Halifelik kaldırılmamıştır. Saltanatlığa dokunulmamıştır. Ekonomi liberallestirilmistir (!). Askeriye yoktur, yerel jandarmalar ve sadece padişah korumalarına izin vardır. Kurdistan kurulmuştur. Ermeni dostlarımızı kırmamış, Ağrı Dağında, komşu olmuşuzdur. Kapitulasyonlar yeniden işleme konulacaktır. ...
Sevr elbetteki bir zafer değil ve elbetteki kabul edilebilir bir anlaşmada değil, lakin lozanda bir hezimet değil belki ama zaferde değil. Savaş kazanmış ülkeler oturup antlaşma imzalamaz. Eğer bir anlaşma imzalanacaksada lozanda değil her şeyin başladığı yerde kozanda imzalanmalıydı. Kozanda bizim isteklerimiz doğrultusunda imzalanmalıydı İngilterenin değil, Savaş öncesi alınan kararlar ne ise kaybeden taraf savaşın ana nedeni olan kararları bir görüşme olmadan kabul etmek zorundadır. Yani Anadolu batıda makedonya ve gümülcine, ege adaları Kıbrıs'ın tamamı doğuda nahçıvan (komşumuz azerbaycan olmak üzere) güneyde musul kerkük kuzeyde ise batum dahil olmak üzere İngiltere bunu koşulsuz şartsız kabul etmeliydi ama ne oldu sevr, de biraz kaç küçük değişiklik ile sevri kabul ettirdiler. Aslında amaçları tam olarak buydu ve onuda kabul ettirdiler. Zaferler cephede kazanılır ama masa başında tescil edilir. Biz kanla elde ettiğimiz zaferi masa başında altın tepside lozanda İngilizlere sunduk. Daha doğrusu ingilizlerin oyununa geldik. Ne yazıkki savaşı kazanmış iken kaybettik. Lozan hezimet değil ama zaferde değil diyoruz ama aslında lozan bir hezimettir. Sadece bunu kabullenmek istemiyoruz... Hezimet değil zaferde değil demenizin nedeni budur. Tabii bu durum bazılarına söz söyleme hakkı tanımıyor buda ayrı bir durum... Amerikanın güdümünde hareket eden bir oluşumun kalkıp bir şeyler söylemesi akla ve mantığa aykırı bir durum ters bir durum, çünkü Amerika’nın politikası belli Ortadoğuyu parçalamak sen buna hizmet edip kalkıp lozan hezimettir diyemezsin. Lozanı imzalayanlar buna müsaade etmedi çünkü Son olarak Lozan hezimet ise Sevrde hezimettir, aynı zamanda gaflet, delalet ve hıyanettir...
Lozan'a sen Sevr haritası ile gidiyorsun. Anlaşılan orada yaşananları incelememissin abim. George Curson in ültimatomlarini savaş tehditlerini ordunun halini..
Mustafa Kemal İngilizlerin Lozan'da ki yaptı sonrası mecliste Musul Kerkuk meselelerini açar. Savaşırsak alırız beni düşündüren sonrası diye de oylamaya sunar açık açık ve hiçbir mebus savaşa destek vermez çünkü sonrasının farkındadır.
Sen sanıyorsun ki Sevr sadece topraklarını bıraktığın bir antlaşma. Yukarıda yazdığım maddeler ve çok daha ağırları mevcut Sevr de. En basidi tutuklama hakkı yabancı devletlerin istedikleri yeri işgal hakları.
Sen Sevr'de bütün topraklarımızdan çıkacaksınız dersen, kargalar güler. O yüzden misakı misali çizildi. Ve onun da neden başarıya ulaşmadığı herkesin malumu..
Ben Lozan'a zafer demiyorum, ama evet, emperyalizme karşı kazandığımız bir mücadeledir. Bir başarıdır. Birqktiklarimizdan çok daha fazlasını aldığımız bir uzlaşmadır.
Derinlemesine açıklama yapmak gerekirse öyle tabi fakat ben sadece detayda yazdıkların üzerinden görüşümü belirttim ayrıntıya girmeye gerek görmedim, seninde dediğin gibi yukarda yazdığın, detay kısmında yazdığın maddeleri dikkate alarak görüşümü belirttim... Sevr, in içeriğine göre düşünürsek bir başarıdır ama kısmi bir başarıdır...
Öncelikle Sevr antlaşmasıni kim imzaladı patisahlik mi kapatilan ihtihat terakki mensuplari mi onu açığa çıkarmak gerekli Sevr i ihtiyat terakki mensupları imzalamıştır Şimdi bunun ne önemi var diye bilirsin İttihat terakki hakkında farklı bir pencereden bakmak , farklı pencereden gostermek istiyorum olayları Tüm olay Osmanlı nın avrupa ya gelişsin , yetişsin diye öğrenci göndermesi ile başlar Avrupanın kukturunu , yaşantısını giren öğrenciler asimile olur hem kültür hem yaşantı hem de fikir , ideoloji olarak asimile olurlar girişleri , fikirleri , ideolojileri , yasantisi değişir Yani bizim kültürümüzden uzaklaşırlar Ve alistiklari yasanti olmayınca bunu osmanliya getirmek isterler buna tek bir engel vardır 2. Abdülhamid tahttan indirilir , ittihat terakki baş geçer , istediği gibi at oynatır ileri de bu parti çok can yakacak , kapatılacaktır ama etkisi devam eder , sevri imzalayan heyet ihtihat terakki cemiyeti mensuplarıdir Damat Ferid paşa ihtihat terakki ye muhalif partiden olsa da gerçek değişmemiştir
Damat Ferit Paşa İttihatçı mi? Damat adamı Mehmet Hadi Paşa mi İttihatçı? Ya "PİŞMAN" Abdülhamid karşıtı, Rıza Tevfik (ki hiçbir zaman tam olarak İttihatçı olmamıştır) ? Yoksa İttihatçıların Osmanlı'ya iadesini isteyen ittihat ve terakki dusmani Reşit Halis Paşa mi İttihatçı?
Sevr Antlaşmasına imza eden İttihatçı yoktur ! Israrlar üzerine giren o girdikten 1 yil anca sonra devrim olan ve devrimden sonra kaçıp abdulhamid e aşıklar düzen rıza Tevfik vardır sadece. 1890lardan beri var olup, 1907-08 gibi anca tanışan ve bir başkasının zoruyla girene de İttihatçı demek komik kaçar.
Ha ittihat ve Terakki içinde vurgulamak istediğin hain bir grup da yok mudur pek tabii prens sabahattin gibi... leri de vardır. İtiraz etmem ona.
Vallahi İttihatçılar dedigin yurtdisi ogrencilerinden değil "padişahım çok yaşa " demek yerinde "milletim çok yaşa" dediği için okuldan atilanlardan çıktı.
Sevr konusunda hakliymisim Ama gözden kaçan bir şey var devrin sonrası milleti ayaklanması için anadoluyu gönderilen bir lider var patisahlik tarafından yani bir mücadele girişimi var
Akşam saatlerinde uğrayacağım. Ancak şu kadarını söylüyorum, Türkiye Cumhuriyeti açısından başarılı bir uzlaşmadır. Bıraktıklarından fazlasını almıştır.
Yorumun bittiğine göre, Rıza Tevfik in ısrarlar üzerine girdiğini 1907 yılı olarak yazdın. Devrim zaten 1908 de hayat buldu. Ve Rıza Tevfik sonrasında kaçıp İttihat Terakki dusmani oldu.
Bu adam sana göre İttihatçı mi oluyor şimdi :D
"Milletim çok yaşa " diyenler Cumhuriyet sonrası ne yapmış mesela?
Mustafa kemal in yaşantısına bak Cumhuriyet öncesi demeçleri , fikirleri bellidir Cumhuriyet sonrası fikir ve ideolojileri bellidir Adam köprü gecessiye kadar Allah Allah demiş köprüyu geçince yAllah yAllah demiştir, ittihatcidir kendisi
kendi ağzından neden Erzurum a gönderildiğini okutucam Hilafete Bağlılık Yüce saltanat makamı ve hilafetin ve yüce milletlerinin hayatımın son noktasına kadar her zaman koruyucu ve sadık bir bireyi gibi ka- lacağımı, en yüksek bir bağlılıkla arz eder ve söz veririm. Kulları Mustafa Kemal 8-9 Temmuz 1919 Hükümdar Hazretlerinin Saray Dairesi Yüksek Başkâtipliği Aracılığıyla Padişah Hazretinin Katına telgraf, ASD,* c. I, s.29. Hilafeti Korumak En son olarak niyazım şudur ki, istekleri gerçekleştiren Allah Hazretleri, sevgili bağışlayıcıya saygıyla, bu kutsal vatanın sahibi ve savunucusu ve Ahmediye'nin yüce buyruğuyla kıyamet gününe kadar sadık bekçisi olan temiz milletimizi ve saltanat makamı ve yüce hi- lafeti korumak ve kutşalatımızı düşünmekle yükümlü olan heyetimizi başarılı kılsın!.. Amin. 23 Temmuz 1919 "Erzurum Kpngresi'ni Açarken", ASD, c. I, s.7. * Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü Yayım. Bundan sonra "ASD" olarak belirtilecekti
Muhammed Ümmetinin Hürriyet ve İstiklali İçin Bütün İslam dünyasının iki gözbebeği olan Türk ve Arap mil- letlerinin ayrılık yüzünden ayrı ayrı zaafa düşmesi, Muhammet ümmeti içirı şanlı bir halde elele vererek Muhammet ümmetinin hürriyet ve is- tiklallyeti uğrunda mücahede eylemek, bizler için farz-ı ayındır. Unsurların saflığını ve geleneklerini koruma ile Hilafetin kutsal makamı etrafında toplanarak kâfirlerin esaretinden yakayı kurtarmaya yönelen mücehadatınızda asil zatınızla beraber olduğumu arzederim. 16 Haziran 1919 Irak Şeyhülmeşayihi Uceymi Paşa Hazretlerine, Aktaran: Sadi Borak, Atatürk'ün Resmi Yayınla- ra Girmemiş Söylev Demeç Yazışma ve Söyleşi- leri, Kaynak Yayınlan, 2. Basım, İstanbul , Şubat 1997,
1) Atatürk'un o tarihte onu göndermiş olması olasıdır. İstanbul'da çıkarken yaşadığı sorunlar, Cumhuriyetçi diye fişlenmişken engellenmek istemesi sonrası olası bir telgraf. Ancak kaynak yok. Verdiğin kaynakta da bulunmuyor. Bana kopyala yapıştır yaptığın siteyi atsan da belki kaynak vardır diye ben göz atsam?
2) Aynı konuşmasının devamında, hilafetin ve saltanatın nasıl işgal olduğundan, vahdettin in İngilizler ile ilişkilerinden bahseder ! Lütfen kesip biçerek konuşmayalım.
3) bu da gayet doğaldır. İslam dünyasının araçların tamamı Osmanlı'ya ihanet etmedi ki. Atatürk'un Suriyelilerin için bir sözü vardır, onlar bizi rezil duruma düşmekten kurtardı diye. Yani bir başka arabın da bağlılık bildirip savaş desteği vermesi gayet doğaldır.
1. Maddeye ithafen Kaynağım Doğu Perinçek in düzenlediği Ataturk din ve laiklik üzerine kitabından dır ( istersen link vereyim indir ) 2. İstanbul un , İstanbul halkinin esir alındığı doğrudur Vahdettin de bu konumda maalesef biat etmek zorunda kalmıştır ki bu bir gerçektir 3. Olarak cumhuriyet öncesi fikirleri belli toplumu din ile , iman ile , Allah sevgisi ile savaşa sokmak savaştan sonra da bunların , cumhuriyet oncesi fikirlerinin , soylemlerinin tam zittini dayattirarak yapmak Din hem fertsel hem toplumsaldır Kendi materyalist , ateist kla bilir ama benim karşı çıktığım nokta halka dayattirmadir Kendi afedersin yasasin dolma bahçe sarayın da eğlence yapıyorsa yapsın iciyorsa icsin ama Avrupa ile savaşan bir millete cumhuriyet sonrası Avrupa orf , adet , kanun , yazısı gibi dayatmalara yanlış buluyorum yani Mustafa kemal in baskılarını , inkılaplarını yersiz , zamansız , ya da hatalı buluyorum
2. Noktada yaptığın hak arayışı, gerçek arzusu için teşekkür ederim Umarim bütün tartışma bu doğrultuda geçer.
1 için daha önce de konuşmuştuk, kitap elimde mevcut ve bahsettiğin noktayı bulamadım. Senden ricam sayfasını vermen.
3 için ise çok geniş kapsamlı bir açıklama yapacağım. Emin ol her maddeyi tek tek. Yalnız şurası önemli, sanıyorum sen padişahlara da değer veren bir abimsin, deger verdigin icin Abdülhamit diyeceğim, biz onu andığımız zaman alkolüne laf etmeyiz. Umurumuzda da değildir alkolü eğlencesi. Umarım aynı değeri Atatürk için de gösterirsin. Alkol konusunun özellikle!, bazı niyeti bozuklar tarafından da olduğundan abartılı gösterildiğini sen de biliyorsun.
1. Maddeye ithafen olarak söylüyorum senden bir kaç ricam var ( kaynağı doğrulamak amacı , doğru bilgiyi savunmak amacı ile ) Kitap madem elinde bana içindekiler bölümünu , kitabın , 24 . Sayfanın fotoğraflarini atar mısın Ben bu kitabı bulamadım , internetten indirdim doğrunu iki taraflı teyit etmek istiyorum. Benim elimde ki internetten indirdiğiniz kitabın içindekiler kısmı böyle 21 İKİNCİ BÖLÜM 1919-1924 SİYASAL DEVRİM DÖNEMİ 23 İslam Çeteleri 23 Muhammed Ümmetinin Hürriyet ve istiklali için 23 Hilafete Bağlılık 24 Hilafeti Korumak 24 Allah ve Peygambere Niyaz 25 Hilafet Merkezinin İşgaline Tepki 25 Hilafetin Kuşatılmış Durumu 25 Mukaddesatı Kurtarmak 26 Saltanat ve Hilafet Makamlarının Ayrılmazlığı , 26 İslam Âleminin Kuvvetleri' 26 İslam Âleminin Uyanışı ve Yardımı 27 Halife Haindir ve Düşmanın Elindedir (1) 27 Halife Haindir ve Düşmanın Elindedir (2) 29 Hilafet Makamına Verilecek Yetkiler 30 İngilizler ve Halife 31 is
3. Maddeye ithafen Abdülhamid in içki içtiğini hangi kaynağa dayanarak söylüyorsun unutma ki Cumhuriyet dönemi kızıl patisahlik denmiştir kendisi Ayrıca belirttiğim gibi Mustafa kemal materyalist , ateist ola bilir bu beni ilgilendirmez Ama sevmediği yönünü beyan ettim halka yaptırımları , inkılapları , tutumlari , düşünceleri vs
1 Kitapta bahsettiğin bölümü buldum. Okudum. Sayfa36.. Ancak dediğimi haksız çıkarmamakta aksine ilerleyen sayfalarda desteklemekte. Zaman kazanmak örgütlenmek için yapılmış bir hamledir. Ki ilerleyen aylar içerisinde de ölüm fermanı verilmiştir ! bkz. ''1) Atatürk'un o tarihte onu göndermiş olması olasıdır. İstanbul'da çıkarken yaşadığı sorunlar, Cumhuriyetçi diye fişlenmişken engellenmek istemesi sonrası olası bir telgraf. Ancak kaynak yok. Verdiğin kaynakta da bulunmuyor. Bana kopyala yapıştır yaptığın siteyi atsan da belki kaynak vardır diye ben göz atsam?''
3 son yorum için) Saray'da doğan son torunun açıklamaları. Ayrıca Osmanlı soyundan gelen bir çok ismin de açıklamaları bu yönde. Benim için içmesinde bir sakınca yok kimseyi ilgilendirdiğini düşünmüyorum, kimsenin de haddine olduğunu sanmıyorum. Daha önemli konular var, hiç konuşulmasa daha iyi olacak.
Cevap verme önceki soruda 3e cevap vereyim önce lütfen
3) Mustafa Kemal Atatürk ömrü boyunca, hani yaver misali yanında taşıdığı bir dostu mevcuttu. Bu kişi ''Hafız'' Yaşar Okur'dur. Aynı şekilde Ülkü Adatepe'nin Atatürk Kuran sesi hayranlığını anlattığı çok yer vardır. Bunu dikkate almayalım, yine yaşar okur'un açıklaması vardır ki nesibe hanım'ın bazı geceler Atatürk'ün ricası üzerine Kuran okuduğu üzerine.
Atatürk konusunda taraflı bul bulma bir önemi yok, gerçek arayışındaysan gerçekten temel alatyapısı olan bilgiler mühimdir ki, Türkiye'de benim gözümde Atatürk alimi Sinan Meydan'dır. Atatürk ile Allah Arasında diye bir kitap yazdı. Ben bütün kitaplarımı aslında bu kitabı yazarken yayınladım 15 yıllık eserimdir diyor. En azından saydıyı hak eder. Okumanı öneririm.
Atatürk dindardır diyemeyiz der. Ama kimse de Atatürk din düşmanı müslüman değil diyemezi savunur. Ve gerçekten temelli açıklar.
İsrail kurulmak istendiği zaman Atatürk'ün bir röportajı var.. Ki iddiaları bilirsin, ölmedi, öldürüldü iddialarını.
Gerçekten de işin şakasını geçersek, savaş tehdidi vermiştir İsrail'e karşı. Müslümanlık vurgusu yapmıştır. Sonrası malumun :) Hoşuma giden AKP Kanalı Atatürk'ün gizli fotoğraflarını verip öldürüldü mü sorusunu sormuştu..
Atatürk'ün din konusuna girersek konu uzar. Ancak onun döneminde dini bir zorluk çıktığını söylemek gerçekten haksızlık. Din toplumsaldır aynı zamanda diyorsun. Dini bayramlar kutlanıyor, Diyanet tarafından bedava dağıtılan Kuran sayısı bugün bile erişilemiyor, anlaşılamayan Kuran Türkçe tefsir edilip halka inandığı dinin kitabı öğretiliyor. Gerçekten haksızlık edersin kalkıp dini dayatmalar dersen ki bunu açıklaman gerekir.
Gelelim Avrupa yasalarına. Atatürk Avrupa yasası almadı, yanlış bilmiyorsam Ziya Gökalp mecliste tek tek maddeleri anlatmıştı. Şu maddeyi şuradan bize uymadığı için kaldırdık vs. Anayasayı aç lütfen, bize uymayan yanı nedir
Ve dünya şu anda insan hakları bakımından büyük oranda benzer yasaları kullanıyor
O halde hamamda cariye peşinde koşan padişahları da sayalım mı
Kalkıp Atatürk'e gitsin eğlensin içsin demen komik kaçar. Bugün Atatürk'e karşı sarıldığınız Karabekir bile onun emri altına girmiştir Milli Mücadele derken. Bir o çıkmışsa Misakı Milli diyen biraz da olsa saygıyı hak ediyor. Eğer dediğin gibi alkol eğlence peşinde koşuyor olsa bir yerine tınlamazdı da işgali verilen padişah görevini yerine getirir derdest ederdi orduyu..
Harf Yazı işine gelince... E bu konuda en büyük çabayı Abdülhamit veriyor. Tek sorun Atatürk'ün kararlı şekilde işleme koyması. Yoksa 1850'den beri denemeyen yok. Kaldı ki Latin dediğin harflerin kökeni Etrüsk Runik Alfabesi. Göktürk Alfabesi.
Baskı dayatma diyorsun neyi dayatmış ne baskısı olmuş..
Öncelikle merhaba Bence Osmanlı tarihinin en başarılı patisah i 2. Abdülhamid tır Araştırmayı seven birisin belli bu konuyu araştırma bilirsin Ayrıca rejimin yani cumhuriyet rejiminin Osmanlı yi kötüleri net biliniyor bu linki iyi oku , mantıklı da https://www.yalanyazantarihutansin.org/m/?id=2943 m.facebook.com/.../ Konu açığa çıksın bu kaynağa da bak
Dayatmalara konusuna gelecek olursak şapka inkılabını gosteririm , istiklal mahkemeleri , 3 Ali diye bilinen kişilerin hatta istiklal mahkemesi cellatlarinin hatiratini , anlattıklarını ornek gosteririm
Şeriat Ayrıdır medeni kanunlar ayrıdır bir hukukçu değilim konuyu çok derin alamam ama bir ornek veririm Mesela bir aile de bir baba oldurulurse ( bunun sebebine dağlı olarak ) Aile bireylerine yani büyük abiye babasını öldüren kişiyi oldurmek hakkını Allah veriyor ya da evladı öldürülen bir babaya ( öldürülme sebebine bağlı olarak ) evladini öldüren kişiyi oldurmek hakkı veriyor Allah in kanunu bu Eğer bir baba oğlunu , kızını oldureni oldurse cezai işlem alır peki Allah ona bu hakkı veriyor Yani bizim kanunumuz Allah in kanun dan ustun mu Medeni kanunu insanlar oluşturmuştur İsviçre medeni kanunudur , İsviçre nin bayrağına bir bak İsviçre nin kanunu %90 i musluman olan bir ülkeye uyar mı bir dusun
Mustafa kemal in Cumhuriyet sonrası , cumhuriyet öncesi yasantisi , fikirleri açık , nettir Bunu öğrenmek istersen elindeki Ataturk din ve inkilaplar kitabini yeniden oku ya da bu linkten indir , oku mehmetsy.jimdo.com/.../?mobile=1
Yazı , harf konusu şu an dilimiz de ne kadar kullandığımız Arapça kelime var biliyor musun aslında buz Mustafa kemal in inkilabinda ki Türkçe yi konuşmuyoruz Turk dil kurumunun Türkçe kelimeleri bellidir Ne yapalım bizde dilimiz de Arapça kelime çok diye Arapçaya mi geçelim , var sayalım geçtik sence ne olur bundan 50 yıl sonra şu an ki alfabe okunamaz öyle değil mi o zaman Arapça ile istediğini servis edersin bilgi olarak bu doğru mudur Doğru ya doğru bu olur Peki sen cumhuriyet rejiminin bunu yapmadığını nereden biliyorsun Osmanlıca bilmiyoruz , Osmanlı çok arşivci bir imparatorluk tu o arşivler satıldı , yok edildi ayrı mesele
sevrı gosterıp lozanı yutturdular. tabı o zaman halkın kararıda onemlı deıldı Atatürk ne yapsa o oluyordu cunku mılletın gozunde o bır lıderdı, ırfan sahıbıydı. cahıl olan halkımızda bısey demıyordu dıyemezdı. eger lozan antlasması olmasaydı ulkemızın ekonomısıde turızmıde sanayısıde ve akla gelen dıger herseyıde 20 yıl onde olacaktı..
Kemalist rejimin borazanlığını yapan okullarda ve yahudi güdümlü medyada, Sultan Vahidettının Sevr’i imzaladığı, vatanını sattığı vs. anlatılır. Halbuki bu kuru bir iftiradan başka bir şey değildir. Atatürk ve arkadaslarının Kurtuluş Savaşı adı altında Osmanlı Devleti’ne yaptıkları darbe sonucu kurdukları rejimi meşru göstermek için Sultan Vahdettın’e hain diyorlar. Bunu her fırsatta ısrarla dile getirmelerinin tek sebebi budur. Aksi halde, kendi rejimlerinin gayri meşruluğu ortaya çıkacak, korkuları bu.
Sevr'de İstanbul'da bir Vatikan kurulmuş başkent olarak, Ege yunanlara ait, boğazlar işgalci kuvvetler kontrolünde, Adalar İtalyan yunan paylaşımında..
ataturkun hedefı ıngılız kontrolu altında bır turk ordusu kurmaktı.. Ingiliz kontrolünde bir Türk ordusu… Bildiğiniz gibi, Kurtuluş Savaşı’nın hedefi Misak-ı Milli’yi gerçekleştirmekti, ancak bu hedefe ulaşılmadan M. Kemal’in orduya “dur” demesiyle duruldu. Peki ona orduyu “durdur” emrini kim verdi? Lozan’a kim çağırdıysa onlar vermiş olsa gerek..
Misakı Milli meclis kararıyla ertelendi. Mecliste Mustafa Kemal'in o gorusmeler de dusundugu sey de konusmasina yansimistir. Istersek Musul'ü ve Kerkuk'ü girer alırız. Önemli olan sonrasında çıkaracak savaşta kazandıklarımızı, muhafaza edebilmek.
Ayrıca bahsettiğin İngilizler Kurtuluş Savaşına karşı Türk Ordusunu padişaha zaten kurdurdu. Bkz. Hilafet Ordusu
Tekrar soruyorum, umarım cevap alırım. Bir İngiliz Sevr varken neden Lozan'ı istesin?
cevabını acık bı sekılde belırttım. ıngılterenın ıstedıgı yıkılma donemınde ıcınde de bıssuru ajanların bulundugu osmanlı devletı deıl turk ordusu kurmaktı. lozan turklere daha cazıp geldı. sevrın devlete faydasının yanısıra halka zararı gosterılıordu. halkda sevrı kabul etmıordu. fakat lozan halkın begenısıne tasarlanmıs bır ıhanettı. dedıgım gıbı halk cahıldı.. ıngılterenınde en basta aten amacı buydu. halk desteklı ıngılız komutanların emrınde bır turk ordusu...
1 Diğer adı Kuvayı İnzibatiye'dir. Sevr Antlaşması gereğinceOsmanlı içerisinde yerel jandarmalar ve padişah korumaları bulunacaktır. Toplam askeri sayı 35 bini geçemez. Sevr Antlaşmasının maddesidir. Senin bahsettiğin gibi İngiliz emirlerine uygun şekilde Türk Ordusu yaratılmıştır, Vahdettin ve Damat Ferit Paşa tarafından. Diğer adı ise bu ordunun Kuvayi İnzibatiye'dir.
Google'da dahi kuvayi yazdığın zaman karşına çıkan ikinci maddedir. Sayısız tarihçi de Kuvayi İnzibatiye'yi anlatmıştır. İlber Ortaylı en basit örneğidir, ancak Vahdettin'in en büyük hatasının Damat Ferit Paşa olduğunu söyler. YİNE DE ! İngilizler ile girdiği işbirliğini red etmez
2 Bak bu alıntı, çünkü kaynak bir FERMAN !
Dosya Tasnifi Harbiye-Divan- Harp DOSYA No : 70 Harbiye Nezareti Adliye-i Askeriye Dairesi Şubesi Nüsha : 705
Ayrıca George Curson Hindistan Bakanlıkları arasında geçen görüşmede Türkiye Vahdettin Atatürk sorgulanmış, Vahdettin'in Hindistan'a gitmesinin tehlikeli olabileceği halkın gözünde bir değerinin kalmadığı açıklanmıştır. İngiliz İstihabaratı bir çok belgeyi belirli süreler ile saklar ve sonrasın satışa çıkarır, okumak isteyen çok ucuz fiyatlara önemini yitirmiş belgeleri satın alabilir. Bu belirli süreler, her dosya için geçerli değildir !!!
4 Buna nasıl bir kaynak istersin ben merak ediyorum doğrusu :D Olmayan bir ilişkiyi zaten gösteremem. Ancak bir örnek vereyim, Bir kaç yıl önce İngiltere Ulusal Ordu Müzesi bir anket düzenledi İngiltere çapında... En büyük düşmanımız.. Halk %40 Atatürk'ü seçti. CNN haberi kaynak olduğu gibi, Ordu Müzesi yine kaynaktır.
Sevr bir antlaşma değildir, projedir. Mustafa Kemal dahi bunu Nutuk'ta ifade etmiştir. Onun uygulanma ihtimali zaten yoktu. Bırak Osmanlıyı, itilaf devletleri bile kabul etmedi. Fransa veto etti. Bir tek Yunanistan kabul etti. Amaç, ölümü gösterip sıtmaya razı etmekti. Ölüm Sevr idi, sıtma da Lozan'dır. Başarıya ulaştılar da.
"Bırak Osmanlıyı, itilaf devletleri bile kabul etmedi. " İmzalayan devletleri bile incelememissin. Bende ki nasıl bir cehalet ise fransız, ingiliz, alman ve amerikan kaynaklarını bile incelemisim. Sevr'in maddelerini tek tek okumuşum.
Tek bir sorum var sana; İşgal güçleri Sevr varken, neden Lozan'ı tercih etsin?
Dedim ya. Sevr'in uygulanma ihtimali yoktu. Amaç ölümü gösterip sıtmaya yani Lozan'a razı etmekti. İngilizler'in iki arzusu vardı. Halifeliğin kalkması ve Musul, Kerkük petrollerine sahip olmak. Bu şartlarla Mustafa Kemal ile anlaştılar. Fransızlar bunu öğrendi ve büyük lokmanın İngilizler tarafından yutulduğunu, kendilerinin figüran olarak kullanıldığını anlayıp bu işten el çektiler.
@Canefşan amaç Lozan idi.. Yani İngilizler, Kurdistan'ı kurmak da istemiyordu? Gelelim bir başka konuya, bana İngiliz emperyalizminin herhangi bir islam ülkesinde, Cumhuriyet kurduğunu, saltanatlığa karşı geldiğini gösterebilir misin?
Ya da Türkiye, Suriye en büyük örnektir! Cumhuriyet olan halkın belli bir bölümünün müslüman olduğu ülkelerde neden amerikan-ingiliz emperyalizminin dini kullandığını açıklar mısın?
İngilizler halifelik istemiyordu diyorsun. Kurtuluş Savaşında halife ordusu kimin için savaştı biliyor musun?
İngilizler'in başka ülkede cumhuriyet kurup kurmaması bir şey ifade etmez. İhtiyaç duyarsa kurar, duymazsa kurmaz. Halife dünya müslümanların ekseriyeti olan sünnilerin lideri idi. İngilizlerin sömürgelerinde pek çok sünni müslüman yaşıyordu. Onlar halifeye tabi oldukça İngilizlerin başına dert olacaklardı. Halifeliği kaldırdı mı başka müslüman ülkede cumhuriyeti getirmiş getirmemiş önemi kalmıyor.
Tarihi sadece kemalist kaynaklardan okursan doğruya ulaşamazsın. Üç taraftan bakacaksın.
Bir tarafta halifeliğin ve saltanatın devamını isteyen Vahdettin Han. Ama eline savaştan mağlup çıkmış bir devlet bırakılmış. Bir yandan İngilizler ile arayı iyi tutup diğer yandan antlaşma şartlarının yumuşaması noktasında gayret güdüyor. Mustafa Kemal'in Samsun'a gönderilmesi de bu sebeptendir.
İkinci tarafta halifeliğin kalkmasını ve Musul, Kerkük petrollerini arzulayan İngilizler.
Üçüncü tarafta İngilizler'in arzusunu anlayıp onların istediklerini almaları karşılığında kendi otoritesinin tesis edilmesini isteyen Mustafa Kemal.
Sonuçta İngilizler, Mustafa Kemal ile anlaşarak Vahdettin Han'ı saf dışı bırakıyor. Kazanan İngilizler ve Mustafa Kemal. Yeni rejimin sağlam temellere oturtabilmesi için de Vahdettin Han hain ilan ediliyor. Cumhuriyet tarihinin özeti budur. Bunun aksini söyleyen tek bir tarafın kaynaklarından yola çıkarak konuşuyordur.
@Canefşan 1) Filistin-İrak-Suud bunlar alevi sanırım. Malum İngilizler ile işbirliği yapanlar bunlardı.
2) Ne demek cumhuriyet kurmuş kırmamış önemi yok? Kafamı buluyorsun. Emperyalizm nerede tek adam sistemini yıkmış? Bana dünyada tek bir örneğini göster ! Tek bir örnek ver, İngilizler Sevr Antlaşması daha görüşülürken halifelik sorulduğunda, "Ne kaldırılması, otursun oturduğu yerde." Cümlesini kurdu.
Aynı halifenin ordusu, Kurtuluş Savaşında kuvayi milliye ye karşı savaştı.
3) Yazdıklarımı okumuyorsun galiba, sen hayatında İngiliz belgelerini, parlamento görüşmelerini, curson biyografisi inceledin mi bilemem. Ancak karşında tarih aşığı biri var. "Bende ki nasıl bir cehalet ise fransız, ingiliz, alman ve amerikan kaynaklarını bile incelemisim."
4) Bak şartların yumuşaması konusuna itirazim olmaz. O kadar da acımasız değilim. Ancak bir padişahın görevi, milleti için gerekirse ölmektir. Bizi haftada 7 değil, 6 becerin pazarlığı değil!
@Canefşan Kurtuluş Savaşı verilirken halife ordusu kurup vatanseverleri katletmek değil! İngilizlere sığınma talebi hiç değil!
5) halen utanmadan hilafetin kalkmasını İngilizler istiyor diyorsun.. Bana İngilizlerin kontrolünde olup da dini baskılar altında yaşamayan tek bir sömürge söyle ! Pakistan? Afganistan? Yahu gözünün önünde IŞİD gerçeği. Kim taktı 1. dunya savaşında padişahı? İlk soruya döndük, Irak müslüman mı değildi?
6) Bu kadar olmaz ! İngilizler ile işbirliği ha? Ruhları nereye koyalım? Biraz tutarlı olur insan be !
7) Lozan'ı en son Fransızlar ile İngilizler imzaladı. İngilizler aylarca oyalama gayretindeydi. Mustafa Kemal'in Suriye tehdidini bile bilmiyorsun.
Lozanı imzalayan İngiliz Hükümeti aylar içinde düştü!
Tek taraflıymıs.. Birader hayatında kaç tane İngiliz raporu inceledin?
Suud Vehhabi'dir. İran Şii. Irak'ta Şii nüfus da vardır. Zamanında İran dışında çoğunluk sünni idi. Vehhabiliği kuran da İngilizlerdir. Halifenin müslümanlar üzerindeki etkisini kırabilmek için bu batıl fırkaları kurup bir miktar taraftar topladılar.
Emperyalizm nerede tek adam sistemini yıkmış?
diyorsun. Senin gündemden de haberin yok. ABD, daha yakın zamanda Saddam'ı yıkıp demokrasi (!) getirmedi mi?
@Canefşan hayatımda senin kadar çarpıtan bir insan görmedim. Sana tek bir şey söyleyeceğim birader, hayatta ego tatmininden önemli konular var. Bu memleket benim olduğu kadar seninde. BOP kuyruğuna takılmış öve öve bitiremeyen ve cevap veremediğin şekil a dediğim yere geliyorsun gibi çarpıtmalar yapacak kadar doldurulduğun kuvayi milliye düşmanlığı seni farkında bile olmadan İngiliz kuklası ediyor.
Hatırlarsın biz kemalistler fetö konusunda bunları söylerken din düşmanı deniliyordu bizim için. Şu an savunduğun şeylerin hangisini fetö savunmuyor pekala?
Bu vatan senin gibilerin hırsı ve egosu yüzünden bir sabah 16 temmuza uyanamayacak
Gelelim saddam'a. Amerika Irak'a girdi. Amerikan üssü (ISID) PKK ( tek adam barzani) Irak merkezi yönetimi talabani ( değişti ama tek adam halen, kukla devlet) Söyler misin emperyalizm nereye cumhuriyet götürdü?
Hiçbir şeyi çarpıttığım yok. Söylediklerim hep bir bütünün parçası. Ego ile alakasını kuramadım bile.
ABD, zamanında Saddam'ı kullandı. O zaman tek adam işine geliyordu. Saddam'ı devirmek ihtiyacı duyduğunda da demokrasi taraftarı oldu. Irakta seçimler yapılıyor. Ancak kukla bir yönetim. Kukla yönetimler tek adamla da olabilir, cumhuriyetle de. İşte söylediğim noktaya geliyorsun. O an ihtiyaç hangisine ise o destekleniyor.
Halifeyi ve halifeliği kaldırmak da o an cumhuriyeti kurmakla mümkündü. Cumhuriyet desteklendi. İngilizlere tek bir kurşun atılmadan İstanbul'dan çekilmeleri ve Türkiye'de halifelik kaldırılıncaya kadar Lozan'ın İngiliz parlamentosunda bekletilip onaylanmamasının nedeni İngilizlerin halifeliğin kaldırılması konusunda Mustafa Kemal ile anlaştığının ve bu işin hayati öneme sahip olduğunun göstergesidir. İngilizler'in halifeliği kaldırmak istemeleri Abdülhamid Han aleyhtarı ittihatçılar tarafından bile itiraf edilmiş bir gerçektir.
Lozan'ın İngiliz parlamentosunda onaylanması halifeliğin Türkiye'de kaldırılmasından sonradır dedim iyi oku. Halifelik kalkıncaya kadar bekletilmiş onaylanmamıştır. Çünkü Mustafa Kemal ile anlaşmışlardı. Mustafa Kemal sözünde durunca onlar da anlaşmayı onayladılar.
Sen tarihi sadece kemalist kaynaklardan öğrenen birisin. Ya Türk değilsin. Türk isen müslüman değilsin. Müslüman olmayanla bir noktada buluşmamız mümkün değildir. Çünkü o hayata benimle aynı pencereden bakmaz. Ben İslam galip gelsin isterim. O küfür galip gelsin ister. Müslüman isen de şuursuz bir müslümansın. Din cahilisin ve tenakuz içerisindesin. Yer yer küfrü İslama tercih ediyorsun. O yüzden diğer söylediklerine cevap vermekle uğraşamam. Ben hakikati ortaya koydum. Bir de objektif olup söylediğim minvalde araştırma yap haklılığımı göreceksin. Belki de haklı olduğumu bildiğin halde ideolojin gereği aksini savunuyorsun. Bilemem. Benim münakaşa etmek gibi bir niyetim yok. O yüzden bana müsaade...
@Canefşan Türk değilsin Türksen müslüman değilsin Müslümansan cahilsin
Senin gibi biriyle ben bilimsel tartışma aradığım için suçluyum haklısın :)
Tartisilmayacak adam Mehmet Akif nokta koysun hadi iyi geceler Duyunu Umumiye
Rezil olduk Sen ey kabüs-i hüni, sen rezil ettin! Hamiyyet gamz eden bir pak alın her kimde gördünse, "Bu bir cani!" dedin sürdün, ya mahkum eyledin hapse. Müvekkel eyleyip casusu her vicdana, her hisse. Düşürdün milletin en kahraman evladını ye'se Ne mel'unsun ki rahmetler okuttun ruh-i İblis'e! Değil kabusun artık, devr-i devlet intibahındır. Gel ey nazende hürriyyet ki canlar ferş-i rahındır. Emindir mevki'in: En pak vicdanlar penahındır. Serapa mülk-i Osmani müeyyed taht-gahındır. Serir-ara-yı ikbal ol ki: Bir millet sipahındır.
Mehmed Akif'i senden iyi bilirim merak etme. İngiliz yetiştirmesi mason Abduh'a aldananlardandır kendisi. Kırdığı yumurta kırkı geçmiştir. Yazdığın da bir tanesi sadece. Anlayacağın bid'at ehli yamuk bir müslümandır kendisi. Allah'a adalet öğretmeye kalkan hadsizin tekidir. Savunduğu meşrutiyet idaresi Osmanlıyı 9 sene idare edebilmiştir. Sonra düşman çizmeleri altında bırakıp kaçmıştır. Biz sünni müslümanların Mehmed Akif'ten öğrenecek bir şeyi yoktur.
@Canefşan oooo Mehmet Akif'e de sallamalar başlamış. Güzel. Milli değerlerin siz İngilizlere sığınma talebi edenlerin elinde kalmadığını görmek gayet güzel.
Tarihi cevaplar verilmeyecek aptallıkta yorumlar yapıyorsun.
Keser döner, sap döner; gün gelir hesap döner.
Zulüm payidar olmaz. Mustafa Kemal'in kurduğu partinin 1950'den bu yana iktidar olamaması ve artık iktidar ümitlerini yitirmesi belli ki sizleri henüz uykudan uyandırmamış.
@Canefşan bilimsellik dışı cevaplar verip, üzerine soru sormak bir cümle açıklamak saatler sürer kadar basit bir bahane ile konuşulması gereken konuları kapatman... ben senin gibi hakaret etmeyeceğim sabah sabah :)
Eğer az biraz tarih bilgin olsaydı, 1938 itibari ile ideolojik olarak sona erdiğini, 1946 olarak da resmi olarak sona erdiğini anlaman zor değildi..
sevr kabul edilmemiştir. Bu yalandır. Şişirme kahramanlıklarla Osmanlının 600 yıllık tarihini silip yok edemezsiniz. Padişah elleri kelepçeli gemiye bindirilip zorla göç ettirilmiştir. Ecevitin dediği gibi Vahdettin hain değildir. Osmanlının silah mühimmatlarını saman yüklü vagonlarla anadoludaki Milli Mücadele yanlılarına ulaştırmıştır. Atatürk bizzat onun pasaportuyla samsundan çıkış yapmıştır. Yoksa gizlice geçmemiştir.
1 Vahdettin sığınma talebinde gitmiştir ! Ömrü boyunca da zenginlik içinde sürdürmüştür hayatını.
2 Ecevit siyasetçidir. Ne söylediği beni ilgilendirmediği gibi herhangi bir otoritesi de mevcut değildir.
3 Silah mühimmatı vermediği gibi, Kuvayi Milliye'ye karşı Kuvayi İnzibatiye'yi kurup İngiliz kuvvetleri için savaştırmıştır.
4 Mustafa Kemal onun izin belgesi ile, Orduları dağıtma görevi ile Anadoluya geçmiştir. Emre gösterdiği itaatizlik yüzünden ölüm fermanı yayınlanmıştır hakkında.
aralarındaki kavga danışıklı olmuştur. Ben sana nutuktan bir bölüm açayım Atatürkün hastalığının geçmediğini Vahdettinin onun sıhhati için İstanbul havasının kötü olduğundan bahsettiğini. Belli herşey. Atatürk işi ileriye götürdü Osmanlı ailesini yok etmek istedi. Meclisin açılmasıda şişirilmiş balondur. Meclisi mebusan zaten 2 defa açılmıştı.
Diğer 4 madde yetmedi sanırım. İtiraz etmeyip kabullenmen iyi en azından, Vahdettin'in bazı hatalarını, ileri seviyede hatalarını !
1 Meclisi mebusan 2 defa açılmamıştır ! İlki Abdülhamit tarafından açıldığı gibi kapatılmış 31 yıl kapalı kalmıştır. İkincisi ise Abdülhamit'e karşı yapılan halk devrimi ile açılmıştır. Ki her ikisi de Padişah'ın iki dudakları arasında yaşamış, sadece yetki kısıtlamıştır.
2 Aynı Vahdettin, Atatürk'ü Almanya'ya da göndermiştir Yaver olarak. Bunun nedeni açık ve nettir. Enver ile girdiği mücadele ve İttihat ve Terakki içerisinde cephe aldığı insanlar. İngiliz istihbarat raporlarını yayınlayan Rumbold da Vahdettin'in Mustafa Kemal'i İttihat ve Terakki içerisinde kullanmak istediğini yazmıştır.
Atatürk Vahdettinin en güvendiği adamıydı. Padişahın zor anında anadoluyu ayaklandırıp milli mücadele ateşini yakmıştır. Yoksa Padişah isteseydi çoktan anadoluya başka adamlar gönderir Atatürkün yerine başka görevlilerle işi bitirdi. Çokmu zor bu?
Cumhurbaşkanı muhtarlara Oslo görüşmeleri, Beştepe Mutabakatı, Colin Powell antlaşmaları, JINSA işbirlikleri konusunda da açıklama yapsa da millet zafer görse...
Şöyle ki Osmanlının yaptığı anlaşmada çekildiği yerlere karşılık ADALARI alma konusunda anlaşıyor. Anlaşma ardından Osmanlı çekiliyor fakat İtalya adalardan çekilmiyor bunun üzerine çanakkale harbi vs karışıyor yeni Cumhuriyet derken o iş ileri bir tarihe atılıyor. Lozanda da Bu linkini attığım anlaşma 65. maddede vurgulanıyor İtalyanın çekilmesi gerekiyor diye. İtalya Yunanistan İngiltere vs Pariste 1946 yılında toplanıyor adaları Türkiyeye vermek için. Türkiyeye mektup gidiyor. Fakat Türkiye toprak istemiyor ve katılmıyor. Öyle olunca bu adalar Yunanistana daha yakın olduğu için ve kurtuluş savaşında yunanistan zarar gördüğü için yunanistana bırakılıyor zaten attığım link de yazıyor. Türkiye oraya gitse müzakere bile etmesine gerek yok tapuyu alıp gelicek adaların çünkü anlaşma var ama elimizin tersi ile ittik
İnönünün suçu 50 senesine kadar iktidardaydı ama Trablusgarb karşılığında takas ettiğimiz adaları almıyor. Biz Trablusgarb ı bedavaya terk etmiş oluyor. Düşün Pariste Toplanmışlar senin hakkın burası yapılmış anlaşman var diyorlar verecekler katılmıyoruz. Milletler Cemiyeti de Yunanistana bıraktı İtalya İle Anlaşma yaptı teslim edildi yunana. şu an bile alma hakkımız var hem bu anlaşmadan dolayı hemde Adaların anlaşmasında silahsız askersiz olacak adalar deniyor ama adalarda yunan askerleri füzeleri var.
1) İtalyanlar Balkan Savaşından sonra çekileceklerini bildiriyorlar. Derken Balkan Savasi bitiyor dunya savaş çıkıyor. Osmanlı'ya devretmemeleri doğal değil mi, Osmanlı'ya karşı savasirlarken?
2) dünya savaşı bitiyor, Osmanlı bütün adalardan feragat ediyor.
3) 1946'da kimse Osmanlı'ya gel toprak vereceğiz demiyor. İtalya "2. Dunya Savaşını " kaybettiği için elinden alınıyor topraklar. Hatırlarsan 1. Dunya Savaşından da onlardan alınıp Yunanlılara verilmişti Ege. Baktığın zaman Osmanlı'nın yaptığı anlaşmalar sonunda Türkiye'nin hak iddia etmesinin onu kapalı.
4) Trablusgarp elinden bedavaya çıkmadı. Mustafa Kemal adının en çok duyulduğu yerlerden biridir. Gönüllü olarak gider. Asker bulunmayan topraklarımızda halkı asker eder İtalyan işgalini önlemeye çalışır. Pek tabii Yakup Cemil, Rauf Orbay, Süleyman Askeri.. gibi bir çok kahramanımız da fedai oldu o cephede. Ancak elimizden çıkması o savaş kaydedildiği icindir
1 Usi Antlaşması, bana gönderdiğin "wiki " 😒 sayfasında bile geçer.
2 Mondros Mutakaresi
3 poh bunun için 100 e yakın kaynak vermem gerekir çünkü işin içinde Almanya'da var. Senin de dile getirdiğin milletler cemiyetinin oturum kararlarını inceleyebilirsin. Yukarıda verdiğim iki antlaşma da zaten Osmanlı'nın feragatı
4 Trablusgarp savaşı 1912
5 152 Ada-Adacik-Kayalik Biz 16 diye biliyorduk, seçim döneminde ve halen bir partinin siyasal mücadelesi olmuş durumda bu konu. Yunan meclisinde de tartışıldı. Ayrıca üzerine yazılı kitaplar mevcut.
2 Türlü kanıya vardım ben burdan bir 1912 de yapılan anlaşmanın baz alındığı ki buda tanınması demektir bence 2. si ise son padişahın Osmanlı topraklarını hanedanın üstüne geçirip hukuksal olarak fetih edilmesinin engellenmesi konusu. Biliyorsun savaş hukukunda ülke toprağını fetih edersin ama kişilerinkini edemezsin. O 65. madde de bunu diyor www.tkgm.gov.tr/.../26-ulkenin-tapusu-turkiyenin-elinde-wwwyenisafakcom bu linkde kii olay ile bağdaştırdım
1912 geçersiz demedim. 1912 Balkan Savasi sonuna kadar geçerlidir. Balkan Savasi sonrası ada Osmanlı'nın hakkıdır. Ancak Balkan Savasi sonrası çıkan dünya savaşında İtalyanlar, hukuksuz bir çıkar sağlayıp adadan ayrılmadı. Osmanlı'da kaybettiği dünya savaşı sonunda sadece 12 ada Vs değil bütün adalardan feragat etti.
Ayrıca yine yapılan antlaşmalara bakarsan, dediğin gibi bir padişah mülkü olması PADİŞAHIN umrunda olmamış ki, işgalci devletler istedikleri toprakları işgal edebilirler diye madde koyulmuş.
Buna sevr de desen sevrme de desen, bizi seven sevmiş maalesef, bunlar sadece birer isim.. lozan.. sevr... vs. Al birini vur otekıne. Bıze aşırı zıtta olsa ımzalamış, elımız uyuşmus kagıt ımzalamaktan (!) Sevr hakkında bahsetmeye bıle gerek yok kanımca.
Söylemek istediğimi itiraz edebiliyor musun ki? Ben dümdüz boş konuşmayı sevmiyorum bu yuvarlak konuşmak olmuyo , karşıda ki biraz yorucak kafasını ayıklıcak kavrayacak düşünecek. Anlayabiliyorsa süzgeçten geçirip bir düşüncesini söyleyecek anlayamıyorsa soracak bkz: yukarda
En İyi Cevaplar