Astral seyahatle zamanda yolculuk yaptım, ne düşünüyorsunuz?

Dün gece astral seyahate yattım. Kendimi eski mimarili ve eski giyimli insanların olduğu bir yerde buldum. Yolda gördüğüm bir kadına nerede olduğumu sordum. Kadın: "Burası Şehr-i Konstantin. Yolunu mu şaşırdın, hatun?" diye sordu. Bunun üzerine ben şok geçirdim. Daha sonra çevredeki insanlar, başıma toplandılar. "Bu hatun çok şüpheli. Üzerindeki libas bile çok garip. Bunu kadıya götürelim." dediler. Beni kolumdan tutup götürmeye başladılar. Ben, şoku atlattıktan sonra, astral seyahat yaptığımı hatırladım ve hangi tarihte olduğumuzu sordum. İçlerinden bir adam: "23 Cemaziyelahir 865 tarihindeyiz." dedi. Ben: "Miladi takvime göre hangi tarihteyiz?” diye sordum. Adam: "Neden Miladi takvimi meral ettin?” diye sordu. Ben: "Hangi mevsimde olduğumuzu hesaplayacağım." dedim. Adam: "Nevruz ayı yaklaştı. Bahardayız. Sen iyice mecnun olmuşsun." dedi. Ben yine tutturdum "Miladi takvime göre hangi tarihteyiz" diye. Bunun üzerine, bir kiliseye uğradık ve Miladi olarak 5 Nisan 1461 yılında olduğumuzu öğrendik. Kadıya vardığımızda kadı: "Nereden geldin, hatun?” diye sordu. Hatırlamadığımı söyledim. "Dinin ne?” diye sordu. "Ben Müslümanım." dedim. İnsanlar, benim mecnun olduğumu söylediler. Kadı: "Bu hatun mecnun değil, sadece bir şaşkın. Onu hareme götürün. Eğitim alsın." dedi. Bunun üzerine beni, şu anki İstanbul Üniversitesi binasının bulunduğu Eski Saray'a götürdüler. Haremdeki kızlar, bir perdenin arkasında toplanmışlardı. Perdenin arkasından bir erkek sesi geliyordu: Ben, Vezir-i Azam'ınız ve Sadrazam'ınız olacak, sizi yüce ordumuza kabul buyuruyorum." dedi. Olayı öğrendim ki, Padişah 2. Mehmet, bir sefere çıkacakmış ve Sadrazam, gönüllü olan kızları bu sefere kabul edip ayrı bir "kadınlar ordusu" kuracakmış. "Bu sefere ben de katılmak istiyorum, Sadrazam Efendim." dedim. "Katılabilirsin, hatun." dedi. Haremin kalfası, bana haremdeki kadınların giydiği kıyafetlerden verdi. Hamamda yıkanıp, üstümü giyinmemi söyledi. Dediklerini yaptım. Daha sonra haremdeki kızlarla tanıştım. Beraber sefer hazırlıkları yaptık ve vakti geldiğinde sefere çıktık. En önde Padişah, onun arkasına erkekler ordusu ve en arkada kadınlar ordusu olarak, ata binmiş, gidiyorduk. Padişah, nereye sefere gittiğimizi söylememişti ama ben, 1461 yılından dolayı Trabzon Seferi'ne çıktığımızı biliyordum. Fakat kellemin gitmesi korkusuyla bunu kimseye söylemedim. Sonra uykuya daldım. Aradan çok kısa bir zaman geçmişti fakat padişah: "Trabzon Komnenos'a ulaştık" diye bağırdı. Ben, bu sesle uyandım. İçimden "Ne çabuk vardık ama bu astral seyahat olduğu için normal" diye düşündüm. Sadrazam: "Devlet-i Aliyye ordumuz, Trabzon Komnenos'u karadan ve denizden kuşattı." dedi. Daha sonra İmparator David'in sarayına gidip imparatorun karşısına çıktık. Padişah, ona şehri teslim etmesini söyledi. İmparator, uzunca düşündü ve uzunca müzakereler yapıldıktan sonra şehri teslim etmeyi kabul etti. Padişahın karşısında diz çöküp, şehrin kılıcını ve anahtarını teslim etti. Daha sonra ben, astral seyahatten uyandım.

Astral seyahatle zamanda yolculuk yaptım, ne düşünüyorsunuz?
Cevapla