
Hepinize merhaba! Savaş filmlerine ilgi duyan her insan bir defa olsun II. Dünya Savaşı ile ilgili bir film, dizi ya da belgesel mutlaka izlemiştir. Kanın, kirin, soğuğun ve nefretin hat safhaya ulaştığı 1939-1945 yılları arasında tarihte yeri asla silinmeyecek binlerce olay gerçekleşti. Fakat “Tarih kazananları yazar” sözüne dayanarak çoğu film ve dizinin savaşı kazanan tarafın perspektifinden çekildiğini görebiliyoruz. Ama bu mini dizi bize savaşı kaybedenlerin gözünden görmemize yardım edecek.
İlk olarak karakterleri tanıyalım
Wilhelm Winter

Polonya ve Fransa’da savaşmış, Tazı Bölüğü’nde teğmen olan deneyimli ve askeri zekası oldukça yüksek karakterimiz. Diziyi seyrederken zaman zaman onun anlatımından olayların akışını ve savaşın gidişatını dinleyebiliyoruz. Başlarda gayet soğukkanlı, disiplinli, ülkesine bağlı ve sorumluluk sahibi bir bölük komutanı olan Wilhelm, ilerleyen zamanlarda kendisinin ve askerlerinin değersiz bir kukla olduğunu ve sadece fedai olarak görüldüklerini anlayıp üstüne SS birliklerinin yerel halka işkence uyguladığını öğrenince çıldırma noktasına geliyor.
“Çoğunun öleceğini bildiğin bir savaşa askerlerini nasıl sürersin ki? Bu savaşın asıl galibi sinekler. Onları etlerimizle besliyoruz.”
Friedhelm Winter

Wilhelm Winter’ın küçük kardeşi ve dizinin en ilgi çekici karakterlerinden birisi. Kitap okumayı seven ve savaşa karşı bir yapısı var. Teğmen olan abisinin bölüğünde savaşa katılıyor. Başlarda bölükteki diğer askerler tarafından korkak olarak görülüyor ve eziliyor. Fakat ön cephede savaşın getirdiği psikolojik değişim, gitgide artan ölüm korkusu, kan ve vahşet onu yavaş yavaş değiştiriyor. Ön cephede geçen uzun zamanlar sonucu duygularını kaybeden ve bir makineye dönüşen Friedhelm’i izliyoruz.
Charlotte

Vatani görevini yerine getirmek üzere cephe gerisindeki askeri hastanede görevli gönüllü hemşire. Wilhelm’den hoşlanıyor ama bir türlü belli edemiyor. Prensiplerine sıkı sıkıya bağlı olmasına karşın savaşın getirdiği zor koşullar neticesinde bazen prensiplerinden taviz vermek zorunda kalabiliyor. Yaşam ve ölüm kavramını bu karakter sayesinde daha iyi anlıyoruz.
Viktor

Babasından kalma dükkanda terzilik yapan Yahudi asıllı bir Alman. Babası ülkesine bağlı ve verdiği hizmetinden dolayı saygı göreceğini tahmin ediyordu. 3 bölüm boyunca hayatta kalma mücadelesini seyrediyoruz. İlerleyen savaşı Yahudi’lerin gözünden acıklı ve korku dolu bir biçimde takip ediyoruz.
“Çoğu insan, savaşın çoğunlukla savaşarak geçtiğini sanır. Bu doğru değil. Savaş beklemektir. Sıradaki saldırıyı, sıradaki yemeği, sıradaki sabahı.”
Greta

Viktor’un sevgilisi ve sahne yıldızı olma planı var. Zaman zaman itici bir karakter olarak görünebilen bir karakter. Viktor’un ülkeden kaçabilmesi ve kendisininde ünlü bir sahne yıldızı olabilmesi için bir nazi subayına metreslik yapıyor.
Filmin Konusu

60 milyon insanın ölümüne sebep olan tarihin gördüğü en kanlı savaş: II.Dünya Savaşı. 1941 yılında başlayan Barbarossa operasyonu ile Alman savaş makinesi Moskova’ya, kesin zafere doğru ilerlemektedir. Aynı bölükte görev yapan abi-kardeş, cephe gerisinde görev yapan bir hemşire, Yahudi asıllı Alman bir vatandaş ve şarkıcı olmaya çalışan bir kadının hikayelerinin anlatıldığı bir dizi. Bu mini dizi savaştan çok savaşın insanlar üzerine getirdiği psikolojik etkiden bahsediyor, bu sebeple oldukça değerli bir yapıt.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar