2015 yılı ve MHP'deki kaynama

2015 yılında MHP'deki muhalif seslerin genel merkeze baş kaldırmasıyla ortaya çıkan süreçte önce örgütler olağanüstü tüzük kurultayı yapmak üzere harekete geçti ve kurultay delegelerinden imzalar toplandı. Bilmeyenler için bir not: MHP parti tüzüğüne göre Olağanüstü kurultayla genel başkan seçilmesi söz konusu değildi ve parti içi muhalefet olağanüstü tüzük kurultayı yaparak tüzükteki mu maddeyi değiştirmek üzere harekete geçmişti. Parti içi muhalefet 3 ismin etrafında toplanmıştı. İstanbul milletvekili Meral Akşener, Trabzon milletvekili Koray Aydın ve Iğdır milletvekili Sinan Ogan. MHP yönetimi ise kurultay delegelerinin yarıdan fazlasının imzası toplanmasına rağmen bu imzaları yok saymış, mahkeme kararıyla tüzük kurultayı için 3 kişilik kayyum heyeti belirlenmişti. Kayyum atandıktan sonra Genel başkan yardımcısı ve Gaziantep milletvekili Ümit Özdağ da muhaliflerin arasına katılmıştı.

Sonrasında gerçekleşen 15 temmuz kumpası ve Bahçeli'nin Erdoğan'a destek vermesiyle rüzgar yön değiştirmiş, bir mahkemenin verdiği kayyum atama kararını başka bir mahkeme iptal etmişti. Kurultay için belirlenen Ankara Büyük Anadolu Otelin girişleri polis tarafından kapatıldı ve tüzük kurultayı yaptırılmadı. Bunun ardından da MHP'de büyük bir bölünmeyle sonuçlanan süreç Türk siyasi hayatında yeni bir partileşme hareketine dönüştü.
Bölünme içinde bölünme

Bölünme hadisesi devamında bir bölünme daha getirdi. Meral Akşener, Koray Aydın, Sinan Ogan ve Ümit Özdağ'ın başı çektiği muhalif isimler yeni parti kuruluşu çalışmalarına başladı. İşin bu aşamasından önce her her isim kendi çevresinde nabız yoklama görüşmeleri yaptı. Toplamda on binlerce kişinin fikri alınan bu süreçte benden de hem Akşener ekibi, hem Ümit Özdağ ekibindeki tanıdıklarım üzerinden görüş istenmişti. Yeni bir ülkücü parti mi kurulmalı, yoksa AKP'ye rakip olacak bir merkez parti mi kurulmalı sorusuna cevap arandı.

Ülkücü bir parti olması gerektiği fikrini savunan Sinan Ogan ekipten ayrıldı. Diğer isimler nüvesini ülkücülerin oluşturduğu ama AKP ve CHP'den de oy alabilecek bir merkez parti kuruluşu için yola çıktı. Bu esnada daha önce MHP'den tasfiye edilen Namık Kemal Zeybek, Sadi Somuncuoğlu, Agah Oktay Güner, Prof. Enis Öksüz, Dr. Selim Kaptanoğlu gibi isimler de yeni parti fikrini destekleyip muhaliflere destek verdiler.
Ülkücülerin örgütlenme yeteneklerinden yararlanıldı ve ardından tasfiye edildiler
Partinin kuruluşu aşamasında geçmişte MHP'de ve Ülkü ocaklarında aktif olarak bulunmuş ve MHP genel merkeziyle ters düşmüş ülkücüler büyük rol oynadı. Gerek parti tüzüğünün oluşturulması, gerek hızlı örgütlenme ve gerekse örgütlere üye kaydı aşamalarında ülkücüler büyük katkı sağladı.

Bana da bu esnada Ankara il örgütü yönetim kurulu için teklif gelmişti. Partinin kuruluş süreci tamamlanıp da siyasi partiler yasası gereği ilçe, il kongreleri ile büyük kurultay sürecine geçildiğinde hava birden değişti. Partinin finans kaynaklarını sağlayan Koray Aydın ilçe ve il kongrelerinde ülkücüleri büyük ölçüde biçti ve ülkücülerin büyük çoğunluğu partiden tasfiye edildi. Devam eden süreçte milletvekili seçimleri aşamasında da Özcan Yeniçeri, Yusuf Halaçoğlu gibi isimler de aday gösterilmeyerek tasfiye edildiler ki tasfiye edilen isimler ülkücü kimliğiyle bilinen ve Ümit Özdağ'a yakınlığıyla bilinen isimlerdi.
Son büyük kurultay ve liste krizi

Ankara Altınpark'ta yapılan 2. olağan kurultayda 50 kişilik parti genel idare kurulu seçimleri için genel merkez tarafından oluşturulan 100 kişilik bir anahtar liste vardı. Ancak delegeler oy kullanmak için kabinlere gireceği esnada Koray Aydın ekibi tarafından ellerine verilen bir liste ortaya çıktı. İçlerinde Ümit Özdağ ve ona yakın isimlerin olduğu yaklaşık 10 kişilik bu listedeki isimlere GİK için oy verilmemesi isteniyordu.

Nitekim bu listeyle kurultaya kadar genel başkan yardımcısı olan Ümit Özdağ'ın da içinde bulunduğu ekip de parti yönetiminden tasfiye edilmiş oldu. Kurultay sonrası listede isimleri bulunan milletvekilleri ve il başkanları parti içinde bir başkaldırı hareketine giriştiler. Buradaki olay Koray Aydın'ın en güçlü rakibini ekarte etme çalışmasıdır.
Ümit hocanın deprem yaratan çıkışı
Öncelikle şunu söylemeliyim ki, Ümit hocayı 2003 yılından beri tanırım, sık sık ziyaretine gider, başında bulunduğu düşünce kuruluşunun düzenlediği eğitim organizasyonlarına da katılırım. Siyasi çizgisinde sapma olmayan, doğruları da bağıra bağıra söylemekten korkmayan bir siyasetçidir Ümit Özdağ.

Ümit Hoca'nın önce partinin İstanbul il başkanının fetöcu olduğunu ifade eden konuşması parti içinde bir fırtına kopardı. Ardından da CHP, SP ve HDP ile birlikte ortak anayasa taslağı çalışması yapıldığını ifşa ederek yaptığı çıkış siyasette deprem etkisi yarattı. İyi partinin son seçimlerde dile getirdiği parlamenter sisteme geri dönülmeli fikrini destekleyen biri olsam da yeni anayasa çalışmasına HDP'nin dahil edilmesi tasvip edebileceğim bir durum değildir. Nitekim Ümit hocanın da tepkisi bu noktadadır.

Milli ve milliyetçi duruşlarıyla bilinen CHP, İyi Parti ve Saadet Partisi'nin bu çalışmaya HDP'yi katmış olması kabul edilemez. Çünkü, HDP Türkiye Cumhuriyetinin kurucu değerleriyle kavgası olan, devletin üniter yapısına karşı olan, Türk kelimesine alerjisi olan ayrılıkçı-bölücü ve dış destekli terör örgütünün siyasi uzantısı olarak duruşu belli olan bir partidir. Bu ülkenin geleceği için yapılan anayasa taslak çalışmasında Türk devleti ve Türk milletiyle kavgası olan bu partinin söz sahibi olması düşünülemez ve kabul edilemez.
Ümit hocanın partiden ihracı ve yeni süreç

Dün itibariyle Ümit hoca parti disiplin kurulu kararıyla ihraç edilirken Adana Milletvekili İsmail Koncuk da partiden istifa etti. İsmail Ok da daha önce istifa etmişti. Muhtemeldir ki bu istifa tek istifa olmayacaktır. Gerek milletvekillerinden , gerekse parti örgütlerinden istifalar gelecektir. Bu arada Ümit hoca da parti yönetimine karşı söylemini daha da sertleştirerek daha büyük bir savaşın fitilini ateşlemiştir. Koray Aydın içinse partinin genel başkanlığını ele almak için son bir viraj kalmıştır. Bilindiği gibi genel başkan Meral Akşener milletvekili değil ve Koray bey ise parti örgütlerinin tartışmasız tek hakimi durumuna gelmek istemiş ve bunu da başarmıştır. Devam eden süreçte Koray Aydın'ın Meral hanımı devirip genel başkanlığı eline alması ihtimali son derece yüksektir.

Zaten şimdiye kadar da davul Meral hanımın boynunda olsa da tokmak Koray beyin elindeydi. Ancak Koray beyin de sağı solu pek belli olmaz. Daha önce MHP genel başkan adaylığı döneminde gördük ki beraber çalıştığı insanları çok kolay satışa getirebiliyor. Nitekim MHP genel başkan adaylığı sürecinde Trabzon il örgütü dışından kendisine destek veren bütün il ve ilçe örgütleri genel merkez tarafından biçilirken ağzını açıp gık dememişti. Önümüzdeki süreci izleyip göreceğiz. Ama merhum cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e ait bir sözü de unutmamak lazım. Siyasette 24 saat çok uzun bir zamandır.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar