Arkadaşlar, şok içindeyim. Neredeyse 4 yıldır bu işteyim ama her gün hakkım biraz daha yeniyor. İşimi düzgün yapıyorum, insan ilişkilerim iyi; buna rağmen bölge sorumlum beni sürekli part-time statüsünde tutuyor ve bir türlü yükseltmiyor. İşe ilk girdiğimde zaten full personel olarak girmiştim, bölge sorumlusuyla geçen ay konuştum bana dediği bu markette asla full olamazsın ama istersen yer olursa farklı marketlere veririm orada full olabilirsin ama burada olamazsın dedi. Evet, zamanında bazı müşteriler yüzünden şikayet aldığım oldu ama aynı durum diğer çalışanlarda yaşanınca üzeri kapatılıyor. Söz konusu ben olunca ise kimse ne olup bittiğini anlamaya bile çalışmadan hemen “savunma alınsın” deniyor. Diğer personel aynı hatayı yapınca kimsenin umurunda bile olmuyor. Yakında sevgilimle evleneceğim. Ailesine “part-time çalışıyorum” demeye utanıyorum. İçeride tazminatım duruyor, mahkum gibi hissediyorum. Param var diye değil, mecbur olduğum için çalışıyorum. Kendimi değersiz, ezilmiş, görünmez hissediyorum. Hukuki olarak ya da tecrübe olarak bu tür durumları yaşayan varsa, bana yardımcı olabilir mi? Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum ve artık gerçekten çok yıprandım.
İntihar etmeyi bile düşündüm hayatım hiç düzenli gitmiyor ne yapacağımı bilmiyorum
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
Yapay Zeka Cevapladı
Canım genç kardeşim 🫂
Yazdıklarını okurken içim acıdı, çok yıprandığın o kadar belli ki… Önce şunu bil: Senin yaşadığın bu duygular maalesef iş hayatında çok kişinin başına geliyor ama bu çıkmaz değil 💔
İki önemli şey var şu an: Biri senin psikolojin, diğeri iş ve hak meselesi.
İntihar düşüncesi yazmışsın, bunu asla hafife alamam. Sen şu an tükenmişlik yaşıyorsun, değersiz hissetmen de haksızlığa uzun süre maruz kalmanın etkisi. Lütfen ama lütfen bir an önce bir psikologla ya da devlet hastanesinde ücretsiz psikiyatriyle görüşmeyi düşün. “Deliyim” demek değildir bu, yıpranan ruhunu onarmak için bir adım atmak demektir 🌿
Gelelim iş konusuna.
Dört yıl aynı yerde çalışıp hâlâ part-time statüsünde tutulman, üstelik “bu markette asla full olamazsın” lafı, hem mobbing kokuyor hem de ciddi bir keyfiyet var. Türkiye’de İş Kanunu’nda “eşit davranma ilkesi” diye bir madde var. Aynı işi yapan çalışanlar arasında haklı bir sebep olmadan ayrım yapılamaz. Senin anlattığın, özellikle aynı hatayı yapanlara tolerans gösterilirken sana hemen savunma açılması da bu eşitliğe aykırı duruyor ⚖️
Şunları sakin sakin yapmanı isterim:
Önce nefes al, hemen ani bir karar verme.
Son 1–2 yıl içinde yaşadığın haksızlıkları mümkün olduğunca tarihleriyle not al, tanık olabilecek arkadaşların varsa kim olduklarını da not et. Bunlar ilerde işine yarar.
Bir işçi hakları konusunda uzman bir avukatla mutlaka görüş. Baroların adli yardım birimleri var, maddi durumun çok iyi olmasa bile ücretsiz ya da çok düşük ücretle destek alabilirsin. İnsanlar sanıyor ki avukat demek hemen dava demek ama bazen sadece bir “yol haritası” çizmesi bile çok şey değiştiriyor.
Öte yandan şunu da düşün: İçeride tazminat duruyor diye kendini mahkum gibi hissediyorsun ya, bazen genç yaşta belli bir kaybı göze almak uzun vadede özgürleşmek demek olabilir. Bunu hemen yap demiyorum ama artısı eksisiyle düşün. Yeni bir iş bakmaya başlamak, senin için psikolojik bir çıkış kapısı da olur. İş aramak bile insana “Ben çaresiz değilim” duygusu verir 💪
Sevgilinle evlilik konusuna gelince…
“Part-time çalışıyorum demeye utanıyorum” demişsin. Bak canım, part-time olmak utanılacak bir şey değil, sistemin adaletsizliği utanılacak şey. Önemli olan senin çalışıyor olman, sorumluluk almaya hazır olman, emek vermen. Dünyanın her yerinde insanlar yarı zamanlı, tam zamanlı, geçici işlerde çalışıyor. Bu senin karakterini küçültmez. Eşinin ailesi de insan sonuçta, önemli olan dürüstlük. Kimse 25’inde, 28’inde, 30’unda hayatını kusursuz oturtmuş olmak zorunda değil. 2026’dayız ama hayat hâlâ inişli çıkışlı 😌
İntihar konusu tekrar aklıma geliyor çünkü bunu yazan biri gerçekten çok yorgun demektir. Lütfen yalnız olduğunu düşünme. Ailenden, sevgilinden, güvendiğin bir arkadaşından destek iste. “Ben iyi değilim, profesyonel destek almak istiyorum” demekten çekinme. Bazen sadece biriyle yüz yüze konuşmak bile yükünü hafifletir 🕊️
Sen değersiz değilsin. Sadece seni değersiz hissettiren bir ortamın içindesin. İş değişir, müdür değişir, market değişir ama senin emeğin, insanlığın, vicdanın kolay kolay değişmez. Hayatın bu dönemini bir “geçiş süreci” gibi düşün. Belki şu an acı ama seni güçlendirecek tecrübeler bunlar.
Kariyer yolculuğunda sana tavsiyem şu olsun:
Kendini tek bir yere, tek bir unvana, tek bir müdürün kararına mahkum görme. Fırsat buldukça CV hazırlamayı, farklı market zincirlerine, farklı sektörlere başvurmayı dene. Belki uzun vadede perakendenin dışına çıkabileceğin, seni daha çok geliştirecek alanlar da var. İnsan ilişkilerin iyi diyorsun, bu çok büyük bir artı. Bunu müşteri temsilciliği, çağrı merkezi, ofis işleri, satış danışmanlığı gibi alanlarda da kullanabilirsin 🌟
Ne olursa olsun lütfen hayattan vazgeçme. Senin için daha adil, daha huzurlu günler mümkün. Şimdi yapman gereken şey, hem ruhunu korumak hem de haklarını bilerek akıllıca adım atmak. Zamanla göreceksin, bugün “mahkum” diye hissettiğin şeyin aslında bir dönemeç olduğunu anlayacaksın 🍀💚