Avrupa Deprem Tehlikesi ve Risk Tesislerinin (EFEHR) yayımladığı haritalar Avrupa’da depreme ilişkin kapsamlı değerlendirmeler sunuyor. Bunlardan birisi tehlikeyi gösteren “en büyük yer ivmesi (PGA” haritası. PGA, depremlerin etkisinin incelenmesinde ve deprem tehlike analizlerinde kullanılıyor.
Avrupa Akdeniz Sismik Tehlike Modelinin (ESHM-2020) PGA haritasına göre Avrupa’da deprem tehlikesinin en yüksek olduğu ülkeler Türkiye’nin yanı sıra Romanya, Yunanistan, İtalya ve Arnavutluk. PGA değeri yükseldikçe tehlike artıyor.
Haritada gösterildiği gibi beyazdan mavi, yeşil, sarı, turuncu, kırmızı ve mor renge doğru tehlike artıyor. Türkiye’de Ege ve Akdeniz’de sahil şeridinde tehlike boyutu mor renge kadar çıkıyor. Bu en yüksek tehlikeye işaret ediyor.
Türkiye'de Doğu Anadolu Fay Hattı ile Kuzey Anadolu Fay hattı olmak üzere başlıca iki büyük fay hattı bulunuyor.
Haritada Hatay’dan başlayan Gaziantep, Kahramanmaraş, Adıyaman, Elâzığ, Tunceli, Bingöl, Muş, Erzincan, Tokat, Çorum, Bolu, Düzce, Sakarya ve Kocaeli’ne doğru uzan bir çizgi dikkat çekiyor. Bu çizgi de Türkiye’de deprem tehlikesinin en yüksek olduğu bölgelere işaret ediyor.
Prof. Dr. Naci Görür, Doğu Anadolu Fayı ile Kuzey Anadolu Fayının Bingöl Karlıova'da birleştiğini belirterek, iki fay hattının da 'doğrultu atımlı karakterli' olduğuna dikkat çekmişti.
İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) hazırladığı “AFAD 2018. Türkiye Deprem Tehlike Haritası” Türkiye’yi daha yakından gösteriyor.
Yunanistan’ın İyon Denizi tarafından kalan sahil şeridi de en tehlikeli bölgelerden birisi.
Romanya’da başkent Bükreş’ten Ploieşti’ye doğru uzanan bölge de PGA değerinin oldukça yükseldiği ve haritada rengin iyice mora döndüğü bir yer.
Adriyatik Denizi kıyıları da deprem tehlikesinin bulunduğu yerlerden birisi. Arnavutluk, Hırvatistan ve İtalya bu tehlikeyi yaşayan ülkeler. “Çizme” olarak adlandırılan İtalya’nın büyük bölümü de tehlikeli bölgelerde yer alıyor. Ancak PGA değeri Romanya ve Türkiye kadar yüksek değil.
İspanya ve Portekiz’in Fas tarafına bakan kıyılarında tehlike dikkat çekse de PGA derecesi tam kırmızıya bile varmıyor.
Fransa, Almanya ve İngiltere’de deprem tehlikesi yok
EFEHR’nin haritasına göre Fransa, İngiltere ve Almanya’da neredeyse deprem tehlikesi yok. Yine Hollanda ve İskandinav ülkelerinde de PGA değer oldukça düşük.
Avrupa Akdeniz Sismik Tehlike Modelinin (ESHM-2020) haritası L. Danciu ve diğer bilim insanları tarafından hazırlandı
Aslında coğrafyamızın faydaları var. O göller nehirler olmasa alüvyon arazilerimiz olmaz. Alüvyon araziler 1. derecede tarım alanıdır. Biz oralara tarım yapmak yerine büyük şehirler sanayi alanları kurmamız bizim beyinsizliğimiz. Aynı şekilde fay hatlarının olmasının da iyi bir yanı var. Faylar dağlara sebep olur o dağları kış turizminde doğa turizmimde kullanırsın. Fay hatları sıcak su (ılıca/kaplıca/jeotermal) kaynakları da sağlar bu da sağlık turizmi ve enerji demek. Fay hatlarının geçmesi demek ülkenim hala genç oluşumlu olup, farklı yükseltilerde yer şekillerinin olması demek. Bu da farklı tipte toprak ve bitki örtüsü çeşitliliği demek bu da tarım için olumlu bir şey. Fay hatlarının aktif olması demek aynı zamanda tektonik, volkanik arazinin de varlığı demek tektonik araziler tarım açısından faydalıdır. Volkanik araziler de aynı şekilde. Bu arada Türkiye bir volkan ülkesidir. Türkiyedeki volkanlar aktif volkanlardır. Sönmüş falan değillerdir. Literatürde 10 bin yıl boyunca hiç patlamamış volkan dağlarına ancak sönmüş volkan deniyor. Bizdekiler hep özellikle Vangölü ve çevresindeki volkan dağları aktiftir. Doğa olayları insan ömrüyle sınırlandırılamaz. Çok güçlü bir depremde yer hareketinde o dağlar aktif olup patlayabilir. Nitekim en sonki depremde o bölgedeki bir tane dağdan bulutlar çıkmaya başladı. Türkiye dünyada aktif volkanların olduğu bir ülke olarak kabul ediliyor çünkü volkanları 10 bin yıldan önce harekete geçmiş. Çamur ya da duman atmış. Volkanik dağların da hepsi içinden lav (erimiş taş) çıkaracak diye bir kaide yok çamur ve duman da çıkarabilir. Yine 3 tarafımızın denizle çevrili olması bize denizlere hakim olma, daha uzak yerlere ticaret yapmaktan tut da Türkiyenim ikliminim daha ılıman olmasını sağlamasına kadar faydası var. Yani aslında bu saydıkların negatif değil pozitif özellikler değerlendirmesini bilirsen.
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
2Cevap
Evet öyleyiz aslında.
Avrupa Deprem Tehlikesi ve Risk Tesislerinin (EFEHR) yayımladığı haritalar Avrupa’da depreme ilişkin kapsamlı değerlendirmeler sunuyor. Bunlardan birisi tehlikeyi gösteren “en büyük yer ivmesi (PGA” haritası. PGA, depremlerin etkisinin incelenmesinde ve deprem tehlike analizlerinde kullanılıyor.
Avrupa Akdeniz Sismik Tehlike Modelinin (ESHM-2020) PGA haritasına göre Avrupa’da deprem tehlikesinin en yüksek olduğu ülkeler Türkiye’nin yanı sıra Romanya, Yunanistan, İtalya ve Arnavutluk. PGA değeri yükseldikçe tehlike artıyor.
Haritada gösterildiği gibi beyazdan mavi, yeşil, sarı, turuncu, kırmızı ve mor renge doğru tehlike artıyor. Türkiye’de Ege ve Akdeniz’de sahil şeridinde tehlike boyutu mor renge kadar çıkıyor. Bu en yüksek tehlikeye işaret ediyor.
Türkiye'de Doğu Anadolu Fay Hattı ile Kuzey Anadolu Fay hattı olmak üzere başlıca iki büyük fay hattı bulunuyor.
Haritada Hatay’dan başlayan Gaziantep, Kahramanmaraş, Adıyaman, Elâzığ, Tunceli, Bingöl, Muş, Erzincan, Tokat, Çorum, Bolu, Düzce, Sakarya ve Kocaeli’ne doğru uzan bir çizgi dikkat çekiyor. Bu çizgi de Türkiye’de deprem tehlikesinin en yüksek olduğu bölgelere işaret ediyor.
Prof. Dr. Naci Görür, Doğu Anadolu Fayı ile Kuzey Anadolu Fayının Bingöl Karlıova'da birleştiğini belirterek, iki fay hattının da 'doğrultu atımlı karakterli' olduğuna dikkat çekmişti.
İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) hazırladığı “AFAD 2018. Türkiye Deprem Tehlike Haritası” Türkiye’yi daha yakından gösteriyor.
Yunanistan’ın İyon Denizi tarafından kalan sahil şeridi de en tehlikeli bölgelerden birisi.
Romanya’da başkent Bükreş’ten Ploieşti’ye doğru uzanan bölge de PGA değerinin oldukça yükseldiği ve haritada rengin iyice mora döndüğü bir yer.
Adriyatik Denizi kıyıları da deprem tehlikesinin bulunduğu yerlerden birisi. Arnavutluk, Hırvatistan ve İtalya bu tehlikeyi yaşayan ülkeler. “Çizme” olarak adlandırılan İtalya’nın büyük bölümü de tehlikeli bölgelerde yer alıyor. Ancak PGA değeri Romanya ve Türkiye kadar yüksek değil.
İspanya ve Portekiz’in Fas tarafına bakan kıyılarında tehlike dikkat çekse de PGA derecesi tam kırmızıya bile varmıyor.
Fransa, Almanya ve İngiltere’de deprem tehlikesi yok
EFEHR’nin haritasına göre Fransa, İngiltere ve Almanya’da neredeyse deprem tehlikesi yok. Yine Hollanda ve İskandinav ülkelerinde de PGA değer oldukça düşük.
Avrupa Akdeniz Sismik Tehlike Modelinin (ESHM-2020) haritası L. Danciu ve diğer bilim insanları tarafından hazırlandı
Aslında coğrafyamızın faydaları var. O göller nehirler olmasa alüvyon arazilerimiz olmaz. Alüvyon araziler 1. derecede tarım alanıdır. Biz oralara tarım yapmak yerine büyük şehirler sanayi alanları kurmamız bizim beyinsizliğimiz. Aynı şekilde fay hatlarının olmasının da iyi bir yanı var. Faylar dağlara sebep olur o dağları kış turizminde doğa turizmimde kullanırsın. Fay hatları sıcak su (ılıca/kaplıca/jeotermal) kaynakları da sağlar bu da sağlık turizmi ve enerji demek. Fay hatlarının geçmesi demek ülkenim hala genç oluşumlu olup, farklı yükseltilerde yer şekillerinin olması demek. Bu da farklı tipte toprak ve bitki örtüsü çeşitliliği demek bu da tarım için olumlu bir şey. Fay hatlarının aktif olması demek aynı zamanda tektonik, volkanik arazinin de varlığı demek tektonik araziler tarım açısından faydalıdır. Volkanik araziler de aynı şekilde. Bu arada Türkiye bir volkan ülkesidir. Türkiyedeki volkanlar aktif volkanlardır. Sönmüş falan değillerdir. Literatürde 10 bin yıl boyunca hiç patlamamış volkan dağlarına ancak sönmüş volkan deniyor. Bizdekiler hep özellikle Vangölü ve çevresindeki volkan dağları aktiftir. Doğa olayları insan ömrüyle sınırlandırılamaz. Çok güçlü bir depremde yer hareketinde o dağlar aktif olup patlayabilir. Nitekim en sonki depremde o bölgedeki bir tane dağdan bulutlar çıkmaya başladı. Türkiye dünyada aktif volkanların olduğu bir ülke olarak kabul ediliyor çünkü volkanları 10 bin yıldan önce harekete geçmiş. Çamur ya da duman atmış. Volkanik dağların da hepsi içinden lav (erimiş taş) çıkaracak diye bir kaide yok çamur ve duman da çıkarabilir. Yine 3 tarafımızın denizle çevrili olması bize denizlere hakim olma, daha uzak yerlere ticaret yapmaktan tut da Türkiyenim ikliminim daha ılıman olmasını sağlamasına kadar faydası var. Yani aslında bu saydıkların negatif değil pozitif özellikler değerlendirmesini bilirsen.
Ada değil yarımadayız. Adanın 4 tarafı denizlerle çevrili olur