Merhaba sevgili ks canlar. Bir bence ile daha birlikteyiz. Bu bencemi lütfen daha sınava girmemiş ve ösym tokadı yememiş olan küçüklerimiz okumasın zira spoil içerebilir.
Neyse başlıyorum masala.

Bir varmııış bir yokmuş. Evvel zaman içinde babasının nazlı bir prensesi yaşarmış. Bu prenses okulu çok severmiş fakat sınavlardan da bir o kadar nefret edermiş. Fakat sınavsız okul mu olur? Orta okula geldiğinde başlamış hocaları bunları sınavlara hazırlamaya. Bu sınavın ismi OKS imiş. 8. sınıfın sonuna gelen her kurbanlık öğrenci bu sınava girmeliymiş yoksa iyi bir liseye gidemezmiş.
Fakat o da ne? O sene milli eğitimin bir değişiklik yapacağı tutmuş ve bu sınavın adını değiştirmiş. Sadece adını değiştirse yine iyiymiş. Bu sınava artık her sene girilecekmiş ve artık bu sınava SBS denilecekmiş. Hocaları sürekli "Şu liseyi bir kazanın da gerisi kolay." diyip duruyorlarmış. "Neyse" demiş nazlı prenses. "Hiç değilse ben yırttım. 3 sene değil 2 sene girmiş olacağım." Gerçekten de öyle olmuş ve nazlı prenses 2 sene girdiği sınavlardan sonra bir anadolu lisesi kazanacak puanı kazanmış. Babası ille de benim okulumda okuyacaksın diye tutturmuş. "Peki" demiş nazlı prenses. "Ona da peki."

Bizim nazlı prensesimiz liseye başlamış. Fakat o da ne? Hocaları kocaman bir yalancıymış çünkü liseyi kazanınca gerisi kolay falan değilmiş. Hem de bu sefer başı büyük dertteymiş çünkü karşısına SBS den daha kötü bir sınav çıkmış. O da ÖSS. Bu sınava girmeyen istediği üniversiteye giremiyormuş. Bu sefer de bizim nazlı prensesimiz başlamış o sınava hazırlanmaya. Fakat yine sınav sistemi değiştirilmiş ve bu sefer YGS ve LYS denilen ejderhalardan da beter iki sınav çıkmış karşısına. Nazlı prenses iyice kendini kobay gibi hissetmeye başlamış. Çünkü tüm değişiklikler ona denk geliyormuş. Hocaları da sürekli "Şu üniversiteyi bir kazanın gerisi kolay." diyormuş ama bu sefer bizim nazlı yer mi? Yemez.
Neyse yıllar geçmiş sınava gireceği gün gelmiş. Hiç heyecanlı değilmiş. Sınavdan önce iki kurşun kalem, bir kalemtraş, bir silgi ve 3 de şeker vermişler prensesimize. Pek bir sevindirik olmuş. Hatta kalemlerin üzerinde "Emeğiniz Emanetimizdir" bile yazıyormuş! Fakat sınava bir girmiş ki elindeki kalemi zangır zangır sallanıyor. "Haydaaa" demiş nazlı prenses. "Bir itrememiz eksikti!"

Neyse aylar geçmiş sınav sonuçları gelmiş. Nazlı prenses bir liste hazırlamış. Nasılsa giremem bu bölümün puanları çok yüksek diye bir bölümün 2. öğretimini yazmış listenin bir köşesine. Kader bu ya! O bölüme derece ile girmiş bizim nazlı. Hay ben senin bari 1. öğretimi de yazaydın ya bre zeki nazlı diye kendine sonradan kızsa da artık iş işten çoktan geçmiş... Bizim nazlı prenses artık bir üniversiteliymiş.
Bu bir mutlu son muymuş? Kimse bilmiyor. Çünkü beyaz atlı bir prensi bu masala konduramamış masal yazarı. Zaten sistemi azıcık eleştirmek için yazmış. Bir de beyaz atlıya ne gerek varmış? Yıl olmuş 2015...
Gökten 3 elma düşmüş. Biri Nazlı Prensesin başına, biri babasının başına birisi de milli eğitimin başına. İnşallah 3. elma düştüğü başı yarmıştır diyerekten sevgilerle...
H.K.C
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar