Matematiği Hiç Böyle Okumadınız

Sıkıcı bir çok görüşün aksine ben matematiği sayılar ile bağdaştırmıyorum. Sayısal biride değilim zaten,benim olayım kelimelerle ilgili , insanlarla ilgili ve onların o beyinlerinden geçen düşünceleri tahmin etmemle ilgili.


Ancak bu matematik dediğimiz olay her nereye giderseniz gidin, evrenin uçsuz bucaksız eşsiz güzelliğinin herhangi bir koordinatında bile sizinle yolunu bir şekilde birleştirir.


Örnek verelim: Bir tiyatroda oyuncu rolüne bürünürken bir şeyler ezberler ve bu ezber de bile beyin, koca metnin bir kelimesinin içindeki her bir harfi teker teker analiz eder ve analitik bir süreçten geçirir belli bir süre. Bu süre zarfında senaryo kalıcı hafızaya girer. Bu matematiğin en uç örneği idi. Bunu size sunmamdaki amaç matematiğin illaki Toplama (+) Çıkarma (-) vs'den ibaret olmadığını sizlere kanıtlamamdı.


Hayattan örnek vereyim, İnsanlar Toplama yapabiliyor, Çıkarma yapabiliyor,Çarpma yapabiliyor ancak Bölmeye gelince yapamıyorlar.


Peki neyi bölüşemiyor bu insanlar yahu?


E cevap çok basit. Şu insan dediğimiz varlık doymak bilmez bir yarış içinde olduğu için karakterleri paylaşıma karşı. Doğal kaynaklarımızı uzaylılardan önce biz tüketeceğiz bu gidişata göre.


MATEMATİĞİ HİÇ BÖYLE OKUMADINIZ OKUDUNUZ MU YOKSA ?

Ben size matematiğin denklemleri yerine matematiğin reklamını yapacağım. Eğitim sisteminin matematiği öğretirken yaptığı en büyük hata bana göre, öğretirken sayıları fazla kullanmaları. E kardeşim matematiği öğretiyorlar sayılar olmadan matematiği nasıl öğrenecekler diye cevapları duyar gibiyim.


Peki ben size şöyle bir soru yöneltsem cevabınız ne olurdu?


Matematiği Hiç Böyle Okumadınız

Yukarıda gördüğünüz kişiyi bir çok insan tanır, tanımayanlar için belirteyim "Aşık Veysel " . Evet Aşık ... Ama saz'a aşık kendisi. Onun gözleri görmüyor ve bir çok talihsizlik sonradan başına gelmiş.


Şimdi bunları sizlere neden dediğimi merak etmişsinizdir. Bu adam gözleri görmezken o sazı öğrenmiş ve ustalaşmıştır. Saz öğrenmek için göz'ün büyük önemi var çoğu kişi %100 sağlıklı bir bedenle bile öğrenemezken bu adam öğrenmiş. Siz yavaş yavaş ne anlatmaya çalıştığımı anladınız bence.


Her neyse soruya gelecek olursam



Engeller size karşı bir eylemse dayanıklılık kime karşı bir eylem?



Bu yazar neden böyle sorular soruyor diyorsanız. Demeyin arkadaş, demeyin. Ben sormazsam, sen sormazsan kim soracak bu soruları , beyinlerinizi kim açacak. Bu soruyu sormamdaki maksat çok basit bir algoritmadır. Engelleri uzun bir yol olarak düşünün dayanıklılığınızıda (Eğer varsa) Sizin ayaklarınız olduğunu varsayın.



1 Adımınız koca bir yola en büyük başlangıçtır.



Peki siz bu uzun yolculukta ne kadar dayanabileceksiniz. Bu yolda dayanmak için matematiğe ihtiyacınız olacak. Bu yolculuğa engeller dışında (Hayat)'ta diyebiliriz bence.


Ben aslında bütün bir yazım boyunca matematiğin hayattaki önemini vurguladım. Bu yolda matematik sayısallığın dışında denklemleriyle hayatın her yerine yayılmış durumda. Paslanmış bir beyniniz olsa bile cilalanması ancak matematikle mümkün.


Ve son olarak "Matematikten sıkılmak yerine siz sıkın matematiği "...


Berk DOĞANCIOĞLU.


Matematiği Hiç Böyle Okumadınız
Matematiği Hiç Böyle Okumadınız
Cevapla