15 Temmuz'un Politikaları

15 Temmuz her kesimde olumlu-olumsuz tepkilere yol açtı. Yenikapı Mitingi gösterdi ki ‘olumsuz tepkiler’ Türk Bayrağı altında, olumlu etkilere neden olabiliyor. Ancak pek tabii ‘Tiyatro’ gibi iddialar ile geçmişiyle çelişecek çatlak sesler de çıkmadı değil.

Sorumluluk sahibi bireyler kendi içinde hesaplaşmalara giderken, 15 Temmuz’un siyasi hayata etkileri her geçen gün daha da şiddetlendi. Her ne kadar güven duyulmasa da, bir takım ‘Tiyatro’ iddialarını savunanlarca günden güne memnun kalındı sorulan hesaplardan.

Ancak bir şey hep göz ardı edildi
15 Temmuz'un Politikaları

Tartışılmadı, çarpıtıldı kimilerince. 15 Temmuz Erdoğan’ı değil, büründüğü yeni profili hedef almıştı.
15 Temmuz BOP başarısızlığının,uyanan Türkiye’nin hesabıydı. Ekonomi - Komşular ile İlişkiler - FETÖ - PKK gibi ülkenin hayati meselelerinde daha ciddi bir duruş ortaya çıkmıştı bu süreçte. 15 Temmuz özellikle bu politikaları hedef aldı.

Amaç şahıslar değil, Misak-ı Milli idi.

Bugün Erdoğan'a teklif edilen de bireysel değil, toplumsal bir sabotajdır.
Başkanlık 15 Temmuz'un Referandumudur !

1) Cumhuriyet Devrimi
15 Temmuz'un Politikaları

Emperyalizmin yaşamını sürdürebilmesi için, sömürge topraklarda mutlak hakimiyeti elinde tutması gerekir. Ortadoğu'da işgal edilen her ülkeyi inceleyelim. Yanı başımızda yola Atatürk Devrimleri diye çıkan İran'ın, İngilizler ile nasıl yoldan çıktığını irdeleyelim... Sonuç asla değişmez. Emperyalizm, sömürge toprakta kuvvetler ayrılığına izin vermez.

Getirilmek istenen Başkanlık Sistemi, bir Başkan yaratacağı için değil, Erdoğan nedeniyle değil, maddeleri-yasaları ile meclisi ortadan kaldıracağı için tehlikelidir. Meclis’in denetleme gücü kalmadığı için, Başkan’ın meclisi feshetme yetkisi bulunduğu için tehlikelidir.

Güvenoyu almayan bir hükümet, Milletin İradesi olabilir mi ?

2) Askersiz Devlet
15 Temmuz'un Politikaları

Türk Askerinin yapı taşı subaylıktır. Subaylık sadece bir akademik eğitim olarak düşünülemez. Subaylık askerlik ile özdeşleşmiş Türklüğün, tarihsel bağıdır. FETÖ'nün bu ideoloji ile mücadelesi 1960 İhtilali ile başlar ve Ergenekon Kumpası ile TSK'yi değil bir anlamda devleti kuşatır.

Ancak askeriyemize karşı savaş FETÖ ile sınırlı değildir. 1920 yılı, Sevr Antlaşması ! Askeri okulların kapatılmasını öngören antlaşma bizzat askerlerce alt edilir.
Tıpkı 15 Temmuz Gecesi misali.

FETÖ'nün kuşatmasına rağmen alt edemediği, işgal ordularının en karanlık günlerimizde uygulatamadığı Askeri Okulların Kapatılması, 15 Temmuz sonrası hayatımıza girdi. Başkanlık Sistemi ise Kuva-yi Milliye ruhunun Kuva-yi İnzibatiye ruhuna evrimidir.

Ordusuz, millet olunabilir mi ?

3) Küreselleşme Çırpınışları
15 Temmuz'un Politikaları

Türkiye 72 ve 1980 Amerikan Müdahalesi ile Küreselleşme Sürecinin içerisine girdi. 80 sonrası Milli Devlet ve Milli Ekonomi günden güne tarihe karıştı. Başkanlık Sistemi de o dönemleri takiben gelen Turgut Özal'ın Değişim Programı'nın esasını oluşturuyordu. Sistem, devlet içerisinde mafyalaşmış tarikat ve cemaatlerin yaptırımcı ekonomik politikalarıyla gündeme geliyordu. Bkz. Benim memurum işini bilir. Bkz. Babalar gibi satarım !

Küreselleşme politikaları bugün dünyanın her yerinde felç geçirmiş durumda. Devletler gün geçtikçe saflarını sağlamlaştırıyor, daha ulusalcı bir görüntüye bürünüyor. Bkz. Amerika'da Trump'ın seçimi kazanması Bkz. Kazakistan'ın Parlamenter Sisteme geçişi

Milli İrade bürokratların hükümeti midir ?
Milli İrade mafyalaşmış tarikatların hükümeti midir ?

4) Gülen başkanlığı
15 Temmuz'un Politikaları

Başkanlığa destek verenlerin en ciddi savunması Başkanlığın Erdoğan'a zimmetlenmemesi.
Ancak en büyük tehlikede buradan kaynaklanmakta ! Hadi Erdoğan için bütün aklamaları kabul edelim. Erdoğan sütten çıkmış ak kaşık olsun, vatansever bir önderimiz kendisi. Peki ya sonra?
Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu, Bülent Arınç, Sadullah Ergin, Ali Babacan, Suat Kılıç... Gül 2002'de, Davutoğlu ise 2015 yılında bizzat milletimizce Başbakanlık koltuğuna layık görülen isimler. Bu isimlerden çok daha fazlası FETÖ operasyonlarınca AKP çatısından atıldı. Seçmenin başbakanlığa layık gördüğü isimler, FETÖ dolayısıyla ihraca sürüklendi. Gülen'in gölgesinde bir başkanlık teklifi önümüze konulan. 15 Temmuz'da sahip çıkılan Milli Egemenliğin, yarınlara peşkeş çekilmesi.

Milli İrade FETÖ'ye teslim edilebilir mi ?

En önemlisi : Teröre hizmet
15 Temmuz'un Politikaları

Cephesi güçlü olmayan hiçbir savaş zafer ile sonuçlanamaz. Bugün bir savaş var topraklarımızda. İkinci Kurtuluş Savaşı vuku buluyor aldığımız nefeste. Yarını meçhul vatanın. FETÖ'sü ile, PKK'si ile, IŞİD'i ile silahlı, borçlarıyla, borsasıyla ekonomik bir savaş içerisinde. Yarınların savaşı veriliyor bugünümüzde. Mevzi kaybedilmemeli ! Ayrışmamalı. Bölünmemeli. Cephe güçlü kalmalı.

Başkanlık Sistemi ise 28 Şubat'ların, 12 Eylül'lerin, 12 Mart'ların yeni altyapısını oluşturuyor.
Cephe bölünüyor. Namluda KARDEŞ beliriyor ! Kardeş, kardeşe kırılıyor..

''Hiç nasıl olur ki, hasmın silahı vatana çevrilsin de, karşısında iptida benim göğsümü bulmasın?'' Namık Kemal

15 Temmuz'un özetidir belki, ancak unutmamak gerekir, 15 Temmuz Milli Seferberlik'ti. 15 Temmuz ''Devlet benim!'' demenin mücadelesiydi. 15 Temmuz'un içeriği tek bir cümlede saklı;

“Hakimiyet bilâ kayd-u şart Milletindir.” Mustafa Kemal Atatürk

#VatanSavunmasi

15 Temmuz'un Politikaları
Cevapla