Bulunduğumuz Coğrafyanın Kaçınılmaz Gerçeği: Deprem

Deprem nedir ve nasıl oluşur?

Dün Kıbrıs'ta yaşanan 5.0 şiddetindeki deprem hep göz ardı ettiğimiz bir coğrafi ve bilimsel gerçeği tekrar önümüze çıkardı. Halbuki daha birkaç ay önce Elazığ ve İzmir'de iki deprem yaşadık. Çok çabuk unutuyoruz ama biz bir deprem coğrafyasında yaşıyoruz. Peki deprem dediğimiz şey nedir ve nasıl oluşur konusunu biliyor muyuz bunu anlatmaya çalışacağım. Öncelikle yer kabuğu nedir bunu açıklamak gerekir. Yerkabuğu dediğimiz şey deniz seviyesinden 33-35 km derinliğe kadar inen, su toprak ve yaşamın olduğu ince bir tabakadır. Zaten ince bir kabuk gibi olduğu için yer kabuğu adı verilmiştir.

Yer kabuğu farklı özellik ve yoğunluğa sahip katmanlardan oluşur. Yukarıdaki görsel bu farklı katmanları görmek açısından güzel bir örnektir. Aranızda Kapadokya'ya gidenler varsa orada da bunun kadar zengin olmasa da farklı yoğunluk ve özellikteki katmanların doğal koşullar altında katmanlar halinde oluşup, doğal şartlar ile aşındığı ve peri bacaları dediğimiz şekilleri oluşturduğunu görebilirsiniz.

Tektonik plakalar nedir?

Tektonik plaka dediğimiz olay birbirinden kırıklarla ayrılmış ana kara parçalarıdır. Görselde de görüleceği gibi denizlerin altında da devam eden, toplamda yeryüzü şeklini oluşturan yer kabuğu parçalarına tektonik plaka denir. Bizim içinde bulunduğumuz Anadolu coğrafyası Avrasya plakasının bir parçasıdır ve doğudan Arap plakası, güneyden Afrika plakasının baskı uyguladığı çarpışma hattında yer alır.

Nitekim dün Kıbrıs'ta yaşanan deprem Afrika plakasının kuzeye doğru hareketinden kaynaklanan bir depremdi. Depremler de bu tektonik plakaların birbirini itmesi veya birbirine sürtünmesinden kaynaklanan yeraltı hareketleridir. Bu hareketler esnasında çok büyük bir kuvvet açığa çıktığı için yeryüzünde de sarsıntı etkileri oluşturur.
Tektonik plakalar neden hareket eder?

Tektonik plakaları hareket ettiren temel etkenlerden birisi magmanın sıcaklığından dolayı oluşan iç basınçtır. Diğer bir etken ise dünyanın kendi çevresinde ve güneş çevresinde dönüşünden kaynaklanan merkezkaç kuvvetidir. Tektonik plakaların birbiriyle çarpışma halinde olduğu yerlere fay hattı denir. Haritacılık bilgileri olanlar bilirler ki ekvatoru referans alırsak dünyadaki karalar saat yönünde yıllık ortalama 30 cm kuzeye doğru hareket eder. İşte bu hareketler ve magmada biriken ısıl basınç neticesinde tektonik plakalar birbirini iter veya sürtünür. Bu sürtünmeden açığa çıkan enerji boşalımı da kırılmalara ve sarsıntılara neden olur.
Fay hattı kırılınca ne olur?

İki plakanın fay hattı boyunca birbirine yüzlerce kilometrelik yüzeylere uyguladığı baskı kuvveti artınca bir kırılma yaşanır. Bu durumda plakalardan birisi diğerinin altına doğru ilerlerken diğeri yukarı doğru hareket eder. İşte deprem anı hissedilen sarsıntı bundan kaynaklıdır. Tektonik plaka kavramını anlatırken kullandığımız görselde de görüleceği gibi Anadolu plakasına güneyden Arap plakası baskı uygulamaktadır. Pakistan, Afganistan, İran ve Türkiye Hint ve Arap plakalarının dikey ve yanal atımlı hareketlerinden dolayı önemli bir deprem bölgesidir. Yukarıdaki görselde dikey hareketin toprağı nasıl yardığını ve yükseklik farkı oluşturduğunu görebilirsiniz.
Depremin yıkıcılığı neden ve nasıl oluşur?

Depremlerin şiddeti Richter ölçeği dediğimiz bir ölçüm sistemiyle tespit edilir. Ölçeklendirme joule cinsinden enerjinin belli bir matematiksel hesaplama tekniğiyle yapılır ve 0 ile 9 arasında sayılarla ifade edilir. Depremde yıkıcı etkinin Richter ölçeği sayısının yüksekliğine bağlı olduğu düşünülse de aslında yıkıcı etkiyi depremin süresi oluşturur.

Şöyle örneklendirebiliriz bunu: 8.0 şiddetinde 3 saniye süren bir depremde oluşan hasar etkisi ile 5.0 şiddetinde 40 saniye süren sarsıntının verdiği hasar etkisi arasında dağlar kadar fark vardır. Uzun süreli depremler daha yıkıcı özelliğe sahiptir.
Ne yapmak gerekir?

Bir defa bilmemiz gereken en önemli şey şudur: Deprem öldürmez, ihmal öldürür. Bizler, Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu 17 Ağustos 1999 depremiyle beraber öğrendik. Bu depremden sonra bir farkındalık oluşmuş olsa da gerçekten deprem politikaları, acil eylem planları, kentsel dönüşüm planlama ve uygulamalarında olması gereken noktanın fersah fersah gerisindeyiz.

Şehir planlamaları ve kadastrasyonları yeniden ele alınmalı ve gereken muhitlerde tamamen yerleşim kaldırılarak yeni yerlere taşınmalı, deprem her an olacakmış gibi okullarda ve mahallelerde deprem tatbikatları yapılmalı, kamu spotu filmleriyle bilinç ve bilgi seviyesi artırılmalıdır. İşin vahimi ise hemen her depremden sonra depremler bahane edilerek açılan yardım kampanyalarından sağlanan katrilyonlarca lira maddi yardımın ve deprem vergilerinin deprem önlemleri için kullanılmayıp bütçe açığını kapatmak için kullanıldığını maalesef bu ülkenin bayındırlık bakanı ve ekonomi bakanı sözlü olarak ifade etmişlerdir.

Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar