deneme uçuşu 3 Ekim 1942'de 84.5 kilometre yükseldi. Walter Dornberger, 3 Ekim 1942 Peenemünde'de yaptığı konuşmada şunları söyledi:
"1942 Ekim'inin bu üçüncü günü, ulaşımda, uzay yolculuğunda yeni bir çağın ilkiydi."
Savaşın seyrini değiştirebilecek, “durdurulması imkansız” bir silâhtı. Ancak buna rağmen, hem yeterli güdüm hassasiyetine sahip olamaması, hem de çok geç geliştirilmesi nedeniyle Alman yenilgisinin önüne geçememiştir.
Bununla beraber, savaş sonunda ABD ve SSCB tarafından V-2 mühendisleri kapışılmıştır. Uzay yolculuklarının gerçekleştirecek roketlerin yapımı için her iki ülkeye de inanılmaz katkı sağlamışlardır. Bu füze, hem Rus hem de ABD uzay roketlerinin temelini teşkil eden, döneminin çok ilerisinde bir sıvı yakıt roketine sahipti.
"Amerikalılar savaştan 10 yıl kadar sonra bile V2' nin temel alındığı yeni roketler ile uğraşıyordu. Wernher von Braun ise aslında en başından beri hayali olan şeyin, uzay yolculuğunun peşine Amerika hesabına düştü. İlk başarılı fırlatmayı sağlayan Atlas roketini dizayn etti."
V2, ileriki uzay ve balistik roket programlarına yapılmış bir yatırım olarak havacılık tarihinde yerini aldı.
3-Messerschmitt Me 262

İkinci Dünya Savaşının sonlarına doğru, üretilmiş ve aktif olarak savaşta görev almış ilk jet motorlu avcı uçağıdır. Sadece as pilotlar tarafından kullanılmıştır.
Schwalbe, Almanca Kırlangıç anlamına gelmektedir. Savaşın son zamanlarında Almanlar' ın umut bağladığı üstün silahlardan biridir.
Çift motora sahiptir. Avcı modeli tek kişilik olup 30 mm topa sahip ağır avcı uçağıdır. Sonraları havadan havaya füzeler eklenmiştir. Eğitim ve bombardıman modeli çift kişiliktir. 1430 adet üretilmiştir.
Tasarımcısı Willy Messerschmitt' tir. Me 262'de de ilk başta 18,5 derece açılı kanatlar kullanılmıştır.
Uçaklarda yüksek hızlarda oluşan mukavemet ve direnç sorunları için uçak gövdesine açılı şekilde monte edilmiş kanatlar üzerinde çalışmaları 1935 yılına dayanmaktadır.
Bu uçağın çalışmaları 1935 yılında başlamıştır. Ama 1939'da ilk tasarımlarına başlamışsada Havacılık ve Savaş Bakanlığı (RLM-Reichsluftfahrtministerium)'
nda taktik ve doktrin üreten subayların savaşı kazanmak için dönemin geleneksel piston motorlu ve pervaneli uçakları yeterli görmesi bu projeye savaşın ilk yıllarında kaynak ayrılmasını engellemiştir.
Bir düşünün, daha o yıllarda jet motorlu uçağın yapıldığını. Ne teknoloji ama...
Uçağın iskeletini test etme amaçlı ilk test uçusları 1941' de başlamış, sadece jet motorlarının kullanıldığı ilk uçuşu ise Temmuz 1942' de yapmıştır. Fakat jet motor üretiminin zorluğundan dolayı seri üretim 1944 yılına kadar başlayamamıştır.
Motorların zamanında üretilememesinin en büyük nedeni ısıya dayanıklı metallerin ve hammaddenin Almanya'daki bulunma zorluğudur. Bu motorlar tamamlandığında ise beklenen ömrü 50 saat, servis ömrü ise yaklaşık 12 saat olmaktaydı. Geleneksel bir motor olan DB601 ile karşılaştırıldığında bu sürenin onda biri kadar olduğu görülür. Isıya dayanıklı metal tabirinde söz konusu olan krom sadece Türkiye'de bulunuyordu ve bu hammaddenin tamamı o sırada İngilizler tarafından Türklerden satın alınmıştı.
500’den fazlası daha yerde iken Almanyanın bombalanması sonucu tahrip edilmiştir. Ki, o dönemde Alman topraklarına günde 10.000 ton bomba atılmıştır. Kalanlar da yakıt ve parça yokluğu nedeniyle uçamamıştır.
İkinci Dünya Savaşı yıllarında henüz geliştirilmemiş olan artyakıcıların eksikliği dolayısıyla da Me 262'nin ivmelenmesi, piston motorlu uçaklara göre yavaş kalmıştır. Buna rağmen çok iyi performans göstermişlerdir.
18 Mart 1944’de müttefiklerin hava saldırısına 1221 bombardıman ve 632 eskort uçağı katılmış ancak Almanlar bu uçaklara karşılık 37 Me 262 gönderebilmiştir. Bu saldırıda 12 bombardıman ve 1 av uçağı düşürmüşler, kendileri de 3 kayıp vermiştir. Bir sonraki olayda da yine kendilerinden 4 kayıba karşılık 16 müttefik uçağını düşürmüşlerdir. Bu 1’e karşı 4 gibi çok iyi bir orandır ancak düşürdükleri uçak miktarı %1’i bile oluşturamamıştır. Çünkü seri üretim ve eğitime çok geç gimiştir.
İlk Me 262 birliği test ve eğitim amacıyla 1944 nisanında kurulmuştur. Ünlü Alman pilot Walter Nowotny Temmuz' da birliğin komutanı olarak atanmıştır. Birliğin ismi de Kommando Nowotny olarak değiştirilmiştir. Bu birlik tarihin ilk jet uçak filosu olarak kabul edilir.
Çekoslavakya’nın Alman işgali esnasında bu ülkede üretilen ekipman ve parçaların kullanılmasından yararlanan Çekoslovaklar, savaş sonrasında Me 262’leri S.62 rumuzu ile Avia fabrikasında bir süre üretmeye devam ettiler.
4-Messerschmitt Me 163 Komet

Tarihin tek roket motorlu savaş uçağıdır. Savaşın en hızlı ve en radikal uçağıdır. Bu uçak Delta kanat modelinin ilk öncüsüdür.
Komet ya da Comet, Almanca Kuyrukluyıldız anlamına gelmektedir. Tek kişilik, avcı-önleyici uçağıdır. Basınçlandırılmış kabinde oturan pilot kanat diplerinde bulunan iki 30mm MK 208 topu kullanabiliyordu. Daha sonraları bu uçaklara her biri bir B-17’yi düşürebilecek kapasitede 24 adet R4/M roket takılmıştır. Toplamda 370 adet üretilmiştir.
Test aşamasında dönemi için çok yüksek sayılabilecek 565 km/sa hıza ulaşmış; daha sonra ise yeni dünya hız rekorunu Heini Dittmar kumandasında 1.004,5 km/sa hızla uçarak kırmıştır.
Devrimsel tasarımı ve rakipsiz performansına rağmen, kullanımının tehlikeli oluşu sebebiyle sadece birkaç Müttefik savaş uçağı düşürebilmiştir.
Me-163’ün beklenmeyen bir performansı vardı. Kalkıştan 2.5 dakika sonra 9000 metrenin üzerine çıkabiliyordu. Bu irtifada ya düşman bombardıman uçağını avlıyor veya planör gibi süzülerek bir süre düşman filolarının gelmesini bekliyordu. Bu hızı sebebi ile yakalanması çok zor bir uçaktı. Ancak havada patlamalar veya inişteki çarpmalar neticesi ağır kayıplara uğradı.
Yakıtın içerdiği hidrazin hidrat aynı zamanda V-1 füzesinin de yakıtıydı. Bu sebeple çok etkili ve tehlikeliydi. Ayrıca motor bu yakıta göre zayıftı. Kullanılan aşırı yanıcı ve patlayıcı yakıt uçağın iniş anında kızaklar üzerinde sürüklenmesinden meydana gelen titreme ile karışıp patlıyordu. Roket yakıtı olması sebebiyle de bulunması çok zordu.
Gizlilik çok önemli olduğu için; 163 numarası, iki kişilik hafif uçak Messerschmitt Bf 163'ün devamı zannedilmesi için seçilmiş, bu sayede Müttefik haber alma servislerinin aldıkları duyumlarda hatalı olduklarını düşünmeleri amaçlanmıştır.
1937 yılında Alexander Lippish tarafından başlatılan “Project X” ile roket deney uçağı olan DFS 194 modeli planör olarak üretilmiş, bu uçak da Me-163’ün öncüsü olmuştur.
İlk deney uçuşları 1941’de yapılmış ancak geliştirilmiş olan Me-163B’nin deneme uçuşları, yakıt ve motor problemleri nedeniyle 1943 Ağustos’una bırakılmıştır. Ağustos 1943’de “Komet” 16,65 kN itiş gücüne sahip Walter HWK 109-509 roket motoru ile donatılmıştı. Me-163B küçük, kuyruksuz, bir troleyin üstünden kalkış yapabilen, iniş ise yaylı kızaklar üzerinde gerçekleştiren bir uçaktı.
Üretilen Me-163B’ler hizmete girmeye ancak 1944’ de başladı. Luftwaffe bu uçaklar küçük üniteler kurmayı ve bunları müttefik bombardıman uçaklarını avlamak üzere değişik yerlere dağıtmayı planlıyordu ancak savaş sonuna kadar yalnız sadece 279 Me-163B teslim edilebilmiştir. Komet’lerle uçan tek grup JG400’dü. Bu grup 9 düşman uçağı düşürmüş ancak 14 uçağını da kazalar sonucu kaybetmiştir.
Komet' in hız rekoru, ABD ve Büyük Britanya yeni nesil jet savaş uçaklarının ortaya çıktığı zamana kadar kırılamamıştır. Bu rekor ancak 20 Ağustos 1947' dee kırılabilmiştir.
5-Horten Ho 229

İkinci Dünya Savaşının sonlarına doğru ortaya çıkmış ve görünmezlik teknolojisini ilk kullanan uçaktır. Aynı zamanda jet motoru ile çalışan ilk uçan kanattır. Ancak aktif olarak savaşta kullanılmamıştır. Me 163 gibi Delta kanat yapısına sahiptir.
Bilinen adı ile Horten Ho-IX; sıklıkla kullanılan yanlış adıyla Gotha Go 229.
Horten kardeşler (Reimar ve Walter Horten) tarafından tasarlanmıştır. Alman Hava Kuvvetleri komutanı Göring'in, 1000 kg taşıma kapasitesi, 10000 km/s hız, 1000 km menzil (3x1000 bomber) saplantısını karşılamaya yönelik dizayn edilmiş bir uçan kanattır.
Avcı-bombardıman uçağı olarak tasarlanmıştır. Alman savaş teknolojisinin en güzel örneklerinden biri olan bu uçak, görüntüsü ile özellikle o dönemdeki uçaklarla kıyaslayınca çok farklı ve güzeldir. Yapısı sebebi ile sürtünme kuvveti azalmıştır. Ayrıca diğer uçakların aksine tek parçadır. Hızı ve yapısı onu hayalet uçağın ilk türevi yapmıştır. 30 mm top kullanmıştır.
Luftwaffe şefi Reichsmarschall Hermann Göring'in favori uçağıdır. Göring'in ünlü performans beklentilerini karşılayabilen tek uçaktır.
Şu an dünyanın en iyi uçaklarından olan B2 Hayalet bombardıman uçağı. Tamamen teknolojisini Nazi yapım Horten 229dan almıştır.
Bu uçak ile ilgili National Geographic tarafından hazırlanan bir belgesel de bulunmaktadır. İzlemenizi tavsiye ederim.
6-Heinkel He 162 Volksjäger

Birinci nesil jet uçaklarının en hızlısıdır. 790 km hız. A-10 Warthog bu uçağa çok benzemektedir. 40 yıl gibi bir zaman sonra ABD bu uçağı baz alarak A-10' u yapmıştır.
Heinkel firması tarafından tasarlanmıştır. Volksjäger, Halkın Savaşçısı anlamına gelmektedir.
Luftwaffe tarafından II. Dünya Savaşı sırasında kullanılan, tek motorlu, jet itkili avcı uçağıdır.
