Bir Soru İle Gelen Hikaye...

Adam yanına doğru gelmekte olan kadını durdurur. Sessizlik içindeydi zaman. Etraflarında akan zamana aldırmıyorlardı... Ve adam mağrur ve anlamlı gözlerle kadına bakmaya devam eder .. Kadın sonun neresi başın neresi olduğunu düşünürken adam sıcak bir kahve uzatır. Kadın kahveyi içip içmemek arasında kalırken , adam kadının kokusunu duyabilmek için biraz daha yanaşır. Kadın irkilerek ne olduğunu anlamaya çalışırken adam derin bir nefes çeker ... Kadının kokusu ile dolan aklı yüzünde tatlı bir tebessüm yaratır . Ardından istediğin gibi şekersiz ve sütlü der..

Kitaplarını elinden alan adam ''Ne okuyorsun?'' diye sorar. Kadın anlatmaya başlar ama o sırada gözleri kadının dudaklarındadır. Kıvrımlarını seyreder konuşurken ki, ardından çenesine bakar , yüzünde ki mimikleri ve gözlerini seyreder. Kadın konuşmasını bitirdiğinde adam susmaya devam eder. Kadın anlamaya çalışır gibi yüzüne bakar ''Bir şey mi oldu?'' der . Adam birden kendini toplamaya çalışır ve sadece ''Hayır'' der . Ama içindekileri düşüncüleri anlatabilmek için bildiği kelimeleri düşünür..

Kahveleri yarıya gelmişti artık. Kadın adamın içindekilerin farklı olduğunu anlamış ağzından çıkan hayırı cevap olarak kabul etmemişti içinden . Adam kelimeler ile savaşıyor ve daha anlamlısı daha anlamlısı diye düşünürken gözlerini kısıyor . Kadının onu anlaması için umut ediyordu. Kıfayetsiz kalmak aslında bu oluyordu ama anlatabilmek için çırpınıyordu. Elini kadının alnında dökülen saçlara götürdü ve hafifçe sıyırarak kulağının arkasında topladı. Önce elini bir çek diyen kadın şimdi adamın tenine ara sıra değen parmakların üzerinde bıraktığı izleri anlamaya çalışıyordu. Adam saçlarını sürerken parmakları ile dalgalanmasını izliyordu gözleri ile . Kadın bir yandan tenine ara sıra değen o sıcak ama tanımadığı parmakların ne yapacağını beklerken, bir yandan da adamın gözlerini takip ediyordu. Adam içinde ki kelimeler ile savaşın verdiği durgunluklan dolayı ne yapacağını bilemiyordu. Anlatmalıydı ama nasıl..

aşk hikayesi
Sonra durdu ve birden rahatladı. Bulmuştu sonunda, kadına baktı ve ''Sen her baktığında yıllardır içinde yaşadığım buz biraz daha eriyor. Sana her dokunduğumda yıllardır içimde var olan kuraklık biraz daha bitiyor. Damla damla doluyor içimde ki boşluklara senin adın , kokun , bakışların''... Şehir bir anda sustu ikisi için de.

Kadın kaçmak istiyordu ama sanki zincirlenmişti o ana , o zamana.. Bir yandan bitsin geçsin diye yalvarırken bir yandan da bitmesin diyordu içinde bir yerler. Adam bunları söylerken kadının yanağına koyduğu elini çekerken kadın bir anda adamın yanağından çekmeye çalıştığı elini tuttu. Yanağını avuçlarına bastırıken gözleri kapalı aklındakileri düzenlemeye çalışıyordu. Adam yanağından çenesine uzanarak yüzünü kaldırır kadının.. ''Yarınım sensiz yok, çekip gitsem sende kalır bu yüreğim, ruhum bedenim sen olmadan fırtınadan sonra ki deniz kadar suskun kalır hayata''... Adam gözlerinde süzülen damlayı silmek isterken kadın daha hızlı davranarak ellerini yanağına koyar adamın. Uzaktaki trenin sesi ile irkilir ikiside. Gelen, demir ayrılığı.. Baktılar bir müddet. Sarsılarak yaklaşan ayrılık uzun zamandır bekledikleri bir andı. Bu kadar zor olacağını tahmin edememişlerdi. Adam kadının yanağına daha sıkı bastırdı avuçlarını korkuyor üperiyordu. Kadının nefes alışları hızlanmış adamın gözyaşlarını seyrediyordu. Adam gözlerini gelen demir ayrılığından alamıyordu. Kadın biliyordu. Parmaklarına kadar saran titreme adamı kendine getirdi bir anda. Kadının gözlerine baktı ve ''Ruhumun üşümesini istemiyorum artık ve seni se ...'' kadının parmakları dudaklarından dökülecek kelimeyi korku ile mühürlemek ister gibi durdurdu. adam gözlerindeki yaş ile ''Lütfen bir kere olsun söyleyebileyim'' der gibi bakarken kadına, kadın gözlerinde ''Anladım'' der gibi başını salladı. Demir ayrılık bu suskunluğu bozmak ister gibi acı veren bir fren ile yanlarından geçti yavaşlarken adamın aklından geçen sadece içindeki yangındı. Haykırmak istiyordu. Sarsılarak kadına ''Yapma bunu'' der gibi baktı yaşlı gözleriyle. Kadın adama yaklaştı. Yanağına kondurduğu dudaklarında adamın gözyaşlarının tadı vardı. Adam kadına içinin titremesini dindirmek istercesine sarıldı kadının ellerine.. ''Hep sevdim senin biliyor musun?'' dedi kulağına. ''Bana dokunmasını özledim hep, ellerine dokunabilmeyi özledim hep''... Bunları söylerken elleri birbirine kenetlenmişti. Adam içindeki fırtınalar yakıyordu her yerini yıkıyordu; bedenini, yüreğini her savurduğunda fırtına çarptığı yanlızlıklarını yıkıyor, buzları çözülürken onsuz kalma korkusu daha da büyüdü içinde..

aşk hikayeleri
Kadın demirden ayrılığın dumanları içinde merdivenlere yöneldi. Adam çaresizliği yaşamanın verdiği öfkemi, kızgınlık mı, acı mı ne olduğunu bilmediği duygularına gem vurmaya çalırşırken kadın son bir kez görebilmek için başını çevirdi. Adam hzılı adımlarla kadına yaklaştı ve kokusunu derinlerine doldurdu tekrar. Bir daha içindeki kuraklık geçmeyecekti, biliyordu. Çöldeki susuzluk gibi kana kana su içmek gibi kokusuna doymaya çalıştı. Kadın demirden ayrılığa binerken adam gözlerinde ki yaşını siler. Kadının yüzünde tatlı bir tebessüm ile bakar adama. İçinde bir heyecan vardı gözlerinden belli idi adam önce bir anlam veremedi ama karşısında ki gülen gözlere bakarak bilsen bile "Seni seviyorum, dünde sevdim, bugünde seviyorum, yarında seveceğim. Ellerinle yüreğimde yaktığın ateşte ısınacak yüreğim senin ile" der. Kadın ''Biliyorum'' der gibi başını sallar ve trene biner. Hareket eden demir ayrılık ondan alırken herşeyi çaresizce seyreder adam. Dizlerinde derman, yüreğinde yaşama direnci.. Yanlızlığıyla başbaşa sadece uzaklaşan trene bakıyordu. Rüzgar esiyordu bir an üşüme geldi ve adam içini saran ürpertici soğuğu dindirmek ister gibi paltosunun cebine ellerini koydu ve başını önüne eğdi. Ceplerindeki ona ait olmayan eline gelen cismi merak etti. Cebinden çıkartığı cismin ne olduğunu anlamaya çalışıyor, nerden geldiğini çözmeye çalışıyordu. O anda cep telefonuna gelen mesaj sesi ile irkildi, elinde sallanan anahtarlara bakarken kaşlarını hafifçe çatarak telefona uzandı. Adam bir elinde telefon bir elinde anahtar aklında uzaklaşan mutluluğu. Telefona mesajın kimden oldugunu görünce hemen açarak gelen mesajı okudu. Yüzünde biraz önce olan mutsuzluk bir anda güneş gibi umut oldu. Gelen mesaj " Seni çok seviyorum. Senden önce yoktum senle var oldum. Anahtar, dairemin anahtarıdır. Kabul ettiğim teklifi geri çevirip sana geri döneceğim, beni evimizde bekler misin?" adam artık belli belirsiz treni ardından tebessüm ile baktı..

Ağzından mırldandığı sadece; "Tek mevsim sensin"oldu..

Reese..

Teşekkürler Reese :)
Bir Soru İle Gelen Hikaye...
Cevapla