Antalya'da, 5 gündür haber alınamayan gazetecilik bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Azra Gülendam Haytaoğlu,48 yaşındaki emlak ofisi sahibi Mustafa Murat Ayhan tarafından önce tecavüz edilip, sonra öldürüp cesedi parçalanarak gömülmüş.
Bu ilk değil maalesef sonda olmayacağına benziyor peki bu vahşete son vermek için neler gerekiyor?
21 yaşındaki Azra Gülendam Haytaoğlu önce tecavüz edip, sonra öldürüldü, Türkiye'de kadın cinayetleri neden artı?
Bunu durmanın yolu caydırıcı cezalardan geçer. Kanunlar uygulanmalı. Eğitim, statü vs bunu engel değil. Zihniyet değişmeli. Uzun yıllardan beri süre gelmiş ataerkil düzen ne yazık ki bunun sebepleri arasında kadını ikinci sınıf gören, erkeğe hizmetten başka bir vasfı olmadığı ile ilişikliği olan tüm öğretilerin bunda yine parmağı vardır.
"COĞRAFYA KADERDİR" söylemi birkez daha doğrulanıyor. Yaşadığımız ortadoğu cehenneminde 5 bin yıllık ataerkil toplum düzeni maalesef bu şekilde işliyor. Kadın 2. sınıf olarak bile görülmüyor.
Çoğu 3. sınıf ülkede durum bu ne yazık ki. Kadınların eğitim, sağlık gibi temel hakları bile engelleniyor. Özgürce yaşamak nedir bilmiyor. En köklü ve gelişmiş medeniyetlere bakalım örneğin Sümerler kadını tanrıça olarak görürlerdi. Toprak ana ismi kadından esinlenerek verilmiş bir isimdir. Toprak nedir berekettir, kutsaldır. Kadını da bu düzeyde tuttular , neden? Kadın dünyaya can getirdi, baktı , büyüttü aynı toprak gibi, dediler ki kadınlar kutsaldır. Türk medeniyetine bakalım kadınlar erkekler ile birlikte savaşıdı, hakanın bildirisi katun onayı olmazda yani hakanın eşi geçersiz sayılırdı ortak karar vermek zorundaydılar. Hükümdarlığı kadınların da yapmış olduğu sayılı medeniyetlerdendir. Antik Mısır Kleopatra en güzel örneklerden sonra kara bulut gibi bir erkek egomanyası patlak verdi. Ben anaerkil ya da ataerkil bir düzen savunucusu değilim. Olması gereken insana adaletli ve eşit hakların sunulduğu herkesin güvende hissettiği bir düzen ne yazık ki sadece büyük bir ütopya.
Dinlemeyi, okumayı ve sorgulamayı bilmeyen bir toplum kendi içinde hapsolmaya ve kendini kendini bittirmeye mahkumdur. Evet bu çoğrafyada adelet ve eşitlik istemek maalesef ütopya'dır.