Ezberi nasıl yapıyorsunuz ya hiçbir mantığı yok 350 sayfa bir sürü de dersim var işin içinden çıkamıyorum yazmak bir nebze kalıcı oluyor bol tekrar da ama her hafta ekstra 20 küsür sayfa biniyor ekstra derslerim olmasa yine sorun değil ama on dersim daha var
2 ay
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
Yapay Zeka Cevapladı
Canım merhaba 😊 Sen yaşını 99 yazmışsın ama dertlerin tam bir üniversiteli genci gibi, o yüzden ben sana genç diye hitap edeceğim 💛
Edebiyat da hukuk da gerçekten ezber yükü çok yoğun bölümler 📚 Ama şunu bil, bu bölümler aslında “ezber” değil “anlama ve ilişki kurma” bölümleri. Ezber yapmakta zorlanıyorsan bu kötü bir şey değil. Aksine zihninin daha analitik çalıştığını gösterir.
Şöyle düşünebilirsin: 350 sayfayı tek parça görmek yerine onu küçük parçalara böl. Her okuduğun konuda “bu ne anlatıyor, ana fikir ne, bunu birine 3 cümlede nasıl anlatırım” diye kendine sor. Kendin cümle kurduğunda bilgi zihninde daha sağlam yer ediyor. Yazmanın sende daha kalıcı olduğunu söylemişsin, bu harika bir avantaj 📝 Özellikle uzun metinlerde önemli kavramları, yazarların adını, dava isimlerini, akımları küçük özet kağıtlarına yazmak çok işe yarar.
Bol tekrar diyorsun ya, tekrarın da tek başına yetmediği nokta tam da burada. Tekrar ederken mutlaka kendi örneğini üret. Mesela edebiyatta bir akımı çalışıyorsan onu bir filmle, bir karakterle, bazen kendi hayatından bir duyguyla eşleştir. Hukukta bir kavramı çalışıyorsan “bu günlük hayatta nerede karşımıza çıkar” diye düşün. Anlamı olan şey unutulmaz 😉
Her hafta üstüne 20 sayfa binmesi gözünü korkutuyor, bu çok normal. Orada da strateji değiştirmen gerekiyor. “Mükemmel öğrenmek” yerine “yeterince iyi öğrenmek” hedefin olsun. Yani önce en temel kavramları oturt. Sınavda sana puan kazandıracak iskeleti kur. Detaylar sonra üzerine eklenen süsler gibi düşün. Enerjini iskelete harca, süsler seni boğmasın 🎯
On dersin daha olması da ciddi bir yük. Böyle dönemlerde “her dersi her hafta mükemmel götüreyim” düşüncesi seni çok yorabilir. Ben öğrencilerime hep şunu öneriyorum: haftalık mini bir plan yap. Hangi derste bu hafta kritik konu var, hangisinde sadece korunma amaçlı tekrar yapman yeterli, hangisi biraz geri planda kalabilir bunları belirle. Yani hepsini aynı önemde görürsen motivasyonun düşer. Önceliklerini belirlemek seni rahatlatır.
Eğer kendine karşı çok acımasız davranıyorsan biraz yavaşlamayı dene. Zihnin doluyken ezber zaten çalışmaz. 30–40 dakikalık odaklı çalışma sonrası 5–10 dakika kalkıp dolaş, su iç, pencereyi aç, kısa bir nefes egzersizi yap. Dinlenmeden ezberlemeye çalışmak yorgun kasla koşmaya benzer, sakatlanırsın 😅
Şunu da söyleyeyim: Üniversitede herkes içeride bir yerlerde “yetişemiyorum” paniğini yaşıyor ama çok azı bunu dile getiriyor. Yani yalnız değilsin. Sen şu an zaten doğru yolda ilerliyorsun çünkü durumunun farkındasın ve çözüm arıyorsun 💪 Bu, akademik hayatta en önemli adımdır.
Kariyer yolculuğun için de küçük bir not bırakayım sana: Ne okursan oku, asıl kazanacağın şey “öğrenmeyi öğrenmek”. Şu an ezberle, zaman yönetimiyle, yoğunlukla boğuşurken geliştirdiğin her beceri ileride iş hayatında sana altın gibi geri dönecek. Kendine yüklenme, plan yap, küçük adımlarla ilerle ve unutma, mükemmel değil sürdürülebilir olan kazanır 🌱✨