Demin bu konuyla ilgili şöyle bir düşüncem oldu⬇️ Bu düşüncemi Zafer Partisi’ne Ümit Özdağ’a yollayacağım. Belki bir katkısı olur. Ama önce buradaki yabancı kişiler de okuyup eleştirsin isterim.
Ben artık siyasi partilerin siyaset üretirken bu köylerinden göçmüş halkı tekrar köylerine geri döndürecek politikalar üretmesini bekliyorum. Bununla ilgili olarak da köylere/kırsala tarımda kooperatifleşmeye, üretilen tarım ürünlerinin coğrafi iz belgesi/coğrafi işaret alarak markalaşmasına ve tarıma dayalı sanayiyi desteklemelisiniz. Yine şehirlerde köylere gidecek herkes kendi kütüğündeki illere/köylerine gitmeliler. Bunu yaparken de gidecek insanların orada tarım yapacak toprağı, bakacak hayvanı olmalı. Bu yer ve hayvanı devlet bir kereye mahsus ya da belli birkaç yıllığına üreticinin üretim yapacağına dair sözleşme imzalatılarak devlet tarafından verilmeli. Ürünü satacağı yer de hazır olmalı. Devlet satın alabilir satın almasa da tarım ürünlerine taban fiyat uygulaması yapabilmeli. Yani belli bir fiyatın altında satmak yasaklanmalı. Devlet bunu belirlerken de üreticinin maliyetlerini gerçekçi bir şekilde çarpıtmadan belirlemeli. Yine tarımda kendi ailemde de gördüğüm sorunlardan biri de tarım işçisi ırgat sorunu. Bunun için de köyde, kırsalda ikamet edecek, maaşlı, sigortalı tarım işçileri olmalı. Bunlar o bölgede yaşayan işsiz gençlerden olmalı. Mesela zeytinciliğin yoğun olarak yapıldığı Aydın, Balıkesir gibi yerlerde yaşayan işsiz gençler kayıtlı olacaklar zeytin zamanı gelip mahsül kaldırmada gidip zeytin tarlasına çalışacaklar, birinin bir sürü inekleri, koyunları var diyelim oraya gidecekler koyun sağacaklar, tarla da ürün toplayacaklar falan. Bu insanlar orada daimi yaşacaklar ve tıpkı işçi, memur gibi sgk’dan sigortalı olacaklar. Bu maliyet de köylerde kurulacak olan kooperatiflerden alınacak olan belli bir kesintiyle ve Tarım Bakanlığı’nın bütçesiyle yapılacak. Tarım işçiliği bir meslek gibi olacak. Nasıl bir işçi çalışıp maaş alıyorsa, sigortalı oluyorsa bunlar da öyle olacak ve hatta çalıştıkları günlerle de bu işten emekli bile olabilecekler. Böylelikle köye bağlı olan bir halk yaratılabilinip, köy nüfusu yine canlandırılabilir. Tabi ki insanlar orada nüfuslanmaya başladıkça şehircilik faaliyetleri, planlı şehirleşme, kültürel ve eğlence alanları, okullar falan yine büyük şehirler düzeyine getirilecek. Şehircilik hizmetleri oraya da gidecek. Evet böyle düşünüyorum siz ne düşünüyorsunuz bu yazdıklarım hakkında? Eksik yönleri, tutarsız yerleri var mı varsa neler?
Ben artık siyasi partilerin siyaset üretirken bu köylerinden göçmüş halkı tekrar köylerine geri döndürecek politikalar üretmesini bekliyorum. Bununla ilgili olarak da köylere/kırsala tarımda kooperatifleşmeye, üretilen tarım ürünlerinin coğrafi iz belgesi/coğrafi işaret alarak markalaşmasına ve tarıma dayalı sanayiyi desteklemelisiniz. Yine şehirlerde köylere gidecek herkes kendi kütüğündeki illere/köylerine gitmeliler. Bunu yaparken de gidecek insanların orada tarım yapacak toprağı, bakacak hayvanı olmalı. Bu yer ve hayvanı devlet bir kereye mahsus ya da belli birkaç yıllığına üreticinin üretim yapacağına dair sözleşme imzalatılarak devlet tarafından verilmeli. Ürünü satacağı yer de hazır olmalı. Devlet satın alabilir satın almasa da tarım ürünlerine taban fiyat uygulaması yapabilmeli. Yani belli bir fiyatın altında satmak yasaklanmalı. Devlet bunu belirlerken de üreticinin maliyetlerini gerçekçi bir şekilde çarpıtmadan belirlemeli. Yine tarımda kendi ailemde de gördüğüm sorunlardan biri de tarım işçisi ırgat sorunu. Bunun için de köyde, kırsalda ikamet edecek, maaşlı, sigortalı tarım işçileri olmalı. Bunlar o bölgede yaşayan işsiz gençlerden olmalı. Mesela zeytinciliğin yoğun olarak yapıldığı Aydın, Balıkesir gibi yerlerde yaşayan işsiz gençler kayıtlı olacaklar zeytin zamanı gelip mahsül kaldırmada gidip zeytin tarlasına çalışacaklar, birinin bir sürü inekleri, koyunları var diyelim oraya gidecekler koyun sağacaklar, tarla da ürün toplayacaklar falan. Bu insanlar orada daimi yaşacaklar ve tıpkı işçi, memur gibi sgk’dan sigortalı olacaklar. Bu maliyet de köylerde kurulacak olan kooperatiflerden alınacak olan belli bir kesintiyle ve Tarım Bakanlığı’nın bütçesiyle yapılacak. Tarım işçiliği bir meslek gibi olacak. Nasıl bir işçi çalışıp maaş alıyorsa, sigortalı oluyorsa bunlar da öyle olacak ve hatta çalıştıkları günlerle de bu işten emekli bile olabilecekler. Böylelikle köye bağlı olan bir halk yaratılabilinip, köy nüfusu yine canlandırılabilir. Tabi ki insanlar orada nüfuslanmaya başladıkça şehircilik faaliyetleri, planlı şehirleşme, kültürel ve eğlence alanları, okullar falan yine büyük şehirler düzeyine getirilecek. Şehircilik hizmetleri oraya da gidecek. Evet böyle düşünüyorum siz ne düşünüyorsunuz bu yazdıklarım hakkında? Eksik yönleri, tutarsız yerleri var mı varsa neler?
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer