
Akıllı telefon sahipleri bilir; telefona birçok uygulama yükleyip kurcalamak ve sonra kaldırmak moda olmuş durumda. Ben de bu modaya katıldım. Bu kurcalamalar boyunca ayrıca çeşitli alarm uygulamaları arayıp indirdim. Bir çoğunu denedim ama hepsi de telefon kapalıyken alarmı kendi kendine etkinleştirmiyor. Buna çok şaşırdım. Çünkü daha önce yıllarca kullandığım eski Nokia telefonumun alarmı bile telefon tamamen kapalıyken çalabiliyordu. Hatta bir keresinde uçaktayken alarm çalınca hostes ters ters bana bakmış, ben de telefonun kapalı olduğunu ancak alarmin çaldığına inandıracağım diye akla karayı seçmiştim.
Neyse.
Çeşitli internet forumlarında telefon tamamen kapalıyken de çalışabilecek alarm uygulaması araştırırken benimle aynı gereksinimi duyan birisinin sorusunu okudum. Soruya verilen yanıtlar neredeyse alay eder nitelikteydi. Geceleri telefonu kapatıp uyumanın anlamsızlığını, veya günün herhangi bir anında neden telefonu kapatma gereği duyulduğunu, uçakta dahi sadece sinyal özelliklerinin kapalı halde dururken (airplane mode) kullanılabileceğini belirtiyorlardı.
Öyle bir çağa geldik ki insanlar yanlarında telefon olmadan yaşayamayacaklarını düşünüyorlar. Abartmıyorum, gerçekten böyle hissedildiğini düşünüyorum. Ve bu durum sadece telefonun özelliklerini kurcalamak, oyun oynamak, fotoğraf çekmek vesaire de değil. İnsanların asıl tehlike olarak hissetikleri durum gerektiği zaman, gerektiği şekilde iletişim kuramama olasılığı. Bunu çok büyük bir tehlike olarak görüp kendilerini savunmasız hissediyorlar.
Yeni nesil (diyelim ki 1990 ve sonrası doğanlar) cep telefonuyla büyüdüler. Ama cep telefonlarının hayatımıza girişi en fazla 10-15 yıllık bir süreçtir. Benim gibi 1990 öncesi doğan insanlar için ev dışındayken en kullanışlı haberleşme şekli ankesörlü telefonlardı. Onları da çok kritik zamanlarda, çok seyrek kullanırdık.
Ama bugün genci yaşlısı telefonlarını sanki bir organlarıymış gibi yanlarından ayırmıyorlar. Arkadaş buluşmasında dahi görüyorum ki (özellikle gençler) bir masa etrafına oturup muhabbet etmekten çok ellerindeki telefonları kurcalıyorlar. Kimse kimsenin yüzüne bakmıyor, muhabbet yok, niye buluşulduğunu da aslında kimse bilmiyor. Belki kafasını kaldırıp baksa karşısındakini tanımıyor dahi olabilir! Belki yanlış masaya oturmuştur. Masasına oturulan kişi dahi telefonuyla meşgul olduğundan fark etmemiş olabilir!
Ben bazen cep telefonumu evde bırakıp uzun yürüyüşlere çıkıyorum. Ama ilk zamanlar kendimi çok savunmasız ve rahatsız hissediyordum. Sanki gözlüğümü bırakmışım da çevremi göremiyor gibi oluyordum.
Hatta artık 1-2 günlük işlerimde dahi telefonu çantamda tutup hiç bakmadığım zamanlar bile oluyor. Siz de deneyin, bakalım başarabilecek misiniz? Kendi kişiliğiniz ve özgürlüğünüz için deneyin bunu. İsteyen herkesin istediği anda telefonla size ulaşabilmesi veya sizin onlara ulaşabilmeniz bir özgürlük değil, kısıtlamadır. Kendi kendinize kalabileceğiniz zamanlar yoksa hapishane-gardiyan ilişkisinden ne farkınız kaldı telefon-siz arasında?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar