Beden Eğitimi Öğretmenliğinin Fark Edilmeyen Yüzü

10 senedir bu kutsal mesleği icra eden ben bununla ilgili bence yazayım dedim. Beden Eğitimi Öğretmenliği her zaman içeride ve dışarıda kıskanılan bir meslek olmuştur.

Eşofman, spor ayakkabı, güneş gözlüğü ve şapka ile oldukça cool ve rahat gözüken bir duruşa sahip olsak da, kendimizce sıkıntılarımız var.
Beden Eğitimi Öğretmenliğinin Fark Edilmeyen Yüzü

Hele ki salonsuz bir okulda çalışıyorsak... ''Oh valla, giy eşofmanı gel okula, ütü derdi kravat derdi yok...'' Kıskanç bir meslektaşımızdan sıklıkla duyduğumuz sözler. Ama hiç düşünmezler! Bizler soğukta, sıcakta her türlü hava ve arazi şartlarında çalışırken, diğer branşlar kaloriferli ve klimalı sınıflarında rahatlıkla derslerini işleyebiliyorlar.

Çok göze geliyoruz çok.
Beden Eğitimi Öğretmenliğinin Fark Edilmeyen Yüzü

Az önce bahsettiğim gibi diğer branşlar kapalı kapılar ardında ders yaparken, bizler bahçede gözler üstümüzde dersimizi yaparız. ''Hocam müdür söyledi, kameradan görmüş bahçedeki çöplere bir el ataymışsınız...'' Bahçe biz beden eğitimi öğretmenlerinin sınıfı olarak kabul gördüğünden, bahçe temizliği bizim nikahımıza kıyılmıştır.

''Hadi bakalım, marş marş! Temizlik imandan gelir.''
Beden Eğitimi Öğretmenliğinin Fark Edilmeyen Yüzü

Okullarda kolluk kuvveti görevi yaptığımız doğrudur. Müdür, müdür yardımcısı okul içinde ve dışında olası tehlikelerde bizlerin gücünden, etinden, sütünden faydalanır.

''Hocam kavga var bir el atın.''

Gidilir, kavga veya olası durumlara karşı içer,de ve dışarıda bizi tehdit eden unsurlar ortadan kaldırılır. Sonuç: Asayiş berkemal.

Bazen komutan olursunuz.
Beden Eğitimi Öğretmenliğinin Fark Edilmeyen Yüzü

Düşünün ki, karşınızda 900 kişilik öğrenci var. Bunların sıralanmaları, hizalanmalarından bizler sorumluyuz. ''Uzat kolunu, hizaya bak. Rahat, hazır ol! Oğlum kıpırdama, enseye bak enseye.'' Ki bunları mikrofonsuz gür bir sesle söylemeniz gerek. Belki yetiştirmemiz gereken bir müfredat yoktur ama malzeme sıkıntımız var. Spor parası toplamaktan başka çare yok.

Beden Eğitimi Öğretmenliğinin Fark Edilmeyen Yüzü

''Spor parası 5 lira.'' Ertesi gün velilerimiz gelir, sebebi ziyaretleri bellidir.

-Top parası istiyormuşsunuz.''

-Spor parası topluyoruz, öğrenci başı 5 lira, malzeme sıkıntımız var.

-3 çocuğum var benim alın size 9 lira mevzu kapansın, gibilerinden veya

-Top parası vermem.

Diğer branşlarda kitap setine 50-60 lira veren velilerimizin bize geldiğinde ceplerinde akrep oluyor. Hiç kıskanmıyoruz :/

Veli toplantılarında da tercih edilmeyen grubuz.

Beden Eğitimi Öğretmenliğinin Fark Edilmeyen Yüzü

''Merhaba hocam ne öğretmenisiniz?

-Beden eğitimi.

-Hımm,neyse ben fenci, matematikçi bakıyordum.''

Daha yazacaktım ama kimseyi sıkmak, daraltmak istemem :)

Bencemi Atatürk'ün sözüyle bitirmek istiyorum..

Beden Eğitimi Öğretmenliğinin Fark Edilmeyen Yüzü
Beden Eğitimi Öğretmenliğinin Fark Edilmeyen Yüzü
Cevapla