*Küçük esnaf yine kapalı. Okullar kapalı. Düğünler yasak , cenazeler kısıtlı. 13 aydır kısıtlı bir yaşamda, endişe içindeyiz...
*13 ay sonra sayın hükümet müjde verdi. Tam kapanma olacakmış...
*Lakin kamu kurumları çalışıyor Zincir marketlerin hepsi açık... İmalat sanayi, yani Koçun, Sabancının... vs çok sayıda üst seviyede zenginin fabrikaları açık...
*Zaten onlar hiç etkilenmediler bu salgın illetinden. Hep ürettiler, hep kazandılar. Tüsiad ve müsiad ise bu salgın önlemleri konusunda hiç bir açıklama yapmadı... Hep sustular. Çünkü onlar için hiç sorun yoktu.
*Ve her nedense muhalefet partileri dahi bu konuyu gündeme getirmediler.. Neden küçük ve orta işletmelerde sayısız insan işsiz kalırken bu büyükler hiç zarar görmüyorlar? Bu partiler güçlerini halktan mı yoksa başka yerlerden mi alıyorlar?
*Bu konuda siz de hiç düşündünüz mü? Fikriniz nedir?
Düşünmediğimiz günmü var..! Malesef fabrikalar sipariş üzeri işçi alır bizde. O siparişler durursa, işçiler çok zarar görür. Büyük zenginlerin, son 10 yılda affedilen vergileri ile tüm işçiler ve esnaf bu gün çok rahat atlatırdı bu süreci.
Bende onu söylüyorum. Malesef fabrikalarda hacim büyük. 2023'e kadar elektrik dağıtım üretim şirketleri vergi vermeyecek. Bu güne kadar, o vergiler alınıp, dokunulmasa idi, bu gün, o esnafın, zararı, işçisinin maaşı, çok rahat 3 ay ödenirdi.
sermaye kazanmaya devam edecek, halk kaynaklarını tüketmeye devam edecek, devlet güç kaybetmiş tüketmiş var olanı toplumun sırtına yükleniyor, turizm de çökmeden yaza kadar toplayım oradan da gol yemiyim derdin de. güven bitti sağlık gitti.
Çünkü büyük turizm firmaları , güçlü işi insanlarının firmalarıdır. Sadece küçük çaplı otel, apart.. vs den ibaret olsaydı orada da durum farklı olmazdı. Yani gücü büyük olan, sözünü geçiriyor.
Sermaye sahiplerinin zincirleme holdinglerinde insanlar calisacak ama sehirlerdeki esnaf kapanacak. Kucuk esnafta sermaye sahipleride ayni hukuktan ve ayni adaletten ve devleti devlet yapan yasadan yararlanmiyor.
Buna da vahşi kapitalizm deniyor... Her kapitalist yönetim aynı değil. Norveçte, Yeni Zelandada da kapitalizm var, bizde de.. Ama arada dağlar kadar fark var.
Çözüm mümkün ve kolayken olayın bu kadar uzatılması insanin aklına başka fikirler getiriyor. Sanki çözmek mümkün iken herkes aşı olsun diye bilerek uzatiyorlar.
Küresel ölçekte planlanmış aşı komplosu riski.. Dünyayı bekleyen en büyük ve yakın risklerden birisi de su ve gıda sıkıntısı. Yani açlık. Domuz gribi aşısındaki tecrübe, bana Dünya sağlık örgütünün güvenilmez bir otorite olduğunu gösterdi. Ve yaşanılan kapitalizm kaynaklo pratikler de sıradan insan yaşamının onların gözünde ne kadar değersiz olduğunu. Bunlar hep risk arttırıcı, güven azaltıcı durumlar.
DSÖ nün güvenilmez bir otorite olduğuna ben de katılıyorum. Ancak dünya nüfusunun böyle hızlı artışı + doğanın hızla katledilmesi + GDO lu gıdalar + kıtalar arası yüksek insan mobilitesi bize pandemi çağını müjdeliyor. Pandemiler ard arda gelecek. Covid 19, covid 21, sars, ebola cart curt isimleri altında dalga dalga gelmeye devam edecek gibi görünüyor.
Asıl sormamız gereken şey: Neden Küba zengin bir ülke olmamasına rağmen pandeminin pençesine düşmedi?
Sence neden? Bazı ülkelerin başarılı olup ta bazılarının başarısız olmalari hakkında elbette bir fikrim var. Ama senin düşüncelerin de her zaman ufkumu genişletiyor. O yüzden merak ediyorum.
Tıbbın birinci vazifesi hastalananları tedavi etmek değil, birinci vazifesi insanların sağlıklı yaşamalarını sağlamaktır. Ancak neo-liberal kapitalizm bunu tersine çevirmiştir. Şehir merkezlerine hastaları birer müşteri olarak gören modern hastaneler inşa eder. Oysa Küba'da her mahallede bir mahalle doktoru vardır. İşleri mahalledeki insanların sağlığı ile ilgilenmektir.
Bizde de mahalle poliklinikleri var ama amaç elbette koruyucu toplum sağlığı değil, tedaviye yönelik sağlık hizmeti vermek. Hastalıklar oluşsun ki bazılarının ahlaksız çarkları dönebilsin. Kapitalizm temelli kölelik sistemi son bulmadan bu olumsuzlukların hiç birisi de son bulmayacaktır.
ne olmasını istiyorsun peki günde 350 kişini ölümü seni kesmemiş belli kaç keser mesela esnafı füşünüyorsunda ölenleri ölenlerin ailelirini, niye düşünmüyorsun ölenlerin içinde küçük esnaf yok mu sanıyorsun
Küçük esnaf yine kapalı. Okullar kapalı. Düğünler yasak , cenazeler kısıtlı. 13 aydır kısıtlı bir yaşamda, endişe içindeyiz... bunu cevabı yazdıgını unutma benide yorma çok bilmiş seni