19 yıl öncesine keskin dönüş; Diriliş Erdoğan/Çöküş Erdoğan...

Bir vatandaş bilinciyle yazmaya; partilerden bağımsız olarak anlatmaya çalışacağım.
Tam 19 yıl önce seçimi kazanarak ülkemde iktidar olan siyaset anlayışı ile bugünkü iktidar arasında çok derin farklılıklar var dostlar.

19 yıl öncesine keskin dönüş; Diriliş Erdoğan/Çöküş Erdoğan...

Her şeyden önce samimiyetten uzaklaşılmış olduğu inkar edilemez. Bunun en güzel örneği de Sayın Erdoğan'ın 3 gün önce yaptığı konuşmadır.

19 yıl önce, seçimi kazanan Erdoğan, yürüttüğü agresif ekonomi politikasının semerelerini toplamaya başlamış ve kısa bir süre sonra meydanlarda "Bu ülke IMF kapılarında borç için dilenen bir ülke olmaktan çıkmış; IMF ye borç veren bir ülke haline dönüşmüştür" diyordu özetle. Seçmen de doğal olarak bunu takdir ediyordu. Ancak madalyonun arka yüzü böyle değildi. Daha o dönemde bu agresif ekonomi politikalarının yanlış olduğunu her fırsatta çevremdekilere de anlatmaya çalışmıştım. Unutmayın, hiç bir baba eve katkı sağlamadığı ya da eve külfet olduğu için evladını satmaz. Bu mantıkla Kamu işletmelerinin satılması bana hep yanlış gelmişti. Partizanlık, liyakat eksikliği, hantal işletme mantığı nedeniyle zarar eden teşekkülün iyileştirilmesi pekala mümkün iken, satılması çok büyük bir hataydı. Ülke, üretim ekonomisinden tüketim ekonomisine hızla kayıyordu. Sonuçta bir gün satılacak bir şey kalmayacaktı. Uzun vade de bunun faturası ortaya çıkacaktı.

Gelinen 19 yıl sonunda, başladığımız yere geri döndük. Türkiye elindeki milli serveti satarak suni bir bahar yaşadı ve elindeki bitince de tekrar IMF den borç almaya başladı.

Gelelim samimiyet meselesine. Sayın Erdoğan, konuşmasında dikkat ederseniz IMF kelimesini kullanamadı. Bunun yerine "Süreci tamamlanan işlemler" demekle yetindi. Bu durumda sorulması gereken sorular şudur. Niye şeffaf olamıyoruz? Madem IMF den borç alacaktık, eskiden de böyle idare ediyorduk, niye bu milli servet elden çıkarıldı? IMF den borç almak ayıp değilse neden açık açık Türk milletinin gözünün içine baka baka bu söylenemiyor? Yok ayıpsa bu durumda da bunun sorumluluğunu üstlenerek neden Türk milletine hesap vermek yerine gizlenmeye çalışılıyor? Bu soruların cevapları belli. Bu soruların cevapları siyasette ne kadar samimiyetten uzak olduğumuzun bir göstergesidir.

19 yıl öncesine keskin dönüş; Diriliş Erdoğan/Çöküş Erdoğan...
Cevapla