İnançsızım, inancım yok.

En az 10 yıldır böyleyim. Hayatta bazı beklentilerim vardı, olmadı. Örneğin biriyle evlenemedim, hala aşkı yaşayamadım. Bu durum zamanla beni Tanrı'ya karşı sevgisizlik ve isyan düşüncesine itti. Önce kaderi sorgulamaya başladım, bunun boş bir kavram olduğunu düşünerek olayları bilim, sosyoloji kavramlarıyla açıklamaya başladım ki bu da zamanla beni materyalist düşüncelere itti.

Mesela ilişkilerde başarılı olmak için dine gerek yok, az da olsa sosyoloji bilmek yeterli. Ya da iyi bir evlilik yapmak için Allah'a yalvarmak salakça geliyor bana. Ne düşünüyorsunuz?
Güncellemeler
+1 yıl
Örneğin geçenlerde çok hoşlandığım bir kız beni reddetti. İnançlı biri "hakkımda hayırlısı buymuş, kısmet değilmiş" falan der ama benim lugatımda böyle kavramlar yer almaz. Ben neden reddedildiğim, yine böyle birini bulma olasılığının ne olduğu üzerinde durur, düşünürüm.
Güncellemeler
+1 yıl
Cevaplar için teşekkürler, örneğin inançlı olduğum dönemlerde sürekli cumaya giderdim, kendimi evleneceğim kişiye saklama düşüncem de vardı. Baktım bu anlayışla devam edersem ruh hastası olacağım. İnanç ve ahlak yoksunu kişiler daha iyi yaşam sürüyordu. Ben de inadına ruh ve bedenen kendimi kirletmeye çaba gösterdim. İstemediğim halde yabancı kızlarla saatlik ilişkiler yaşadım. Artık vicdanen rahattım. Düzene ayak uydurmuş, kendi adıma durumu eşitlemiştim.
Güncellemeler
+1 yıl
Birşey sorabilir miyim? Ben zamanında ahlaklı bir yol seçtiğim ve yaptıklarımın hesabının sorulacağını bildiğimden hiçbir genç kızın duygularıyla oynamadım, art niyet düşünmedim, hiçbir bayanın ahını almadım. Fakat böyle bir hayat tarzını seçtiğim için rezil bir evlilik bekliyor beni. Çünkü iyi bir evlilik için başat kural, herşeyi tecrübe etmek, imansız bir hayat sürmektir. Bu konuda düşünceniz nedir?
İnançsızım, inancım yok.
Cevapla