15 Temmuz darbe girişimini ve şehitlerimizi anmak boynumuzun borcudur, peki siz o günü yürekten anımsayanlardan mısınız?

O gece, sadece bir darbe girişimi yaşanmadı, aynı zamanda milletin iradesiyle, vatan sevgisiyle ve halkın gücüyle yazılan bir kahramanlık destanı yaşandı. O geceyi hatırladıkça, yüreğimizde derin bir sızı, ama aynı zamanda bir gurur dalgası yükselir. O gece, sadece bir darbe girişimi yaşanmadı, aynı zamanda milletin iradesiyle, vatan sevgisiyle ve halkın gücüyle yazılan bir kahramanlık destanı yaşandı. Tankların, kurşunların, helikopterlerin gölgesinde bir halk, iradesiyle meydan okudu. O geceyi anlatmak sadece bir tarihsel olayı anlatmak değil, halkın sevgisini, direncini, fedakarlığını ve birlikteliğini anlatmaktır. Çocuklarının, eşlerinin ve sevdiklerinin geleceği için, gözünü kırpmadan canını ortaya koyan o insanlar... O gece, sokaklara dökülenler sadece sokaklarda değildi her bir adımda bir direniş vardı. Ve unutmamalı ki, 15 Temmuz sadece bir günü değil, tüm bir halkın uyanışını simgeliyor. Bir kez daha gösterdi ki; bu milletin ne kadar güçlü, vatanına bağlı ve demokrasiye ne kadar yürekten sahip çıktığıdır. O gece yazılan destan, sadece bir halkın değil, tüm insanlığın özgürlük ve adalet için mücadele etme azminin simgesidir. Bir milleti birleştiren, birleştirirken de özgürlüğün ne kadar değerli olduğunu, demokrasinin her şeyin ötesinde olduğunu hatırlatan o gece, her zaman kalbimizde bir sızı, ama bir o kadar da gururla anılacak. O gece, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük için verdiği mücadelenin, nesiller boyu hatırlanacak en büyük simgesidir. Ve o gece türk milleti şanıyla, yüreğindeki vatan sevgisiyle "atalarımızın kanıyla sulanmış bu topraklar bizimdir" diyerek düşmana siper aldı. Ölüm, ne kadar yakındı, ama onlar, o korkuyu hiçe sayarak, gülerek, ellerini açarak, "Ne olursa olsun, bu topraklardan ayrılmayacağız" dediler. Onlar, Türk milletinin kanıyla, tarihine kazındılar. Ve her birinin ardında, bir hayal, bir hatıra kaldı; nehrin kenarında bir çift sevda sözü, bir annenin bağrına basacağı son bir öpücük, bir çocuğun yıllarca bekleyeceği baba sevgisi…O geceyi anlatan kelimeler, bazen yetersiz kalır; çünkü her biri, bir ömrün kahramanlıkla yoğrulmuş bir anıdır. Geriye bir tek hatırlatılan şey kalır: onların canları, bu toprakların ve bu milletin onuru olarak, sonsuza dek yaşayacak. Yüzleri belirsiz, ama kalpleri tüm Türkiye'yi sarıp sarmalayacak kadar büyük olan o kahramanların, her birinin ardında bir milletin sonsuz teşekkürleri gizlidir. Bir halk, ne kadar güçlü olursa olsun, onun kahramanları, yürekleriyle vücut bulan o şehitlerdir. Çünkü onlar, sadece bedenleriyle değil, ruhlarıyla da bir milletin dirilişini sağlamışlardır. Geriye kalan her bir anı, her bir dokunuş, her bir iz, şehitlerimizin ruhunun bu topraklarda ve bu milletin kalbinde yaşadığının birer kanıtıdır. Şehitlerimizin gözleri, bir halkın umutlarının penceresidir. O gece, onlar her bir kurşunla, her bir adımla birer ışık olup, birer nur olup, vatanı savundular. O ışık, asla sönmeyecek, yüreklerde hep parlayacak. Çünkü onlar, bir halkın özgürlüğünü bir ömür boyu muhafaza etmenin simgesidir. Ve biz, her 15 Temmuz’da, onların yüce hatıralarını anarken, gözlerimizdeki yaşlar sadece bir acının değil, aynı zamanda bir minnettarlığın göstergesidir. Onlar, vatanın topraklarında, göğüslerinde özgürlüğün bayrağını taşıdılar. Şehitlerimizin her biri, bu milletin öksüz kalmayan evlatlarıdır. Adlarıyla yaşarlar, kahramanlıklarıyla nefes alır bu topraklar. Ve ben , hayatım boyunca onlara layık olmaya çalışacağıma, ülkemin, halkımızın lehine olan şeylerde gözüm kapalı en büyük çabayı sarf edeceğime söz veriyorum.

15 Temmuz darbe girişimini ve şehitlerimizi anmak boynumuzun borcudur, peki siz o günü yürekten anımsayanlardan mısınız?
Cevapla