Hayallerinizin sizi mutlu etmek yerine sadece acı verdiği bir an?

Benimki kariyerimde oldu. Lisede başarılıydım. Ufacık yaşımda mesleğimi bile seçmiştim. Tüm hocalar ulaşacağımı söylerdi. Başarılı, hırslı, yardımsever iyi bir insan olacağımı. Hayalim tıptı. Cerrah olmayı çok istiyordum. Hacettepe'de yaşamayı isterdim hatta.

Yapamadım. 3 sene boyunca mezuna kalarak yksye girdim. Ağlayarak çalıştığım zamanlar oldu. Stresten başımın ağrıdığı zamanlar da. Ama kendimi hırslandırmak için üniversite olsun, mesleğim hakkında olsun her gece dua ve hayalle uyurdum. Uyku problemlerim olmasına rağmen takviyelerle bile ayakta kaldığım oldu. Ama olmadı. Yine hacettepe'deyim ama hemşirelik öğrencisi olarak ve bol bol kaygıların arasında boğuluyorum. Tercih gününde müdürün "sana yakışmaz. Basit kaçar" diyerek elimde seçenek bırakmayışının o çaresiz feryâdını hâlâ hissediyorum. Hastanedeki hemşire abinin bana "kendine yazık etmişsin" diyerek beni büyük bir hata yapmışım gibi hissettirişi hâlâ taze içimde. Hüngür hüngür ağlaya ağlaya yol boyunca yürümüştüm. Çaresiz, beceriksiz hissettim kendimi. Hâlâ var o his. Onla savaşıyorum.

Bir vakitler beni mutlu eden tıp hayalim ise şimdi canımı yakıyor sadece. Sosyal medyada doktor adayı birisini ne zaman görsem mahvediyor beni. "Neden?" Diyorum. Bu kadar içten istememe, çok fazla çalışmama rağmen neden? Ne eksiğim vardı? İsteyen hayalini yaşayabiliyorken nerde hata yaptım da ben sahip olamadım? Takdir ilahi diyemiyorum asla. Kendimde buluyorum suçu. Kendimi mahvediyorum. Bu konuda tek suçlu bendim ama neydi hatam anlamıyorum.

İçimi dökmek istedim. Bu saatte kimselere ulaşmayacaktır veya gören de "bu ne" diyecektir. "Onca dert varken bunu mu takıyorsun?" "Mâdem bu hâldesin niye hemşire oldun? Mahvetme mesleği. İstemeye istemeye mi seçilir?" Gibi şeyler de denilebilir. Saygılı olduğu sürece eleştiriye açığım ama dediğim gibi: beni kemireni atmak istedim. Yazınca rahatlayabilen birisiyim.

İyi geceler hepinize.

Hayallerinizin sizi mutlu etmek yerine sadece acı verdiği bir an?
Cevapla