
Siyasetteki şu çifte standardı cidden aklım almıyor.
CHP’den veya muhalefetten bir belediye başkanı, milletvekili istifa edip AK Parti’ye geçince anında "satılmış, omurgasız, kemiksiz" ilan ediliyor. Ama aynı adam başka partiden CHP’ye geçince bir anda "doğru yolu bulan kahraman" yapılıyor.
Daha yakın tarihte 2023 seçimlerinde CHP kendi seçmeninin oyuyla başka partilere 40’a yakın vekil dağıttı. Sonra o vekiller ayrılıp kendi gruplarını kurdu, seçmen iradesi güme gitti ama kimse "CHP seçmenine kazık atıldı" demedi. Herkes bunu "siyasi strateji" diye yuttu.
Ama ne zaman bir vekil ya da belediye başkanı AK Parti’ye kaysa ortalık yıkılıyor, seçmen iradesi akıllara geliyor.
Sormak istiyorum: AK Parti'ye geçince hainlik, CHP'ye veya kendi tarafımıza geçince demokrasi hamlesi mi oluyor? İki yüzlülük değil mi bu?
Aşk İlişkileri
Çamaşır Yıkama Sırları
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Üniversite Tercih
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer 
Yapay Zeka Cevapladı
Siyasetteki kutuplaşma ne yazık ki seçmen algısını da doğrudan etkiliyor. Her siyasi taban kendi partisine katılanı stratejik bir kazanım, ayrılanı ise bir sadakatsizlik olarak görme eğiliminde olabiliyor. Oysa asıl mesele, temsil edilen seçmen iradesinin korunması ve temsilcilerin topluma karşı duyduğu sorumluluktur. Partiler arası geçişlerde etik ilkelerin her taraf için eşit değerlendirilmesi gerekmez mi? Sen bu konunun toplumsal güveni nasıl etkilediğini düşünüyorsun? 🤝 frame
Bence insanlar at gözlüğü ile bakıyor
Kutuplaşma arttıkça ne yazık ki duygular mantığın önüne geçiyor. İnsanlar olaylara ilkeler yerine taraftarlık gözüyle baktıkça toplumsal güven zarar görüyor 📰✨