Ankara Katliamı Bize Neler Öğretti?

Ankara  Katliamı Bize Neler Öğretti?


İyi geceler.


Cahil İnsan, En Tehlikeli Canlıdır


Ankara'da yaşanan katliam sonrasında çok şey öğrendim. İnsanları, halkı tanıdığımı zannediyorken, aslında hiç bir şey bilmediği öğrendim. Kurunun yanında, yaşı nasıl yaktıklarını öğrendim. Öğrendim babam öğrendim. Cahil insanlar... Nasıl desem ki?



-İyi ki geberdiler. Kahrolsun hepsi. Orada neden toplandılar? Otursalardı evlerinde...



diyebilen zavallıları öğrendim.


Henüz yaşı on dokuz olan ve orada bir siyasi parti adına bulunan, barışı destekleyen çocukların, terörist ilan edilmesini, günahı olmayan insanların günah keçisi ilan edilmesini nasıl kabul edebilir bir İNSAN? Hangi müslüman, hangi kalbi atan, beyni düşünen insan, bir canlının ne şekilde olursa olsun, etrafa dağılan bilyelerle paramparça edilebilmesini "Oh oldu" diyerek karşılayabilir?


En sevdiğiniz insanı düşünün... Düşünün yahu! Kardeşinizi, babanızı, annenizi, beraber ders çalıştığınız, çocukluğunuzda erik çaldığınız arkadaşlarınızı düşünün. Barışı desteklemek adına, hiç bir partiye dahil olmadan, oraya, Ankara'daki olay yerine gittiğini, halaylara eşlik ettiğini, amacının sadece barış olduğunu düşünün... Barışın hayalini kurarak naralar attığını düşünün.


Birden bir patlama. Ortalık kan gölü. Mahşer yeri bu olsa gerek. Düşünceler, sevinç naraları yarım kalmış. Soluklar kesilmiş...


Haberlerde bunu duyar duymaz, telefonunuza sarılıyorsunuz. Beyniniz allak bullak. Yüreğiniz hiç atmadığı kadar telaşlı, çırpınıyor. Arıyorsunuz bu kişiyi. Ulaşamıyorsunuz. Saatler, zaman lastik patlatmış. İlerlemiyor anasını satayım. Herkes bir şey söylüyor.



3 ölü, 10 ölü, 50 ölü, 100 ölü...



Ankara  Katliamı Bize Neler Öğretti?


Dua ediyorsunuz. Belkilerinize inşallahlar karışıyor. İsimleri yayınlandı mı ölenlerin diye internette, televizyon kanallarında dolaşıyorsunuz. Yok yahu yok! Koskoca medya nerede? Neden kimse bir şey demiyor? Aradan saatler geçiyor. Ve telefon çalıyor. Korkarak da olsa açıyorsunuz. Çok şükür "O" arıyor. İçinizden saliseler içinde " Demek hayattasın. Harika, sana bir şey olmadı" düşünceleri geçiyor. Telefonunuzu açtığınızda yabancı bir ses;


-İyi günler. Falancanın yakını mısınız? Telefonunda sizin isminiz Kardeşim, Oğlum, Canımın içi diye kayıtlıydı. O yüzden sizi aradık. Lütfen bilmem ne hastanesine gelebilir misiniz?


Kalakalıyorsunuz. Başka bir şey söylemiyor karşınızdaki şahıs. Gerisi malum. Gittiğinizde morga alıyorlar sizi. Kimlik doğrulamak için...


Düşündünüz mü hakikaten? Özellikle kelle avcılığı yapanlar. Düşündünüz mü?


Ankara  Katliamı Bize Neler Öğretti?


Nefret Yüklü Kalpler


Düşünebildiyseniz devam edelim.


Ve sevdiğiniz o kişi hakkında kahrolsun, iyi ki geberdi. Terörist olmasa orada ne işi olurdu? diyenler... Hele o yorumları. İnsanların ön yargıları... Sizlerle aynı oksijeni soluduğum için utanıyorum. Ne kadar zavallı olduğunuzun farkına varamayacak kadar körsünüz. Körlüğün ötesinde, beyinleriniz, vicdanınız kör. İçinizi simsiyah bir nefret kaplamış.



"Berkin'e terörist, Özgecan'a açık giyinmeseydi, hak etti" diyenlerden ne kadar farklısınız?



Fazla söze ne hacet? Adem olan anlar.Masumlar ölmesin dileğiyle. Mutlu yarınlara...

Ankara Katliamı Bize Neler Öğretti?
Cevapla