#EvdeKal, Kitap Oku: Evde Canı Sıkılanlara Kitap Önerisi

Merhabalar.
Evde kaldığımız şu dönemde vakit geçirmek için bir meşgale bulmamız gerekiyor canımızın sıkılmaması için. İşte tam da bu yüzden size, okuduğum ve beğeneceğinizi düşündüğüm birkaç kitap önerisinde bulunmak istiyorum. Spoiler vermemek adına hikayelerin sonunu söylemedim. Siz de söylemeyin. 😄

#EvdeKal, Kitap Oku: Evde Canı Sıkılanlara Kitap Önerisi

Bireyselliğin Yok Edildiği Bir Roman: George Orwell - 1984

George Orwell - 1984
George Orwell - 1984

Bu kitabı ilk okuduğum zaman çok ağır gelmişti bana. Ama okuduktan sonra vay be dedirtecek türden. Bugüne kadar okuduğum en güzel roman diyebilirim. Büyük Birader ve denetimindeki partiyi konu ediniyor. Büyük Birader birçok şeyi yasaklamış. Mesela eğer evlenecekseniz tek amacınız devlete hizmet edecek çocuklar yetiştirmek olacak ve o çocuklar sizin devlete karşı bir yanlışınızı gördükleri zaman direkt şikayet ediyorlar. Besle kargayı oysun gözünü hesabı. Toplumda hiyerarşik bir sınıflandırma da mevcut. Tele ekran denen aletlerden izleniyorsunuz ve ne zaman izlendiğinizi dahi bilmiyorsunuz, her an izleniyor olabilirsiniz. Winston adlı kişi bu sisteme karşı geliyor bakalım başarılı olabilecek mi?

Çaresizlik Bu Kadar Güzel Anlatılamazdı: Cengiz Aytmatov- Toprak Ana

Cengiz Aytmatov- Toprak Ana
Cengiz Aytmatov- Toprak Ana

Çok duygulandığım bir roman. 2 ay önce okumuştum. İnanın çaresizlik, özlem, umutsuz bekleyişler ve de sabır bu kadar güzel anlatılabilirdi bir romanda.
Erkekleri savaş dolayısıyla askere alınan aileleri konu ediniyor. Kırgız köyünde erkekler askere alınıyor ve geride kalanlar bir şekilde yaşamaya çalışıyor. Eldeki yetersiz yiyeceklerle yaşamaya yaşamak denirse tabii.
Bu ailelerden birinin hikayesi en çok romanda geçiyor. Kısaca değinmek istiyorum.
Tolganay ve Suvankul bir gün evleniyor ve 3 çocukları dünyaya geliyor. Bu çocuklarından Kasım, Aliman diye biriyle evleniyor. Bu ailenin erkekleri de savaş çıkınca askere gidiyorlar ve ölüyorlar.Geride geliniyle birlikte Tolganay kalıyor. Her ne olursa olsun gelininin yanında kalmasını istiyor. Gelini de aynı şekilde ondan ayrılmak istemiyor ama bir gün bir adam aklını çeliyor ve o adamdan çocuğu oluyor. Bu arada adam da evli, bir türlü kabul etmiyor çocuğu. Tolganay buna rağmen gelinini kabul ediyor ve gelini doğum sırasında ölüyor. Çocukla tek başına kalan Tolganay bakalım gerçekleri ona anlatacak mı? Yoksa onu torunu gibi sahiplenip yaşamaya devam mı edecek?

Sarsıcı Bir Aşk Hikayesi: Sabahattin Ali - Kürk Mantolu Maddona

Sabahattin Ali - Kürk Mantolu Maddona
Sabahattin Ali - Kürk Mantolu Maddona

Ah ahh... Nasıl üzülmüştüm, nasıl ağlamıştım anlatamam. 2 defa okudum bu kitabı.
Böyle güzel sevebilir mi insan birini?
Raif Efendi ve Maria Puder' in aşkı öyle güzel anlatılmış ki mutlaka okumanız gereken bir kitap.
Hikayedeki karakter sizmişsiniz ve o duyguları sanki siz yaşıyormuşsunuz gibi hissettiriyor.
İlk hikaye anlatıcının Raif Efendi' yle tanışmasıyla başlıyor. İçine dönük olan Raif Efendi anlatıcının dikkatini çekiyor ve Raif Efendi' nin hastalanması üzerine eve ziyarete gidiyor. Raif Efendi daha önce hiç kimseye anlatmadıklarını bir deftere yazmış ve yazar o defteri okuyor, Raif Efendi' nin isteği üzerine. Defterde Maria Puder' le olan tanışması, yaşadıkları vs. yazılıyor. Sabunculuk işi için babası onu Berlin' e gönderiyor. Ve Berlin' de Raif Efendi resim sergisinde bir portre görüyor ve o portredeki kişiye aşık oluyor. Sonucunda o portredeki kişiyle birlikte yani Maria Puder' le beraber oluyor bütün imkansızlıklara rağmen ama bir gün babasının ölümü üzerine telgraf geliyor ve fabrikadaki işinin başına geçmesi üzerine Türkiye' ye geri dönüyor. Maria Puder de her zaman bekleyeceğine söz veriyor, Raif Efendi de döneceğine.
Mektuplaşmalar başlıyor ve bir süre sonra mektuplar bir şekilde gönderilemiyor. Bunun üzerine Raif Efendi başkasıyla evleniyor. İlk defa 10 yıl sonra sokakta Türkiye' ye gelen, Berlin' de kaldığı pansiyon sahibiyle karşılaşıyor. Yanında da hiç tanımadığı bir küçük kız var. Peki ama o küçük kız kimdi? Sonucunda neler oluyor?

Zeze' nin Zekasına Hayran Kalacaksınız: Jose Mauro De Vasconcelos- Şeker Portakalı

#EvdeKal, Kitap Oku: Evde Canı Sıkılanlara Kitap Önerisi

Yazar 3 roman yazarak bir seri oluşturmuş. İlk serisi de Şeker Portakalı. Bu kitap serisinin ilkini okuduktan sonra dilerseniz "Güneşi Uyandıralım" "Delifişek" romanlarına da göz atabilirsiniz. Bir nevi devamı gibi düşünebilirsiniz.
Zeze 5 yaşında bir çocuk, ama aşırı yaramaz. Ailesinin değil neredeyse herkesin kök söktüreni olmuş durumda. Yaramazlıkları yüzünden ailesinden de dayak yiyen bir çocuk Babasının işsizliği yüzünden bir gün başka bir eve taşınıyorlar ve o evde kendine bir şeker portakalı ağacı seçip onunla sohbet ediyor. Ağacın adını "Minguinho" koyuyor.
Edmundo dayısından bazı bilgiler öğreniyor ve kendi kendini eğitiyor. Mesela okuma yazmayı öğreniyor daha bu yaşta. Üstelik sadece kendi başına. Erken yaşta da okula başlıyor, zekası derslere de yansıyor zaten. Bir gün tekrar bir yaramazlık yapıp, Portekizli Manuel Valadares’in arabasındaki yedek tekerleğine yapışıyor. Adam da sinirli biri olduğundan Zeze' yi döver ve Zeze büyüdüğünde onu öldüreceğini söyler. Dostlukları bir gün Zeze' nin ayağını kırmasıyla ve sokakta topallarken adamın onu arabasına davetiyle başlıyor. Bir süre vakit geçiriyorlar ve adam ölüyor. Bu ölüm haberi üzerine Zeze hastalanıp yataklara düşüyor. Sonrasında neler olacak acaba? Zeze ölecek mi yoksa ayağa kalkıp hayata devam mı edecek?

#EvdeKal, Kitap Oku: Evde Canı Sıkılanlara Kitap Önerisi
Cevapla