Demokrasinin temel ölçütü sadece oy kullanmak değildir. Oyun sağlıklı bir şekilde yönetime yansıyıp yansımadığı da demokrasiyi belirler. Örneğin biz sadece önümüze konan milletvekillerini seçeriz (sadece CHP'de kısmı olarak ön seçimle vekilleri belirleme var). Türkiye'de parti liderleri mutlak hakimdir.
2. Erkler ayrılığı yok
Yeni sistemde bütün yürütmeyi başkan belirliyor. Partili başkan olduğu için meclisi de o belirliyor, anayasa mahkemesini ve HSYK'yı da o belirliyor. Rektörleri o belirliyor. Valileri ve kaymakamları o belirliyor. Belediye başkanlarını o belirliyor. Polis teşkilatını o belirliyor. Elçileri o belirliyor. Bakanları o belirliyor, Bütçemizi o belirliyor. Yani hiçbir kurum kendi içinde bir gelenek oluşturmamış. Futbol federasyonu başkanı bile siyasi irade tarafından belirleniyor. Başkanın belirlediği hakimler başkanı yargılıyor. Bu sistemi inceleyen dünya bizi otoriter ülkeler sınıfına koyacaktır.
3. Karar alma süresi değişmeyecek
Bir kararın hızlı alınması o ülke için iyi bir şey anlamına gelmiyor. Kuzey Kore liderinin azından çıkan her şey kanun oluyor ancak Kuzey Kore dünyanın en fakir ülkesidir. Abd başkanlık, Fransa ise yarı başkanlık ile yönetiliyor ve karar alma mekanizması yavaştır. Her iki ülkede de çift meclis vardır ( Halk Meclisi ve Senato) . Bu kanun daha sonradan yargı ve başkan yolu ile denetlenir. Böyle kanunun kalitesi artmış olur. Hepimizin hatırlayacağı üzere Fransa'da halk meclisi ''Sözde Ermeni Soykırımı'' yasasını onaylamış ancak Senato bu teklifi reddetmişti.
Türkiye'de ise en azından Meclis Tv'yi izleyen herkes bilir kararlar çok hızlı alınır. Meclis başkanı ''kabul edenler, etmeyenler?, kabul edilmiştir'' der ve kanun geçer. Anayasa mahkemesi ve Cumhurbaşkanı hiçbir yasayı geri çevirmez. Abdullah Gül %99.97 ile bütün kanunları geçirmişti. Yani Türkiye'de hızlı karar alamama problemi yoktur.
4. Türkiye'yi bölebilir
Bir başkan bütün bu yetkilere oy olarak gelmektedir. Bu koltuğa oturmak için çeşitli tavizler ve sözler verebilir. Oy almak için çeşitli gruplara eyalet ve kendi kendini yönetme hakkı verebilir. Yeni seçim sisteminde 600 milletvekili 600 tane küçük seçim bölgesinden en fazla oyu alan 1. aday olarak seçilecek. Buda doğudaki en fazla oyu alan vekillerin meclise girmesi demek. Meşrulukları artacaktır.
Emeğine sağlık, fazla düüşünmeye gere var mı bunu görmek için.. Adam padişahlığa doğru ilerliyor (pardon geriliyor) başkan olacam diye tutturdu, sonra da padişahlık istiyecektir hatta halifelik falan.. Abi boşuna gerici demiyoruz bunlara adamlar geriye doğru gidiyor millet ilerliyor bunlar geriliyor ak ya
Başkanlık sistemi kapsamında açıklamışsınız. Söz konusu teklif başkanlık sistemi değildir. Buna ek olarak mevcut yürütme işlemlerinin yalnızca ''cumhurbaşkanı'' tarafından yürütülmesi, sistemin doğal sonucudur. Buna karşın söz konusu sistemde ''başkanlık sisteminin'' aksine kuvvetler ayrılığı ortadan kaldırılmıştır.
Başkanlık sistemi teklifi dedim okursan. Yani bizdeki olandan bahsediyorum. 15 yargı üyesinin 12'sini bir adamın atadığı ve yargılanmasını atadığı hakimlerin yaptığı bir sistem siyasalda okuduğum her kitapta anti demokratik bir sistem olarak yazıyor 😄
Farklı görüşte olduğumu belirtmemekteyim. Yalnızca yanlış doğrultuda açıkladığınızı ifade etmek istedim. Yargı üyelerinin seçilmesi hususu ise demokrasi ile bağdaştırılamayacak bir husustur. Bu kapsamda erkler ayrılığının ortadan kalkması ifadesi daha uygun olacaktır. Düşünceleriniz sonucunda elde ettiğiniz sonuçla paralel kanaatim olmasına karşın, uygulanmasının sakıncalı bulduğunuz hususların yanlış olduğu kanaatindeyim.
Hayırlısı. Kitaplarda yazan ve herkesin üzerinden uzlaştığı demokratik başkanlık sistemi olsa bende ona göre kıyas yapardım. Afrika tarzı başkanlık sistemi bu kadar oluyor.
En İyi Cevaplar