Küçük İskender adıyla tanınan ünlü şair Derman İskender Över 55 yaşında hayatını kaybetti. Küçük İskender geçtiğimiz yıldan bu yana kanser tedavisi görüyordu. Ünlü şair, şiir, roman, deneme, günlük gibi pek çok edebi eserinin yanı sıra Ağır Roman filmi ile de sinemada yer almıştı.
Gidiyormuş, ağırlaşır yağmurun iade etmediği karanlık bırak gitsin. Hiçbir caddeye çıkmayacak o sokak artık. K. İskenderKüçük İskender - Derman İskender ÖverSizin en sevdiğiniz şiiri hangisiydi?
Küçük İskender 55 yaşında hayatını kaybetti! En sevdiğiniz şiiri hangisi?
Dudaklarım gerisin geriye çekildi; ağdalı bir sıvının ağır ağır örttüğü, korkunun biçim kazanıp ayağa kalktığı ve ‘hey bana bir şeyler söylemenin vakti geldi’ dediği zamanlarda bekledim seni; gözlerimi kapadım. Bekledim. Beklerken, özlemenin hangi geçitleri geçilmez kıldığını, hangi duyguların insanı hayata kazandırdığını, basite indirgenmiş hüzünlerin geceleri dinlenmeye müsait şarkılarla şahlandığını anlatamadım. Evet, bilmiyordum. Bilmiyordum, kelimelerden arınmış bir cümle kurar gibi sevişmeyi. Sevişirken sözlük kullanıyordum hala. Ama, seni seviyordum. Ve sevdiğimi, sevgimi anlatma telaşıyla hata üstüne hata yapıyordum sana. Sana yaklaşamıyordum. Yasaklanmıştın adeta. Çiğnemeye çalıştığım yasak olsan da, uzak dursan da, o korkunç şeklini korusan da, farketmiyordu hiçbir şey. Küçük bir ateş. Küçücük bir ateştin sen. Sönmekten ürken bir ateş. Bir su damlasıyla bütün görkemini kaybedebilecek bir ateş. Aşkın mecali kalmamıştı. Sessizce sokuldum yanına. Acıyla irkildin. Gülümsedim. Gülümsememe anlam veremedin elbette. Kimdi bu? Ne istiyordu? Tanımadığın biri. Hatıralarını darmadağın etmeyi planlamış bir yabancı. Fuzuli bir beden, karşındaki. Usulca uzandım, Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm
Kendisi edebiyatımızda büyük iz bırakmış ve hala hayatta olan nadir şairlerdendi. Yazdığı post modern şiirlerle 2000'li kuşak şiir sevenlerini derinden etkilemiş ve genç şairlere ilham kaynağı olmuştur. Edebiyat dünyasına bıraktığı sıra dışı sözler ve ortaya koyduğu bakış açısı hiç bir zaman silinmeyecektir. şuraya biri ambulans çağırsın şiirinden de bir dize bırakalım..
Gecenin hız sınırına yakınken durdurdum bedenimi kaportada eski bir damadın çamura bulanmış papyonu arka koltukta gözyaşlarına boğulmuş bir gelinlik vardı; Mart ayının soğuk bir salonuydu; vites pedalının dikiz aynasına yansıyan o gelişigüzel, akıl almaz komplo teorileri kapsamında göğe yakın olmaktan, yere bakmaktan biraz yorgun düşmüş bir zürafa gibi, boşluğun zarif şiddetli menfaatine sokuldum. Kipti. Emir kipiydi yağan yağmur altında sana geç kalmış senden yana saçmalamış bir âşık tanımıyla şehirlerarası yollarda şu iki saatin bilançosunu çıkartmak, bilançoyu kanlı bir keser kimliğiyle, kelebek camının aralığından aşağı bırakmak. Zordu. Aşağı bırakmak zordu. Çünkü, Mart ayının soğuk bir salonuydu!
@BuzHanim ın ortaya koyduğu haberin sayesinde, Küçük İskender lakaplı, Büyük şair yazar eleştirmen ‘’Derman İskender Över’’ i Hiç tanımıyordum ve şimdi araştırdım. Ne büyük bir insan şair ve edebiyatçıymış, inanılmaz. Meğerse Türkiye den öte Amerika kanada ve bütün Avrupa da bile, Birçok değerli dergi, yazar ve kültürel toplumlar tarafından tanınıyormuş. Birde bir sözünü buldum çok ağır bir söz: ‘’Yolun açık olmasın sevgili, Nasıl olsa önün açık. Sen bulursun her türlü yolunu.’’
Bir organ nakli gibi sevmiştim seni; Çürük gözlerine bağışlanan ellerim, Yırtık dudaklarına bağışlanan şiirlerim.. Darmadağın kadınların, darmadağın ettiği erkekler gibi Sevmiştim seni... Çok eskitilmiş bir aşkın hatırlanması, Sevgilinin resmi karşısında çocuksu bir iç kanaması Aslında işin açıkçası; Rüzgarın fırtınaya dönüşmesi gibi Hayatına yönelik bombalı bir saldırı gibi Geriye çekilirken herkesi öldürmek gibi
...
Bir silahın şarjöründe tanışan iki soğuk mermi gibi, Aynı bedene sıkılan iki el kurşun gibi, Katille kurban arasında o birkaç saniyelik telaşla Sevmiştim Seni...
@Funda_a Adamın kalemi çok sağlam, anlamak lazım. Aykırı bir ruhu olabilirdi, çok da toplulumuzca hoş görülmeyen bir üslubu da vardı, ama inanılmaz güçlü duyguları, inanılmaz güçlü bir hükmü vardı.
kentten son çıkış levhası altında durup bir an iki şimşek arasına gerdiğin telde yürü sen ey cam militan! suçlama karını ve çocuklarını suçlama polis devleti ve ekonomiyi enflasyon ya da birahaneler, ihanetler ve de kaçışlar sahte sürgünler enez bir sorgulamadasın vakit artık çok geç nazım yetmiyor iliğini titreten kanı dellendirmeye ahmed arif kemikleşti diyorsun nevzat ise henüz çok genç ve ben önüme ilk çıkanla deli danalr gibi sevişmek istiyorum diyorsun, içmek istiyorum maç izlemek, ucuz sinemalarda p*rno film seyretmek halim yok yeni nir yenilgiyi sırtlanmaya dayak atmaya dayak yemeye mecalim yok kurşunu sıksam suyunu çıkartırdım bir zamanlar, iki şimşek arasına gerdiğin telde yürü şimdi sen ey zavallı cam militan! ve otur, yanmış bir sahil kasabasında yaz anılarını billur anılarından utan, utan!"
beyoğlu’nu beyoğlu iken dibine kadar yaşamış biriydi. düşünsenize, 90lar ortamı, tıptan terk zeki, popüler bir şairsiniz; edebiyat, müzik, sinema altın çağını yaşıyor, gençlik için muazzam bir ortam.
hayatını istediği gibi yaşadı, istediği gibi öldü. hoşçakal usta.
Şuraya yazılan birkaç beylik cevaba, yapilan paylaşıma baktım da kör ölür, gözlerine name dizerler diyeaim geldi. Postmodern şiirleri benim açımdan cidden hiçbir tartıya girip de ağırlık veremeyecek olan ve sadece ruhsal bunalımlarıyla ortaya saçılmış alelade kelimelerden ibaretti sadece. Bohem biriydi muhtemelen, yaptığı işler de bunu yansıtıyor sanırım. Ölenin ardından kötü söz söylenmez rahmeti bol olsun elbet ama şiiri de beş kuruş etmezdi.
su sözünü çok seviyorum.. '' Bana benden daha iyisini bulamazsın diyen sevgili, ben ne gemiler yakmış adamım, senin gibi kıçı kırık bir sandalın lafı mı olur '' güle güle Üvey arkadaşımmm, mekanın cennet olsun.
"Ben en çok Martı'ya âşık Balık için üzülüyorum" bu sözüyle tanımıştım onu. Haklıydı, Balık, Martı'nın yanına gitse mutlu olurdu ama ölürdü. Suda kalsa uzaktan izlerdi sadece sarılamazdı. Hissedemezdi. Derdine ortak olamazdı. Huzurlar içinde uyusun
bir tek sana tembih ettim saadeti hiç bir şey hatıra değil aslında kaynayan sular gibi bakardın ya bana donan sular gibi gülerdin ya bütün büyük sular korkutuyor şimdi beni
Kurtulmuş be bu dünyadan ne güzel ölüm ki! Dert çeke çeke biktim usandım bu dertten diyorum. Keşke kanser bana da gelse 3 ay ömrüm olsa herkesin yüreğine hançer gibi oturup girsem ne güzel olurdu. düşünsene.
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Ayyy cok yüzüldüm 😔 degil erosun oku, zeusun şimşeği de girse g. tune sen asktan anlamazsin en sevdigim sözü
En İyi Cevaplar