Teknolojinin evrimi sürdükçe elbette biz insanlar için yaşam, her geçen gün daha da kolaylaşmaktadır. Ancak bu nimet, son birkaç yılda yeni bir kavramın çağını başlattı!

"Haberiniz var mı? Siber Savaş çoktan başladı!"
Saçma sapan televizyon programları, yarışmalar veya bilindik haber kanallarını izlemiyor ve gerçekten de Dünya'da yaşanan gelişmeleri takip ediyorsanız sanal evrenin bu yeni cephesinden mutlaka haberdarsınızdır.
Facebook'tan arkadaş eklerken, Twitter ile takipçi toplarken, Instagram ile kendi trendlerinizi yaratırken, chatleşirken, p*rno izlerken, dizi izlerken ya da internet bankacılığı ile telefon faturalarınızı öderken, Dünya sessiz ama derinden bir savaş için her geçen gün daha da çok çalışıyor!
Ordular ve askerler, bir ulusun ve devletin güvenliği için elbette büyük önlem taşımaktadır. Toplar, tüfekler, tanklar, uçaklar, helikopterler vs. vs. vs...
Birkaç yıla kadar Dünya üzerindeki her ülke Nükleer, biyolojik ve kimyasal bombalar dahil olmak üzere envai çeşit silahlar için sürekli bir gelişim halindelerdi... Ta ki, Siber Savaş denilen bir kavram telaffuz edilinceye dek...

Eskiden yukarıdaki bu görüntü dosta güven düşmana korku salardı. Lakin devir değişti...

Bu temsili resim aslında çok şeyi ifade ediyor. Çoğunuza komik gelebilir ancak şu an farkında olmadığınız pek çok ülkenin Siber Ordusu bulunmakta.
Uzmanlara göre Dünya üzerindeki bazı ülkeler, istenildiğinde on beş dakika içinde küresel çapta büyük tesir yaratabilecek siber savaşı başlatma potansiyeline sahipmiş...
Sıralama herkes tarafından farklı yapılsa da kesin olarak şu ülkeler siber ordulara sahip ;Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Çin, Kuzey Kore, Japonya, İsrail, İran, İngiltere, Avustralya, bazı Avrupa ülkeri ve son olarak her zamanki gibi jetonun yeni düştüğü Türkiye...
Yani top tüfek seslerinin değil, klavye vuruş seslerinin yankılanacağı bir cephe çoktan açılmış durumda.

"Peki, ne oldu?"
Ne, nerede ve nasıl oldu da Dünya'da beşinci güç olarak bilinen bu güç doğdu... (İlk dört güç; kara, hava, deniz ve uzay...)
Siber Savaşın ayak sesleri yıllar öncesine dayanıyor. Etkili yazılım programları ve kodlar ile ünlenen bazı Hacker'lar istese de istemeseler de bu savaşın öncüsü oldular.

Pek çok etkili virüs Dünya genelinde milyonlarca insanın kişisel bilgisayarlarına kadar girip her şeyi silip süpürmüştü. Tabii, sadece normal insanlar hedefte değildi. Askeri kuruluşlar, kamu kurumları, bankalar ve internet servis sağlayıcıları da namlunun ucuna gelip hedef olmuştu. Bazı uyanık devletler ve ülke yönetimleri fiber optik denizdeki bu dalgaların nasıl birer tsunamiye dönüşeceğini önceden sezerek işi resmiyete döktüler.
"Ve başarılı da oldular..."

Siber Savaşın pimini ilk çeken ülke her zamanki gibi ABD olmuştu...
1982 Yılında bir grup Rus ajanı bir Kanada firmasından bazı sistem kodlarını çaldı. Ancak Rusların çaldıkları bu kodlar tuzaklanmıştı. CIA, Rus istihbaratının bu kodları çalmak için harekete geçtiğini önceden biliyordu. Sistemin içine gizli bir yazılım eklendi ve başarıya ulaştığını sanan Ruslar güvenle evlerine döndüler. İlerleyen birkaç gün içinde Rusya'daki bir gaz istasyonunda uzaydan bile görünecek etkili bir patlama yaşandı.
Rusya, bu hezimetin ardından siber savaşın ne kadar mükemmel bir potansiyele sahip olduğunu ağzındaki paslı tat ile yaşadı ve bundan ders alarak büyük bir siber ordu kurdu.
İlerleyen yıllarda yine Amerika başta olmak üzere pek çok ülke oturdukları yerden fiziksel ve psikolojik yıkımlara sebep olacak savaşlara başladılar.

Artık tüm Dünya;Truva atlarının, yazılım bombalarının, sentinellerin ve Dos virüslerinin yarattığı korkuyu görerek bu alanda yatırım yapmaya koyuldular.
Bildiğiniz üzere (eğer içinizde gerçekten de haberleri adam akıllı takip eden varsa) 2014'ün sonunda Kuzey Kore ve Amerika arasında herkesin gözü önünde bir siber savaş yaşanmıştı.

"Peki, Siber Savaş ne yapabilir?"
İster inanın ister inanmayın bu yeni nesil savaş, psikolojik olarak devletlerdeki tesir açısından diğerlerine nazaran çok daha etkili.
Eğer bir ülke başka bir ülkeyi yerin dibine sokmayı planlamışsa hazırda bekleyen siber ordunun yazılımlarından oluşan bir yağmur şunlara sebep olacaktır:
-Ülke genelindeki tüm radyo, televizyon ve iletişim sisteminin çökertilmesi.
-Kamu kurum ve kuruşlarının sistemlerine girilerek felç edilmesi.
-Deniz, Kara yolu, metro ve tren sistemlerine sızılarak arıza ve olası kazalara yol açılması.
-Hava yolu sistemlerine girilerek uçakların gökyüzünde çarpıştırılması veya yanlış yönlendirmeler ile başka kazalara sebep olunması.
-Ülke genelindeki tüm barajlar, elektrik üretim tesisleri, nükleer santraller, petrol rafineleri, su arıtma tesisleri, endüstri kurum ve kuruluşlarında tahribata ve arızalara yol açılması.
-Yine üstte yer alan bu kurumlar sayesinde ülke genelinde ısıtma, soğutma ve temel ihtiyaçlar için kullanılan elektrik, su ve doğal gazın kesilmesi.
-Ülkelere ait sivil ve askeri uyduların, mevcut yörüngelerinden çıkartılıp devre dışı bırakılması.
-İnsansız hava araçlarının kontrol edilerek kilometrelerce öteden kamikaze saldırıların yapılması.
-Hatta daha da korkunç olanı füze savunma sistemlerinin hacklenerek nükleer veya değil tüm balistik füzeler ile bir ülke kendi topraklarındaki herhangi bir noktayı vurabilir.

"Kimin ne kadar siber ordusu var?"
Öncelikle bizi ele alalım...
2012 Yılında Siber tehditlere karşı ikaz ve tepki sağlamak amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından, "Siber Savunma Merkezi Başkanlığı" adında bir birim kuruldu.
Bu adımdan hemen sonra da "Ulusal Siber Güvenlik Koordinasyon Kurulu" adında 200 kişiden oluşan bir birim kuruldu.
"200 KİŞİ!!!"
Bu rakam size büyük mü geldi? Maalesef diğer ülkeler "binlerce" kişiden oluyan ordularını çoktan kurmuş durumda.
En son geçtiğimiz günlerde Güney Kore istihbaratı tarafından verilen bir haberde Kuzey Kore'nin 6000 kişiden oluşan bir Siber Ordu kurduğu açıklandı.
Verilen istihbaratın doğruluğu tartışılsa da bizim haricimizde diğer ülkelerin bini aşkın siber askeri mevcut olduğu aşikar!
Yazdıklarımdan dolayı hiç kimse ülkemi küçümsediği sanmasın. Bilakis pek çok önemli gelişmenin yaşandığı Türkiye'yi can-ı gönülden seviyor ve tebrik ediyorum. Ancak, başımıza bir bela gelmeden adım atmasını bilmeyen bir ülkeyiz...
Milli helikopterimiz, tankımız için çalışmalar bitti. Son olarak da yeni savaş jetimiz için karar alındı. Ancak unutulmamalıdır ki, teknoloji içeren ve veri transferi yapan her şey saldırıya açıktır.
Umarım bu bence günümüz Dünya'sında yaşanan Siber Savaşlara yönelik gelişmeler konusunda sizi bir nebze olsun bilgilendirmiştir.
Geliştikçe daha da büyük bir çöküşün eşiğine geldiğimizi sakın unutmayın...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar