Yapay...
Bu kelime çoğu insanda olumsuzluk unsuru olarak görülür. Çünkü, doğallık yoktur. Çevre ve diğer etkenler, unsurlar yoktur. Sadece yapaylık, yani insan eliyle olan üretilmişlik vardır.
İşte bu da biz insanlarda tüm yapay ürünlere karşı bir mesafe ve tedirginlik yaratmakta.

Gazetelerde, radyoda, televizyonda ve son olarak da internette türeyen doktorlar, uzmanlar doğal olanı seçin diyerek haykırıyor! Balın doğalı, yağın doğalı, zeytin ve peynirin doğalı, doğalı ve doğalı... Söylemler söylemleri kovalıyor. Birileri kamera karşısına geçip tüm ülkeye en kaliteli yiyecekleri almalarını tembihliyor. Yetmiyor sağlıklı yaşam için kitaplar yazıyorlar. Ama, çoğunluğunun kıt kanaat geçindiği ve en ucuz hangisi ise ona ulaşmaya çalıştığı bu ülkede bu doktorların, uzmanların ve bilmem nelerin haykırışları bana biraz saçma geliyor. Alım gücü olmadan insan nasıl sağlıklı beslenebilir ki? Biz yapay olana karşı ön yargı ile yaklaşırken ve tüm gün neyin sağlıklı neyin sağlıksız olduğuna kafa yorarken Dünya'nın bir ucunda Amerika'da Memphis Meats isimli şirket laboratuvarlarında yapay et üretti.
Evet, yanlış okumadınız. Laboratuvar ortamında bilim insanlarının hummalı çalışmaları sonucunda YAPAY ET üretildi!

Aslında bu üretim yapılalı çok oldu. 2013 yılında ilk üretim başladı 2014'de daha ciddi sonuçlar alındı ve 2015 yılında Memphis Meats ürettikleri yapay etin pişirilme videosunu dünyaya gösterdi. Herkes mutlu, bazıları düşünceli, birileri şüpheci ama şirket gururlu ve umutluydu. Olmaz denilen olmuş, tanrı moduna geçen insan et üretmişti.
Peki, ama nasıl?

Nasıl oluyor da steril bir laboratuvar ortamında insan bir hayvana ait etin yapayını yaratıyor? İşte bu sorunun yöntemi şu şekilde işlemekte:
A) Eti üretilecek olan inek, koyun, domuz, ördek ya da tavuğun kas dokusundan numune alınıyor.
B) Alınan numunede bulunan kas dokusundan kök hücreler ayrıştırılıyor.
C) Ayrıştırılan kök hücreler çoğaltılıyor. Bu çoğaltma işlemi için kültür ortamı oluşturuluyor.
D) Çoğalan hücreler birleşip bir kas liflerine dönüşüyor ve protein sentezlemeye başlıyorlar.
E) Protein sentezleyen ve gelişen lifler gözle görülür ölçüde büyüyerek kullanıma hazır ete dönüşüyor.
İki amaç uğruna!

Memphis Meats yapay eti laf olsun torba dolsun diye yapmamış. Zaten teknik ve bilimsel gelişmeler için toplanan bağış ile yürütülen Yapay Et projesinin öncelikli amacı, üretim giderlerini altı sıfırlı milyonlarca Dolar'dan iki haneli fiyatlara düşürmek. Gelişen teknoloji, desteklenen projeler ve yeni çözümlerle birlikte dün 330 bin dolar civarında olan temiz et burger bugün 40 dolar maliyetle üretilmeye başlanmış ve bu rakam daha da düşürülerek 11 dolara kadar inmiş.
Şirketin geliştirdiği bir diğer şey ise ortalama 10 ton et üretmek için sadece ama sadece bir parça ete ihtiyaç duyması. Tıpkı yoğurt mayalamak gibi bu! Bir kaşık yoğurt mayası ile bir tencere dolusu sütü dönüştürmek. Aynı zamanda üretilecek bu etin sağlık açısından da önemli özellikleri olacak. Sadece protein içeriği değil, bir de bakteri ve diğer hastalıkları içermeyen yapıda olması da hedefleniyor. Tabii ki, şirket laboratuvar ortamında üretilen bu et için iki nihai amaç belirlenmiş durumda.
1- Açlık!

Kevin Carter'ın 1993'de çektiği ve 1994 yılında Pulitzer ödülünü aldığı bu fotoğrafı hemen hemen herkes mutlaka görmüştür. Yiyecek verilen kampa giden kız çoğunun ölmesini bekleyen akbaba ve bu anı ölümsüzleştiren gazeteci Carter Sudan'daki açlığa dikkat çekti. Ama insanlar ve ben de o kız çocuğuna ne olduğunu daha çok merak ettik. Carter ise o an yardım etmek yerine sadece fotoğraf çekmeye odaklandığı için kendini hiçbir zaman affetmedi ve girdiği bunalımla birlikte intihar edip hayata gözlerini yumdu.

İşte Memphis Meats'de görevli bilim insanlarının ve bunu destekleyenlerin amacı da bu! Dünya, üzerindeki açlığa bir şekilde çözüm bulabilmek. Çünkü, farkında olmasak da değişen ekolojik denge, üretim eksikliği, artan nüfus ve olası senaryolar ile birlikte kıtlıkların yaşanma ihtimali hiç de düşük değil. Nitekim kıtlığın yaşandığı topraklarda kimse kaliteli bir et bulamaz.
2- Hayvan kesimini durdurmak

Şirketin bir diğer amacı ise üretilecek et için beslenecek hayvanların ölümünü engellemek ve bu ölüm amacıyla harcanan emek ve parayı ortadan kaldırmak.
Malum, hayvancılık kolay değil. Zaman ilerledikçe ve iklim şartları değiştikçe de daha zorlanan bir sektör bu!
Kullanılacak alan, yem, verim oranı gibi değişkenler üreticiyi zorlarken tüketiciye de maliyetten doğan zam olarak geri dönüyor.
Şirket, etleri uğruna öldürülen hayvanların hem bu yüzden hem de durumun etikliğinden ötürü projeyi uygun görüyor.
Proje şu an tamamen etkin diyemeyiz. Hala çalışmalar sürüyor, araştırmalar hala daha da geliştirilmekte. Maliyetleri düşürmek ve ortaya çıkacak sorunları engellemek için bu projeyi destekleyen herkes çalışıyor. Projenin tıkır tıkır işlemesi ve yaygınlaşıp ticari bir yapıya dönüşmesi için de en az 10 yıl gerektiği söyleniyor.
Peki, siz bu proje hakkında ne düşünüyorsunuz?
Sofranıza ilerleyen yıllarda yapay et almayı ister miydiniz?
Ve sistemin daha da yaygınlaştırılmasını uygun görüyor musunuz?
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar