Tertemiz Çamaşırların Sırrı Çözüldü! Öğrenmek İçin Bize Katıl!
Kapat
2 ay

Ali Babacan'ın DEVA Partisi Üzerine Kısa Bir Analiz

O kadar çalıştınız, çıka çıka bu mu çıktı?

Ali Babacanın DEVA Partisi Üzerine Kısa Bir Analiz

Eski Hazine müsteşarı ve eski Ekonomi bakanı Sayın Ali Babacan neredeyse 1 yıldır parti kurma çalışması içindeydi. Önce Eylül-Ekim gibi kurulacak denildi, sonra kasım oldu, Ocağa sarktı, derken nihayet 6-7 aylık gecikme ile Mart ayı içinde partisinin kuruluşunu açıkladı. Biraz sakin düşünüp analiz yapmak için bekledim. Şimdi kısa kısa düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım.

Babacan'ın siyasi kariyeri

Ali Babacanın DEVA Partisi Üzerine Kısa Bir Analiz

Bildiğiniz gibi sayın Babacan ilk AKP hükumeti döneminde Hazine Müsteşarı olarak görev yaptı. 2007 yılından itibaren de ekonomiyi yöneten isim olarak ön plandaydı. Sonra kısa bir süre kendisini Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığı esnasında Dışişleri Bakanı olarak gördük. Ve özellikle o zaman gördük ki sayın Babacan Ekonomi konusunda dünyada sözüne itibar edilen biri olsa da siyaseti ve diplomasiyi hiç bilmiyor. Nasıl mı? Katıldığı bir AB Dışişleri Bakanları toplantısı sonrasında gazetecilerin "Türkiye'de Hristiyan vatandaşların dini özgürlüklerini yaşama konusunda sorunları var, bu konuda ne dersiniz?" sorusuna "Türkiye'de Müslümanların da dini özgürlüklerini yaşama konusunda sıkıntıları var." diyerek hem kendi ayağına sıkmıştı hem de Türkiye Cumhuriyetini bir bakan olarak şikayet etmiş durumuna düşmüştü. Az çok siyasetten ve diplomasiden anlayan birisi olsa bu soruya provokatif soru soruyorsunuz diye cevap verebilirdi. Ya da Dayanağınız, kanıtınız nedir diyebilirdi ya da usta siyasetçilerin yaptığı gibi sadece gülümseyerek başka sorunuz var mı diyebilirdi.

Öz eleştiri yapmayan bir yapı

Sayın Babacan 2007-2018 yılları arasında ekonomi bakanı ve başbakan yardımcısı sıfatıyla, sayın Mehmet Şimşek ile koordineli bir çalışma izleyerek gerçekten ekonomiyi ve maliyeyi sıkı bir disipline sokmuştu. 2007'ye kadar da Kemal Unakıtan'a rağmen yine ekonomiyi Ancak şu da unutulmamalıdır ki Bakan ve başbakan yardımcısı olarak içinde görev AKP ile birlikte birçok yanlış uygulamaya da bakanlar kurulunda imza vererek ortak olmuştur. Kendi partisini kurmadan aylar öncesinden itibaren bir öz eleştiri bekledim. AKP ile yaptıkları yanlışları açıkça söyleyip dürüstçe bir öz eleştiri yapmalı ve biz bunlardan ders alan ve benzer hataları yapmamaya kararlı bir ekibiz demesini bekledim ama ne parti kuruluşunda ne öncesinde bir öz eleştiri gelmedi. Hatta katıldığı programlarda AKP ve AKP genel başkanı sayın Erdoğan'a en ufak bir eleştiride bulunmaktan kaçınıyordu. (Tıpkı sayın Davutoğlu gibi. O da AKP ve yönetimini eleştirmekten sonuna kadar kaçındı ve kaçınmaya devam ediyor)

Parti kurmak için neden 31 Mart 2019 seçimlerinin geçmesi beklendi?

Ali Babacanın DEVA Partisi Üzerine Kısa Bir Analiz

Ayrıca bir konuya da dikkat çekmek gerekiyor: Hem Davutoğlu hem Babacan AKP'den ayrılmak için 31 Mart 2019 mahalli idareler seçimlerini beklediler. Seçimdeki olası başarısızlık durumunda faturanın kendilerine kesilmesini istemediklerini ikisi de farklı ortamlarda ifade ettiler. Bu yolla AKP seçmenine mesaj verdiler aslında. Bakın biz seçim kaybedilmesinde pay sahibi değiliz, parti zaten dağılıyordu mesajı vererek aslında biz AKP'ye sadık kişilerdik ama partinin erimesinin nedeni bizler değildik. Biz yine AKP'nin başarılı olmasını istiyorduk düşüncesin olduklarını göstermeye çalıştılar. İşin aslı şuydu: AKP'den tasfiye edilmeden önce sesini yükseltip yanlışlara karşı tavır alamayan isimlerdi bunların hepsi.

Parti kuruluş beyanı ne söylüyor?

Ali Babacanın DEVA Partisi Üzerine Kısa Bir Analiz

Partinin kurucuları arasında AKP'den tasfiye edilen Kürtçü ekibin ciddi bir ağırlığı var. 90 kurucu üyeden 25 tanesi Kürt milliyetçiliği ve kürtçülük söylemleriyle bilinen isimler. Nitekim Kürtçü isimler Sadullah Ergin, Rojat Ölmez, Nihat Ergün, Mir Dengir Fırat'ın kızı, Eski Aile bakanı Selma Kavaf gibi, Fazıl Hüsnü Erdem gibi, Eski AKP'li bakan ve milletvekilleri ve İbrahim Halil Çanakçı gibi bürokratlardan çok sayıda isim olduğu görülüyor. Arada bir çeşni olsun diye herhalde, Ülkücü olarak bilinen Ramiz Ongun kurucular arasında yer almış. Anadilde eğitim vurgusu da gösteriyor ki AKP'den kaçan Kürtçü oyları toplama çabası içinde olacaklar. KPSS sonrası mülakatları kaldıracaklarını, kamu ihale kanununu değiştirip daha şeffaf bir yapıya kavuşturacaklarını söylüyorlar. Halkın her şeyinin elinden alındığını, yasaklar ve adaletsizlikten halkın yıldığını söylüyor. Ama bunu yapan 18 yıllık iktidar döneminde ne kendi yanlışlarını söylüyor, ne de hükumete konuşuyor. Bir hedefe değil de yarım ağızla ortalığa söylüyor. Ayrıca parlamenter sisteme geri dönüşü ve sistemin merkezine TBMM'yi getireceklerini ifade ediyorlar ama nedense tak adamlık sistemini öngören anayasa taslağı ve referandum sürecinde hiçbirinin gık dememiş olması ve AKP genel başkanı ve parti politikalarını eleştirme noktasında sessiz kalmaları dikkatimi çekiyor.

Kuruluşta yer alıp kurucular kurulunda yer almayan isimler

Ali Babacanın DEVA Partisi Üzerine Kısa Bir Analiz

Partinin kuruluşu aşamasında bilinen ama kurucular kurulunda yer almayan isimlere gelince şöyle bir tablo çıkıyor karşımıza. Abdullah Gül ismi her ne kadar geçse de partide yer almayacağı kesindir. Kartvizitinde Dışişleri Bakanı, Başbakan, TBMM başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı yazan bir isim yeni kurulan bir partiye üye olarak girip de karizmasını çizdirmez. Beşir Atalay, Haşim Kılıç ve Osman Can gibi isimlere gelince halkta çok antipati oluşturan isimler olduğu için kurucular kurulunda yer almayacak ama ileride sessizce partiye üye olacak ve seçimler yaklaştığında vitrine çıkarılacak isimler olarak görüyorum.

Partinin kotaları

Genel başkanlık için 10 yıl, kadın üyeler için %35 ve gençler için de %20 kota ayrılmış. Her partinin kuruluşunda buna benzer söylemler olsa da siyasi partiler yasasıyla kral olduğunu gören hiç kimse ne krallığından vazgeçer, ne de siyasi ranttan.

Hedef kitle neresi?

Ali Babacanın DEVA Partisi Üzerine Kısa Bir Analiz

Partinin söylemlerine bakınca aslında her partinin kuruluşunda açıklanan temel ve güzel hedefler olsa da icraatta ne yapacakları kurucular kurulundan belli oluyor. Siyasi partiler sisteminin en büyük hedefi kendi oyunu artırmak için diğer partilerden oy devşirmek yani seçmen koparmaktır. Hedef kitlenin aslında AKP'den kopan veya tasfiye edilen siyasal islamcı ve siyasal kürtçü kesim olduğu fazlasıyla belli. Kurucular içinde hiçbir sosyal demokrat ismin olmaması ve alevilikten bir cümleyle bahsedilip geçiştirilmesi merkez-sol seçmen ve Alevi Türk vatandaşlarının hedef kitle olmadığını gösteriyor. Yine sadece Mersin'de ve çok sınırlı siyasi etkinliği olan Ramiz Ongun dışında Ülkücü kimliği taşıyan kimsenin olmaması da Ülkücü veya Türk milliyetçisi seçmenlerin hedef kitle olmadığının en bariz göstergesi. Bir hedef kitle de küskün fetöcüler. Eski Çankırı Milletvekili ve Fetö çatı davasında tutuksuz yargılanan İdris Şahin'in kurucular arasında olması tesadüfi değil bence. O kesimin de oylarını ve maddi gücünü yanlarına çekmek istiyorlar.

DEVA partisi ne yapar?

Benim gördüğüm kadarıyla pek bir siyasi varlık ve etki gösteremeyecekleri yönünde. Biraz da ilçe ve il kongrelerinin sonuçlarını izleyip görmek gerekecektir. Ancak tek başına %5-7 aralığından daha fazla bir oy potansiyeli olacağını değerlendirmiyorum. Diğer yanda Davutoğlu'nun Gelecek Partisiyle de pek iyi ilişkileri olmadığını biliyoruz. Onun partisinin de en fazla %3-4 civarında bir oy potansiyeli olacağını değerlendiriyorum. Yani tek başına bir varlık gösteremezler.

İttifaklar nasıl şekillenir?

Ali Babacanın DEVA Partisi Üzerine Kısa Bir Analiz

AKP anayasada %50+1 sistemi getirdiğine aslında bin defa pişman olmuştur bence. Nitekim şimdi bunu %40'a düşürme söylemleri boşuna değil zaten. Daha önce seçim sonrası mecliste kurulan koalisyonların yerini seçim öncesi kurulan ittifaklar aldı. Yani koalisyonlar meclise girmeden kuruluyor. Hali hazırda iki temel ittifak var. AKP-MHP ikilisinin oluşturduğu Cumhur ittifakı ve CHP-İyi Parti-Saadet partisi ekseninin oluşturduğu Millet ittifakı. Babacan ve Dautoğlu'nun Cumhur ittifakı iç.inde yer alması düşünülemez. Öyle olacak olsa neden AKP'den ayrıldınız derler adama. Diğer yandan CHP ile de ittifaka gitmeleri çok zor görünüyor. Ben Deva partisinin Gelecek partisi ve HDP'yi de içine alan Liberal-Kürtçü-İslamcı gibi bir yapılanmayla üçüncü bir ittifak kurabileceği ihtimalini daha yüksek görüyorum.

Umarım Bencemi beğenirsiniz

Ali Babacan'ın DEVA Partisi Üzerine Kısa Bir Analiz
2
14
Görüşünü yaz

En İyi Erkek Görüşleri

  • Gizli Üye
    Zaten, rte 2023 öncesi gönüllü bırakıp gideceği için, erken seçime gidip ya davutoglunun ya da babacan 'ın partisi görevi devralacak. Sonra rte nin b*okları bu yeni devralan parti üzerinden harcanacak. Yani halk akp gitti bunlar ülkeyi batırdı deyimleriyle ayağa kalkarken, ülke kaosla devam ederken rte sütten çıkmış ak kaşık, ya davutoğlu ya da babacan suçu üstlenip bu sozkonusu kaos ortamında ülkeyi terkedecek rte gibi.. sonrasında ise Türkiye cumhuriyetinin, bir filistin irak mısır suriye ya da libya dan farkı kalmayacak iç savaş başlayacak. Bu sırada abd ve israil güneydoğu ve suriye topraklarına 300 yıldır hayalleri olan büyük israil devletinin temelini atmış olcak. Allah sonumuzu hayır etsin dicem de, bu millete herşey müstehak.
    Görüş hala geçerli mi?
    • Gizli Üye

      Teşekkürler.

  • Başarısız bir parti olarak tarihin tozlu sayfalarında yerini alır.
    Koskoca Türkiye'de yeni yüzler kalmadı da neden sürekli bu kullanımı geçmiş kişiler milletin önüne getiriliyor. Yenilikçi olmayan her harekat yok olmaya mahkumdur.
    Görüş hala geçerli mi?

Diğer Görüşler İçin Aşağı Kaydır

Kızlar & Erkekler Ne Diyor

212
  • Güzel bir analiz olmuş. Bence "Deva partisi"nin ciddi bir atılım yapacağını düşünmüyorum. Ciddi Oy çalacağını da düşünmüyorum. Nedeni, Oy alabileceği kitle, davaya ihanet ettiğini düşünüyor.
    • Ortada menfaat dışında bir dava da yok.
      Şöyle düşün: Babacan, Davutoğlu, Atalay, Ergin vs. vs yüzlerce isim partiden tasfiye edilmeseydi sesi çıkar mıydı? Koltukların ve iktidarın verdiği menfaatler kesilmemiş olsaydı bir tanesi bile ağzını açıp gık der miydi? Demiş olsalardı en az 10 sene önce partiden dışlanmış olmaları gerekirdi.

    • Evet, Siyaset maalesef menfaat üzerine yürüyor.

  • Bütün siyasi kariyerini erdoğana borçlu olan bir arkadaşımız kerameti kendisindemi bakacaz görecez
  • ponts
    Bir solcu olarak sağın dağılımı hoşuma gider ama niçe nin güzel bir sözü varya bir ülkede bilimden, edebiyattan, sanattan çok siyaset konuşuluyorsa o ülke 3. sınıf bir ülkedir
  • Akp oylarını lime lime bölebilecek potansiyelli bir oluşum.
  • Zavadak07
    Gelecek partisi Deva partisi.
    Parti İsimlerine bak çay demle 😂😂😂
  • hesapsızbir
    bir cacık olmaz CHP hdp den kopan yüzde 5atar oy o kadar
  • Emrevakana10
    Al birini vur ötekine. Hep aynı kişiler, hep aynı şeyler. Sağcılardan nefret ediyorum artık.
    • Sağ sol kavramlarından kurtulup daha farklı açıdan bakmayı dene bence.

    • Haklısın da bıktım. Aynı kişilerden bıktım. 10 yıldır Kemal Kılıçdaroğlu, 20 yıldır aynı şahsiyet. 30 yıldan fazladır Devlet Bahçeli. Bu ne be? Devleti ve partileri aile şirketine çevirdiler.

    • İşte siyasi partiler yasası öyle sihirli birşey ki. Genelbaşkanlık koltuğuna oturan herkes birer kral, birer imparator oluyor ve bir daha o koltuktan kalkmak istemiyor.
      O kadar antidemokratik, faşist, kısıtlayıcı, sınırlayıcı görülen 1982 anayasasının hiç eleştirilmeyen ve hiç değiştirilmeyen birkaç parçasından biridir siyasi partiler yasası.

  • bugencyazar
    güzel yazı. bakalım deva olacak mı herkese bu parti adı gibi? :)
    • Ben siyasi ve yaşamsal tecrübelerime dayanarak gördüğüm ve düşündüğüm şeyleri yazdım.

    • emeğine sağlık

  • Sazimentt12
    Doğru tespitler cok güzel bir bence olmuş 👍👏
  • Yüzde üç bile almaz.
  • seksimaymuns
    Gundelik siyaset aptallastirir.
  • Kerimkucuk95
    Harika analiz tavsiye ediyorum
  • Gizli Üye
    Emeğine sağlık panpa güzel bilgiler yazmışsın. Müziği açıp sonuna kadar okudum tenkshttps://www.youtube.com/embed/XCzlfuoDOz8
  • Gizli Üye
    Bu partinin adını ilk kez duyuyorum.
YÜKLENİYOR...