Abim gitmiş iki kuruş biriktirip DVD alıp, atari kolları CD'si derken seti kurmuştu. Okuldan koşa koşa gelir, itişe kakışa sırayla ablam ve abim birlikte oynarlardı. Bense okulun yorgunluğundan uyuya kalmazsam oynamaya vakit bulup, oynardım. Çünkü iki kolu vardı ve bana sıra gelmiyordu haliyle... Bomberman, Tank, Mario derken akşam olur, yemek yemeyi bile unuturduk. Sonrasında akşam babam eve gelip "gene mi şu şeytan mereti, atacağım camdan bunu" der ama bize kıyıp da atamazdı.

Çünkü özellikle kışları sokağa çıkamayınca tek eğlence aracımız o olurdu. Ardından bi gün abim başka şehre çalışmaya gitti, ablamsa başka eve. Ve senelerin yadigarı olan o atari kolları da bozulunca benim de harçlığım yeni kol almaya yetmemişti. Üzülerek, içimi çeke çeke DVD'yi bozuk kollarıyla birlikte depoya kaldırdım. Yıllar yıllar oldu, hala dururlar orada. Ve bu başlıksa bana yeni atari kollarını en kısa zamanda almam gerektiğini hatırlattı. Zira şimdiki hiçbir oyun sisteminde atari kadar güzel oyunlar yok. Atari bambaşka bir evreydi...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer 