o üniversitenin bilimsel üretimi, en az 50 yıllık geçmişi ve mezun birlikleri, kaliteli eğitim kadrosu kadar kaliteli öğrenci kadrosu, kütüphanesi, müfredatı hepsi ayrı ayrı önemli. ben en önemli dediğin için 50 yıllık geçmişi diyorum.
Öğrenciler üniversite tercihi yaparken kendilerine soracakları ilk soru, "Ben bu mesleği bir ömür yapacak mıyım?" olmalı. Meslek ve bölüm konusunda kararlarını verdikten sonra ikinci önemli husus "Yeterli eğitimi alabilecek miyim?" olmalı. Bölümdeki nitelikli eğitmen sayısı (Kaç profesör, kaç doçent var gibi) incelenmeli ve diplomanın dünyanın pek çok yerinde geçerliliği olup olmadığı sorgulanmalı. Bir başka husus da gidecekleri şehrin yaşanabilir olup olmadığı. Herkes harika bir üniversitede okumak ister ama hayatın en güzel yılları üniversitede geçecek. Bu yüzden gençliklerini doyasıya yaşayabilecekleri şehirde olması da önemli. İstanbul, Ankara , İzmir gibi şehirlerde öğrencilik güzel fakat yaşam şartları zorludur. Yaşam şartları ile ilgili ekonomik seviye ortalamanın altındaysa Eskişehir, Muğla, Bursa gibi şehirlere yönelmek daha faydalı olacaktır.
Sevdiği mesleği yapabilmesi en önemli tercih olmalı. Benim çocukluğumdan beri ilgi alanım ve en sevdiğim iş bilişim teknolojileriydi lakin ben İstanbul İşletme ing. okudum. Çünkü benim zamanımda önce tercih yapılıp sonra sınava giriliyordu. Ama hem ünv. zamanımda hem de sonrasında sevdiğim işi yapmaya devam ettim ve sonrasında bilişim müh. okudum. Bu sebeple diyorum ki her ne olursa olsun önce sevdiği meslek olmalı...
Üniversite tercihinde tek bir kritere bakılamaz. Akademik kadrosu, öğrenci kulüpleri faaliyetleri, kampüs olanakları, üniversitenin şehri, çift ana dal ve yan dal imkanları da önemli. İş bulabilmek için sosyal becerilerin de geliştirilmesi gerekiyor. Bu becerileri de en iyi öğrenci kulüplerinde geliştirebilirsiniz.
kampüs ortamı çok önemli bir şey hatta bence en önemlisi yukarıdakilerden. onun yanında iyi birkaç üni dışında hiçbirinde okunmaz iş imkanı açısından. işveren bölüme değil üniye bakıyor.