Kıbrıs'ta Geçmişte Neler Oldu, Şimdi Ne Oluyor, Yarın Ne Olmalı?

Doğu Akdeniz'in kontrol noktası KIBRIS

Akdeniz haritası
Akdeniz haritası

Akdeniz ticaretinin kontrol noktaları

Akdeniz'de stratejik olarak 4 önemli nokta vardır. Cebeli Tarik boğazı, Malta, Girit ve Kıbrıs. Osmanlı, hakim olması gerektiğini ve bunun varlık güvencesi olacağını çok geç görmüştür. 1571-1573 seferleri sonrasında Kıbrıs, 1645-1669 arasında 24 yıl devam eden savaşlarla da Girit alınmıştır. Bu iki ada ile Ege ve Doğu Akdeniz hakimiyetini tam olarak kurmuştu. Kıbrıs'a Anadolu'dan Türk nüfus taşınarak Türkleştirme faaliyeti yapılmıştır. İtalyan nüfus adadan çıkarılırken Rum nüfus adada bırakılmıştır.

Borç karşılığı verilen toprak: Kıbrıs

Osmanlı arşivlerinden bir Kıbrıs haritası
Osmanlı arşivlerinden bir Kıbrıs haritası

İngilizlerin gazlamasıyla 1877'de Rus orduları hem doğudan, hem batıdan Türk topraklarına girdi. iki yıl süren savaşın finansmanı için İngiliz krallığı borç veriyordu. Tam bir hezimetle sonuçlanan savaş bittiğinde İngiliz krallığı savaş borçlarına teminat olarak Kıbrıs'ın kendine devredilmesini istedi ve 2. Abdülhamit'in fermanıyla Kıbrıs savaşsız olarak İngilizlere devredildi

Kıbrıs Cumhuriyeti kuruluyor, Türkiye garantör ülke oluyor

Kuruluş anlaşmaları imzalanırken. Ortada Kraliyet temsilcisi, solda Makarios, Sağda Dr. Fazıl Küçük
Kuruluş anlaşmaları imzalanırken. Ortada Kraliyet temsilcisi, solda Makarios, Sağda Dr. Fazıl Küçük

İngilizler adadan tam olarak çekilirken yerine bir devlet kurma kararı verdi. Bu çerçevede 1959-1960 Londra ve Zürih Kuruluş Anlaşmaları imzalanarak Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu ve İngiltere krallığı adanın yönetimini devretti. Kuruluş anlaşmalarına göre cumhurbaşkanı Rum, Cumhurbaşkanı yardımcısı Türk olacaktı. Yunanistan ve Türkiye de garantör ülke oldular.

Rumlar ENOSİS hayaline kapılıyor ve terör başlıyor

Makarios EOKA militanlarını ziyaret edip kilise ve tanrı adına kutsadığı ziyaretlerden birinde
Makarios EOKA militanlarını ziyaret edip kilise ve tanrı adına kutsadığı ziyaretlerden birinde

Cumhurbaşkanı Makairos hem EOKA adlı terör örgütünü kurduruyor ve Türklere karşı silahlı eylemler yaptırıyor, hem de meclisi işlevsiz hale getirerek Türklerin yönetim haklarını engellemeye çalışıyordu. 1963 yılı 21 aralık günü EOKA kapsamlı bir terör hareketi başlatıyor ve hafızalara kazınan bu fotoğraf o acının en net tarifini yapıyor.

Bu tarihten sonra Yunanistan destekli EOKA terörü sistematik olarak Türkleri katletmeye başladı.

Dr. Fazıl Küçük Türkiye'nin askeri müdahalesini istiyor

Mücahitlerle beraber askeri eğitim alan Rauf Denktaş
Mücahitlerle beraber askeri eğitim alan Rauf Denktaş

Kanlı Noel sonrası Rauf Denktaş Ankara'ya geliyor. Asker gönderilmese de Türk uçakları birkaç alçak uçuş yapıyor. Makarios korkarak EOKA'yı biraz dizginliyor. Askeri müdahale imkanı olmayan Türkiye, Denktaş'la birlikte Türk Mukavemet Teşkilatını kuruyor. Rum çetelerine karşı silahlı bir direniş örgütü kuruluyordu.

Kıbrısta Geçmişte Neler Oldu, Şimdi Ne Oluyor, Yarın Ne Olmalı?

Kıbrıs için devlet politikaları geliştiriliyor

Dr. Fazıl Küçük 1974 sonrası Türk Mukavemet Teşkilatını denetliyor. En solda Kenan Evren.
Dr. Fazıl Küçük 1974 sonrası Türk Mukavemet Teşkilatını denetliyor. En solda Kenan Evren.

1965 yılında başbakan olan Süleyman Demirel Adadaki Türkler bizden müdahale istediklerinde gördük ki bizim bir çıkarma gemimiz bile yokmuş diyor. Ve Kıbrıs için milli ve uzun vadeli bir politika yürürlüğe giriyor. Askeri çıkarma gemileri satın alınıyor, Kayseri Hava İndirme tugayı kuruluyor ve devlet ekonomisinin el verdiği ölçüde politikanın gerektirdiği faaliyetler yürütülüyor ve mücahitler donatılıyordu.

1974 Yunan Darbesi ve Türk Barış Harekatı

1974te Makariosu deviren EOKA lideri Nikos Sampson
1974'te Makarios'u deviren EOKA lideri Nikos Sampson

1974 yılına geldiğinde adanın her noktasında EOKA terörü hakimdir. 5 Temmuz 1974'te Türkiye, Yunanistan ve İngiltere dış işleri bakanları I. Cenevre Konferansı çalışmalarına başladı. Bu konferansta Türk istekleri doğrultusunda: 'Ada'da bir güvenlik bölgesinin kurulması, Rum işgalindeki Türk bölgelerin derhal boşaltılması, esirlerin salıverilmesi, barışın sağlanması ile de anayasaya uygun bir hükümetin yeniden kurulması, Kıbrıs Cumhuriyeti'nde Türk ve Rum Toplumu olmak üzere iki otonom idarenin mevcudiyeti' kabul ve ilan edildi. Ancak EOKA örgütü de kendini cumhurbaşkanı Makarios'tan daha güçlü görmektedir. Makarios EOKA'yı yasa dışı ilan edip 2000 militanını tutuklattı, 15 Temmuz 1974'te de EOKA birdarbeyle Makarios'u devirdi ve adanın Yunanistan'a katılacağı açıklamasını yaptı.

Kıbrısa çıkarma gemilerinden koşarak inen Mehmetçikler
Kıbrıs'a çıkarma gemilerinden koşarak inen Mehmetçikler

20 temmuzda Türk askeri adaya hem denizden hem havadan harekat başlattı. Adanın %40'ı Türk ordusunca kurtarıldı, Nikos Sampson cuntası kaçmak zorunda kaldı.

Kıbrıs Barış Harekatını yapan CHP-MSP koalisyonunun liderleri Ecevit ve Erbakan
Kıbrıs Barış Harekatını yapan CHP-MSP koalisyonunun liderleri Ecevit ve Erbakan

Önce Kıbrıs Türk Federe Devleti, Sonra KKTC Kuruluyor

Mecliste KKTCnin bağımsızlık oylaması
Mecliste KKTC'nin bağımsızlık oylaması

1975 yılında bir yandan barış görüşmeleri başlatılırken bir yandan da Türkiye Kıbrıs'ta Türklerin ortak devletteki haklarının korunması için Kıbrıs Türk Federe Devletini ilan etti. KTFD Kıbrıs cumhuriyeti bünyesindeki Türklerin temsilcisi olsa da uluslararası camia Türk tarafını muhatap almadı. O tarihten itibaren Rumlar adanın resmi sahibi ve temsilcisi kabul edildi. 15 Kasım 1983 tarihinde 50 milletvekilinin ayakta oy verdiği toplantıda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kuruldu.

Kıbrıs meselesi sürekli çözümsüzlüğe sürükleniyor

BM Genel sekreteri Kurt Waildhaim, Klerides ve Denktaş
BM Genel sekreteri Kurt Waildhaim, Klerides ve Denktaş

1975 yılında başlatılan diplomatik girişimler be barış görüşmeleri çerçevesinde Birleşmiş Milletler genel sekreterleri Perez de Cuellar (1982) ve Butros Gali (1991) ayrı ayrı barış planları yaptı ve tarafları görüşme masasına çağırdı ancak Rum tarafı Kıbrıs Cumhuriyeti, Türk tarafı ise Türk toplumu olarak masaya çağrılıyordu. Yine de onlar tarafından önerilen yapı mantıklıydı. Taraflar sahip olduğu topraklarda kalacak, karşılıklı mal mübadelesi yapılacak ve iki eşit devlet tek bir federatif yapı altında birleşecekti. Türk tarafının desteklediği bu planlar hep Rum tarafınca reddedildi. Türkiye'de uluslararası alanda bu durumu diplomatik kanallardan doğru kullanmayı beceremedi.

Anlaşmalara uyulmuyor, Türkiye göz yumuyor

Rumların AB üyeliğine onay vererek diplomatik hezimeti gerçekleştiren başbakan Tansu Çiller
Rumların AB üyeliğine onay vererek diplomatik hezimeti gerçekleştiren başbakan Tansu Çiller

1959-60 anlaşmalarına göre Kıbrıs Cumhuriyeti diğer iki garantör ülke Türkiye ve Yunanistan'ın birlikte üye olmadıkları hiçbir uluslararası anlaşma veya birliğe katılamaz hükmü varken başbakan Tansu Çiller 1993 yılında Kıbrıs'ın Avrupa Birliği üyelğine izin veren anlaşmaya imza atarak Türkiye'yi AB yolunda Rumların insafına bırakan aptallığı yapıyor ve diplomatik üstünlüğü tamemen rum ve yunan tarafına bıraktı.

Annan planı ve Yes Be Annem sloganları

Annan planına evet deyince ABye katılacaklarına inandırılıan Kıbrıs Türk seçmenleri
Annan planına evet deyince AB'ye katılacaklarına inandırılıan Kıbrıs Türk seçmenleri

2002 yılında iktidar olan AKP'nin gelen başkanı Erdoğan 2003 yılında iptal edilen Siirt seçimlerinin tekrarıyla meclise giriyor ve başbakan oluyor. Aynı zamanda İlk işlerinden birisi Kıbrıs'ta çözümsüzlük çözüm değildir demek oluyor ve sayın Denktaş'ı çözümsüzlüğün sorumlusu olarak gösteriyordu. Denktaş danışmanlarını değiştirsin diye salvolar yapıp onu yıpratma politikaları uygulandı. Aynı yıl Erdoğan'ın da desteğiyle Denktaş seçimleri kaybetti ve Mehmet Ali Talat cumhurbaşkanı seçildi. Yine aynı yıl BM genel sekreteri Kofi Annan yeni bir barış planı attı ortaya.

Annan planınn müzakere ederim, tek maddesini değiştiremesem bile imzalarım diyen M.Ali Talat
Annan planınn müzakere ederim, tek maddesini değiştiremesem bile imzalarım diyen M.Ali Talat

Mehmet Ali Talat "Bu planı müzakere ederim, bir tek maddesini değiştiremesem bile imzalarım diyerek dünyanın en çapsız ve en aptalca diplomatik açıklamasına imza attı. Bir esnafa bu mal için seninle pazarlık ederim, fiyat kırmasan da alırım dedikten sonra fiyat pazarlığına girmek ne kadar aptalcaysa bu da o kadar aptalcaydı. Annan siz anlaşabildiğiniz konularda anlaşın, anlaşamadığınız noktaları ben dolduracağım, iki taraf da kabul edecek diyordu. Annan planının detayına girmeyeceğim ama plan şu anda %40 olan Türk toprağını %24'e düürüyordu. 2004 yılında Yes Be Annem, Bir Evetle Dünyaya Bağlan sloganlarıyla Annan planı her iki tarafta da referanduma sunuldu. Türk tarafı AKP'nin de pompalamasıyla %65 evet derken Rum tarafı planı %75 oyla reddetti.

Git kendi ülkende muhalefet yap

KKTC Kurucu cumhurbaşkanı Rauf Denktaş
KKTC Kurucu cumhurbaşkanı Rauf Denktaş

Rauf Denktaş Türkiye'de konferanslar vererek Türk halkını Kıbrıs meselesi konusunda aydınlatmaya çalışıyordu. Özetle Eski madamla yeni nikah kıymamızı istiyorlar diyordu. Türklere tıpkı Yunanistan'daki gibi göstermelik azınlık hakları dışında bir güvence sağlamayan Annan planını ve izlenen politikanın yanlışlığını anlatmaya çalışırken Başbakan Erdoğan "Git kendi ülkende muhalefet yap" diyerek Denktaş'ı Türkiye'den kovdu. Ama rahmetli Denktaş Türkiye'nin Akdenizdeki güvenliği için Kıbrıs'ın Türklerde kalması gerekir, bundan geri adım atılmamalı diyordu.

Bölünen Devletler ve Kıbrıs

Kıbrısın mevcut siyasi bölüşümünü gösteren harita
Kıbrıs'ın mevcut siyasi bölüşümünü gösteren harita

1990'lardan itibaren dünyada birçok federal devlet yıkıldı. Sovyetler birliği dağıldı, 15 devlet kuruldu. Yugoslavya dağıldı 8 devlet kuruldu. Cekoslovakya Çekya ve Slovakya olarak ayrıldı. Farklı milletleriden oluşan ortaklıklar yıkıldı. Şimdi de İspanya'da Basklar'ın bağımsızlığı söz konusu. Peki Kıbrıs'ta neden iki farklı millet bir federasyonda birleştirilmeye çalışılıyor? Bunu anlamak mümkün değil.

Bugün ne oluyor, yarın ne olmalı?

Hükümetin karşı çıkmasına rağmen Berlinde Rum tarafıyla görüşen Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı
Hükümetin karşı çıkmasına rağmen Berlin'de Rum tarafıyla görüşen Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı

Bugün KKTC cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı Berlin'de Rum tarafıyla Annan planındakinden daha fazla tavizle anlaşma yolu arıyor. Ama KKTC hükümeti buna karşı çıkıyor. Çünkü onlar da gördü ki Rumları memnun edemezsiniz. Bir de hep rumların Kıbrıs devleti temsilcileri, Türklerin ise sadece Türk toplumu olarak görülmeleri de eşitsizliğin bir başka boyutudur. Olması gereken Türkiye'nin diplomatik atağıyla KKTC tanınan bir ülke olmalı ve gerek AB, gerekse BM kanallarında KKTC bir toplum değil bir devlet olarak tanınmalıdır. Rahmetli Denktaş şöyle diyordu: İki kesimli bir ortak devlet kurulacaksa önce KKTC 1 günlüğüne de olsa Rum ve Yunanlılarca resmi olarak tanınmalı, ortak devlet ilanı ondan sonra yapılmalıdır. Çünkü O zaman iki eşit federe devlet olarak uluslararası kabul görebiliriz.

Hem enerji güvenliği hem de askeri güvenlik açısından Kıbrıs hayati öneme sahiptir.
Hem enerji güvenliği hem de askeri güvenlik açısından Kıbrıs hayati öneme sahiptir.
Kıbrıs'ta Geçmişte Neler Oldu, Şimdi Ne Oluyor, Yarın Ne Olmalı?
Cevapla