Volksjäger, RLM'(Alman Havacılık Bakanlığı)nin He 162 için resmi adıdır. Uçağa üretim programının adı olarak Salamander ("Semender"), Heinkel tarafından ise Spatz ("Serçe") ismi verilmiştir. Savaş dolayısıyla metal arzının düşüklüğü ve bulunan metallerin cephe savaşçısı olacak Me 262 ve Ar 234 gibi uçaklara ayrılması sebebiyle uçağın büyük kısmı tahtadan yapılmıştır.
Silâh donanımı, 30 mm top ve rokettir.
İlk uçuşunu 12 Haziran 1944 de yapan uçak 1945 yılında hizmete girmiştir.
Yaklaşık 320 adet üretilmiştir.
7-Dornier Do 335 Pfeil

İkinci Dünya Savaşının en hızlı pistonlu uçağıdır.
Pfeil Almanca Ok anlamına gelmektedir. İlginç pervane yapısına sahiptir. Özellikle gece operasyonlarında kullanılmıştır.
Dornier tarafından geliştirilen mühendislik harikası Alman ağır avcı uçağıdır. 1945 yılı için bile çok gelişmiş teknolojik düzeye sahip bir uçaktır. Tek kişilik modelleri avcı uçağı olarak kullanılmış, çift kişilik modelleri ise radar uçağı olarak kullanılmıştır. A-6 türevi gece avcısıdır. Kanatlarında dört adet radar anteni bulunur. Biri pilot diğeri radar operatörü olmak üzere iki mürettebatı vardır.
İki adet 12 silindirli motora sahiptir ve her biri 1726 beygir gücüne ulaşır.
Uçaktaki asıl farklılık pervanelerin birinin uçağın burnunda diğerinin ise kıçında olmasıdır. Uçağın kanatlarında yer alan iki paralel motor ve iki paralel pervane yerine daha etkili olan iki motor ama ön ve arkada iki pervane kullanmıştır. Kıçıbaşı ayrı oynuyor 😅😂
Çift motorun ön ve arkada olması saatte 765 km hıza çıkmasını sağlamıştır. Adı gibi bir oka benzer.
Silah donanımı; bir adet 30 mm mk 103 top ile birlikte 2 adet 20 mm Mg 151 taşır.
İlk uçuşunu 23 Ekim 1943' te yapmıştır. Hizmete ise 1944'te girmiştir. Savaşın sonlarına doğru ortaya çıkan bir başka şaheseridir. Toplamda 1.850 adet üretilmesi planlanmış ama bu sayıya asla ulaşılamamıştır. Sadece 37 adet üretilebilmiştir.
Kraliyet Hava Kuvvetleri 1943 ekiminde Berlin' i bombardımanlarla tamamen yoketmek gibi parlak bir harekat kararı alır. Gece operasyonları dizisi şeklinde ilerleyen harekat, 23 ekim 1943'ten 31 Mart 1944'e kadar arasında sürer. Almanlar galip gelen taraf olur ve İngilizlere 1120 bombardıman uçağı ve 3700 Raf personeline mal olur.
Savaştan sonra sağlam kalan tek örneği de Amerikalılar tarafından parçalanarak Washington'da Steven F. Udvar-Hazy Center yakınlarındaki Dulles Havaalanı'na götürüldü. Amerikan havacılık gelişmelerine büyük yararları dokunduktan sonra emekli edildi ve müzeye konuldu.
8-Arado Ar-34 Blitz

Tarihteki ilk jet motorlu bombardıman uçağıdır. Alman silah firması Arado tarafından üretilmiştir. Tasarımcısı Walter Blume' dir.
Blitz, Almanca Yıldırım anlamına gelmektedir. Standart iki motorlu türevleri üretildiği gibi, dört motorlu türevleri de üretilmiştir.
İki Junkers Jumo 004 B turbojet motoruyla donatılmıştı. Bu sebeple piston motorlu Müttefik av uçaklarından daha hızlı ve dokunulması mümkün olmayan bir bombardıman uçağıydı. Toplamda 214 adet üretilmiştir. Azami hızı 735 km dir. Diğer bombardıman uçaklarının aksine tek kişilik idi. 2200 kiloya kadar bomba yüklenebiliyordu.
Geliştirme çalışmaları 1940’ da başladı. Fakat motorlarda çıkan problemler ilk uçuş testlerinin sürekli ertelenmesine neden oldu. Nihayet ilk uçuşunu 15 Haziran 1943 te yapan uçak Eylül 1944 te hizmete girmiştir.
Me-262’ lerin ön planda olmasına rağmen birkaç adedi Almanya’ nın teslim olmasından önce Luftwaffe(Alman Hava Kuvvetleri)' ye teslim edildi ve özellikle hava keşiflerinde mükemmel hizmet gösterdi.
Yalnız bir Luftwaffe birliği, KG 76 (Kampfgeschwader 76-Avcı Filosu), Almanya’nın teslim olmasından önce Ar 234 bombardıman uçaklarıyla donatılmıştı.
1945 Şubatında üretim C modeline kaydırılmış ve kasim 1945' e kadar ayda 500 adet üretilmesi planlanmış, doğal olarak başarılı olunamamıştır.
9-Fritz-X Bombası

Fritz X, savaşta konuşlandırılan dünyanın ilk hassas rehberli silahı idi. İkinci Dünya Savaşı' nda kullanılan güdümlü gemi-savar bombasıdır.
Ruhrstahl firması tarafından üretilmiştir. O dönemin bombaları serbest düşüm bombalardı. Hedefi tutması her zaman mümkün değildi. Yine bu firma havadan havaya, havadan karaya şeklinde güdümlü bomba ve füzeler üretmiştir. Ruhrstahl X4 bunlardan biridir.
Aynı dönemde Azon silahı geliştiren Birleşik Devletler Ordusu Hava Kuvvetleri ile birlikte, modern gemi-savar füzeleri ve hassas yönlendirmeli silahların öncülerinden biridir.
Fritz X , halka şeklinde kuyruk yüzgeç yapısında kalın dikey ve yatay kuyruk yüzgeç yüzeylerindeki hareketli spoyleri sinyal gönderen bir Kehl-Strazburg telsiz kontrol bağlantısında yönlendirilirdi. Bu kontrol sistemi ayrıca, ilk önce 25 Ağustos 1943 tarihinde, silahsız, roketle güçlendirilmiş Henschel Hs 293 gemi-savar mühimmatı için de kullanıldı.
Minimum fırlatma yüksekliği 4000 m - 5,500 m tercih edildi ve 5 km'lik bir aralık gerekli idi. Bir "manüel komutlu görüş hattı" rehberlik sistemi tasarımı olduğu için, operatör bombayı her zaman görüşte tutmak zorundaydı (operatörün silahı izlemesine yardımcı olması için Azon'da olduğu gibi kuyruğa ışık takıldı). Deneme modelleri de dahil olmak üzere yaklaşık 1400 örnek üretildi.
Fritz X, üç takım aerodinamik spoyler kontol sistemini kullanan tailfin ünitesinde spoyler tabanlı kontrol tertibatına sahipti; ikisi şanzıman ve yaw eksenlerinde(uçağın burnu ve kuyrugu arasındaki hayalî hat) mühimmat kontrolü sağlayan farklı şekilde çalışan ve sürekli kontrol altında hızla salınan Kehl-Strazburg radyo kontrol bağlantısı sayesinde hedefini buluyordu.
Fritz-X, hava aracının Kehl vericisi ve silahın Strazburg alıcısı arasındaki radyo bağlantısında başlatma uçaklarındaki bombardıman uçağından yönlendirilirdi. Bombardıman uçağı, her zaman hedefi görebiliyordu. Fritz-X bombası da kuyrukta bir ışık vardı, bu nedenle, kontrol eden uçaklardan, MCLOS(bombanın kontrolünü takip edebilecek mesafe) -formun doğru bir şekilde kontrol edilmesi için görülebiliyordu.
Düzgün çalışan Fritiz X, 130 mm zırhı delebilirdi.
Fritz X ilk kez 21 Temmuz 1943'te Sicilya'daki Augusta limanına düzenlenen baskında kullanıldı. Sicilya ve Messina çevresinde bir takım saldırılar düzenlendi, ancak doğrulanan herhangi bir vuruş yapılmadı ve Müttefikler, atılan büyük bombaların radyo rehberli silahlar olduğunun farkında değildi.
İlk kez 29 Ağustos 1943'te İtalyan zırhlısı Roma' nın müttefiklere teslim olmasını önlemek amacıyla Do-217 den gönderilen Fritz-X, geminin batmasını sağlamıştır.
Fritz X, dünyanın ilk hassas güdümlü silahı savaşta konuşlandırıldı ve bir gemiyi savaşta batırdı. Fritz X, hem Müttefikler hem de Luftwaffe personeli tarafından kullanılan bir takma addı.
Amerikan hafif kruvazörü USS Savannah , 11 Eylül 1943'de Salerno'nun istilası sırasında saat 10: 00'da Fritz X tarafından vuruldu ve sekiz aylık onarım için Birleşik Devletler'e gitmek zorunda kalmıştır. Tek bir Fritz X, "C" taretinin çatısını geçti ve mürettebatını ve bir mühimmat muhafaza odasında patladığında bir hasar kontrol partisini öldürdü. Patlama geminin tabanında büyük bir delik açıp yan tarafında perçin dikişlerini açtı ve kazan dairelerindeki tüm kazanları patlattı. Savannah , beklenmedik derecede suyun altında ölüp yatıyordu ve kazanları, Savannah'nın Malta'ya geçmesi için ikmal etmeden önceki sekiz saat geçti. USS Savannah , bu saldırıda 197 mürettebatını kaybetti. On beş denizci ağır yaralandı ve dört kişi su geçirmez bir bölmeye 60 saat süresince sıkıştı. Savannah , 12 Eylül'de Grand Vadisi , Valletta ve Malta'ya gelene kadar bu dört denizci kurtarılmadı.
Bombanın tesirlerini gören müttefikler kitle halinde kullanıldığında başlarına gelecek belayı erken farkedip, Polonya'lı direnişçiler tarafından el geçirilen bir tasarım taslağından yola çıkarak radyo sinyal bozucu ekipman üretmişlerdir. Böylece tarihin ilk güdümlü füzesi ve jammer ekipmanları icat edilmiş olmuştur.
10-Henschel Hs-293

Nazi Almanyası yapımı, radyo sinyali güdümlü gemi-savar füzesidir.
Herbert A. Wagner tarafından tasarlanmış ve Henschel firmasınca üretilmiştir.
25 ağustos 1943' te ilk başarılı güdümlü füze saldırısını gerçekleştirmiştir. HMS Bideford adlı İngiliz gemisini vurmuş ancak savaş başlığı patlamamıştır.
Füze 26 Kasım 1943' te Hms Rohna isimli İngiliz gemisini batırmıştır. Gemi Amerikan ordusu personelleri taşımaktaydı. Bu saldırıda 1015'si amerikan ordusu personeli olmak üzere 1,138 kişi öldü.
Heinkel He 111, Heinkel He 177, Focke-Wulf Fw 200 ve Dornier Do 217 uçakları tarafından taşınıyordu. 1942 yılında üretimine başlanmış ve 1000 adet üretilmiştir.
Kanatlarında Walter Hwk 109-507 isimli Booster motoru kullanan füzenin Hs 293, Hs 294, Hs 295 ve Hs 296 olmak üzere 4 varyantı vardır.
Bu füzeyle batırılan ve vurulan gemilerden birkaç tanesi; Ugolino Vivaldi,Hmcs Athabaskan, Ss Bushrod Washington, Ss Delius.
Tabi sayı bununla sınırlı değil. Yirmiden fazla gemi vuruldu ya da batırıldı.
Sonsöz
Kısa bir değerlendirme yapmak istiyorum. İkinci Dünya Savaşı 65 milyon insanın canına ve malına sebep olup, modern zamanın sosyal ve siyasal yapısını değiştirmiştir. Daha önemli olan ise; savaş teknolojisidir.
Yukarıda da bahsettiğim gibi, V1 ve V2 füzeleri uzaya yolculuğun ilk adımı olmuştur. Heinkel He 178 ilk jet uçağı olmuştur. Ardından Me 262, He 162 gibi üst-düzey hızlı, kıvrak, aerodinamik yapılı uçakların yapılmasını sağlamıştır. Keza Ho 229 ve Me 163. Ve diğer bahsettiklerim. Bugünün teknolojisini o günün teknolojisine borçluyuz.
Sağlıcakla kalınız...
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar