Herkese merhabalar.. Bugün farklı ve aslında günümüzde pek çoğumuz için önemli bir konuyla sizlerle olmak istedim. Bilgilendirmekten ziyade hani eskiler ne der; hasbıhal etmek istedim.. :) Çünkü iletişim teknolojisinin bu denli yaygın olduğu günümüzde artık herkes her şeyi bir şekilde öğreniyor, her bilgiye ulaşıyor.. Aslolan hasbıhal etmek. Ben Bence ile.. Siz yorumlarınızla..
Konu şu;
Çalışma hayatında artık ekmek gerçek anlamda aslanın midesinde. Her ne kadar sosyal güvenceler, iş kanunları ve işçiyi, emekçiyi, her alanda çalışan bireyi korumaya gayret etse de iş veren yine yapacağını yapıyor.. Ben artık şöyle düşünmeye başladım. Hepimiz gitsek akşama kadar hiç durup dinlenmeden çalışsak, koştursak, yemek molası dahi vermesek, üstüne birde desek ki 'Yaa sevgili patronum sende zor durumdasın. (ben zor durumda olmayan patron görmedim daha) Biz bu ay maaş ta almayalım..' İnanıyorum hatta eminim ki 'yok canım, olur mu öyle şey..' demez.. 'Üstüne borç isteyende olur' dersem abartmış olmam..Peki der.. İstisnalar var mıdır.. Elbette. Ama genel anlamda çalışma hayatında olay bu derece vicdan sorgusunda..

Zor, hem de çok zor çalışma hayatı gerçekten.. Olay taa en baştan iş mülakatından başlıyor. Şimdi yalan söylemeyeyim. Özellikle erkeklerin yoğun çalıştığı, sanayi, madencilik, beden gücü gereken işler, vs.. gibi yerlere nasıl girilir. İş mülakatı var mı, varsa nasıl yapılır bilemiyorum.. Ama kendimin de yaşadığım tecrübeden ve çevremdeki gözlemlerim, duyumlarından yola çıkarak özel sağlık kuruşları, plaza, holding, banka, sigorta, büyük ve orta ölçekli şirketlere girişlerde iş mülakatları çok önemli oluyor.. İşe girecek açısından çok gergin, stresli bir süreç..
Başlıkta yazdığım o ilginç cümleye geliyorum.. Dedim ki;
'İş başvurusu yaparken CV'nize 2006 yılında Tıme Dergisi tarafından 'Yılın Kişisi' seçildiğinizi yazın...
Bunun harika ve mutlaka denemeniz gereken bir nedeni var.. Ama en son paylaşacağım onu.. :)
Öncesinde;
Bugüne kadar yapılmış en ilginç 5 iş mülakatı
5-) Popeyes

Fazlasıyla ilginizi çekeceğini düşündüğüm ilginç iş mülakatlarına 5. sırada ünlü fast food restoran zinciri Popeyes'ın nasıl çalışan aldıklarını aktararak başlamak istedim.. Malum bu görüşmeler genelde sıkıcıdır.. Klişedir.. Kurbanlık koyun seçer gibi karşında tir tir titreyen (çoğunlukla) ama belli etmemeye çalışan bireyin kendini işe aldırma gayesiyle ter döktüğü kasvetli dakikalardan ibarettir..
Popeyes ise bunu farklı kılmak adına bambaşka bir yöntem uygulamamış aslında. ama öyle bir olay denk gelmiş ki o görüşmedeki arkadaşı almak zorunda kalmışlar. Veya seve seve almışlar da diyebiliriz..

Yıl:2016
ABD’nin New Orleans şehrinde bulunan bir şubesinde gerçekleştirilen iş görüşmesi sırasında Pablo Ciscart isimli bir şahıs restorana girerek kasada bulunan 300-400 dolar tutarında bir parayı zorla alıyor. Mağazanın müdür yardımcısı olan Dominique Griffin, soyguncuyu kaçmadan yakalamaya çalışıyor ancak başarılı olamıyor. Bunun üzerine mağaza müdürü restoranın kapısını kapatıyor. Bu sırada iş görüşmesi için mağazada bulunan 18 yaşındaki Devin Washington isimli genç, hırsızı arkadan yakalıyor ve polis gelene kadar bırakmıyor. Yaptığı bu cesur hareket onun işe alınmasına yardımcı oluyor.. Mağaza müdürü Danyanna Metoyer, yaptığı açıklamada soygundan önce genç adamı işe almaya karar verdiğini, ancak kendisinin soygunu önlenmesinin işi bitirdiğini ifade etti... Hep öyle olur zaten.. 'Biz zaten alacaktık.. ' :)
4-) Grant’s
Bir İskoç viskisi üreticisi olan Grant’s, 2018 yılı için bir marka elçisi arıyor ve doğru kişiyi işe almak için oldukça sıra dışı ve adayların seve seve katılacağı bir mülakat süreci belirliyor.. Şirket, marka elçisi adaylarını tüm masrafları karşılanmış olarak 10 günlük bir dünya turuna gönderiyor. Şirketin marka elçisi olmak için başvuruda bulunan adayların sayısı, bazı elemelerden sonra üçe indirilecek bu arada..
Sona kalan üç aday, Grant’s marka viski ile dolu bir valiz ile Kolombiya’dan Polonya’ya ve Hindistan’dan Güney Afrika’ya kadar uzanan çeşitli ülkelerden üç tanesine seyahat ederek süreç sonun da Grant’s viskilerini dünyaya tanıtmak için görevlendirilecek kişi belirleniyor.. Ohh ne ala.. Değil mi ama.. :( :)
3-) Heineken
En ilginçlerinden biri de bu mülakat. Çünkü adamlar baya film gibi kurgu ve oyunculuk gerçekleştirmişler. İşe alacakları çalışanı seçmek, soğukkanlılığını ölçmek, stres yönetimini test etmek ve ne yapacağını anlayabilmek adına soruları soran yetkili 'numaradan' kalp krizi geçirmiş.. Gelen adaylar arasında sadece bir aday tam istenildiği gibi süreci yönetmiş. Anbean kamerayla kaydedilen mülakat sonunda en sakin ve soğukkanlı kişi seçilmiş. :)
2-) Google

2009 yılından beri ABD merkezli kitlesel medya şirketi AOL’in CEO’su olan Tim Armstrong, Business Insider ile gerçekleştirdiği bir podcast sohbeti sırasında anlattığı bir anısında Google'ın kurucuları Larry Page ve Sergey Brin ile yaptığı 'sıradışı' iş mülakatından bahsetmiş.
Armstrong’un bahsettiğine göre bu iş görüşmesi sırasında Page ve Brin, daha görüşmenin başında;
'Sana ne soracağımızdan emin değiliz. Soruları kendi kendine sor. Eğer biz olsaydın, kendine hangi soruları sorardın?'
..demişler. Armstrong daha sonradan bu durumun, ikilinin hazırlıksız bir şekilde görüşmeye gelmesinden kaynaklanmadığını öğrenmiş. Bu, Page ve Brin’in, bir adayın karakterini anlamaya yardımcı olması için sıklıkla kullandıkları bir taktikmiş aslında.. :)
1-) Mercedes-Benz
Ve geldim en ama en enteresan iş mülakatına.. Oldum olası Alman arabalarını çok sevmişimdir.. Bana önceliklerimin başında gelen 'sağlam' araçta olma hissini yaşatıyor çünkü.. 'Adamlar yapıyor abi.. ' Türk deyimi bence sadece Japonlar için değil en çok Almanlar için söylenmiş ya da söylenmeli.. Özellikle Mercedes markası kanaatimce efsane araba markalarının en tepesinde geliyor..
Neyse, konuya gelecek olursam işte bu en sevdiğim araba markası 2019 yılında öyle bir şey yapmış ki; tabiri caiz ise konuşulmak ve fark yaratmanın kitabını yazmışlar.. Bir kampanya ya dönüştürmüşler.. İş mülakatlarını 2019 yılı Kasım ayında, Lizbon’da düzenlenen 'Web Zirvesi' isimli etkinlikleri boyunca 100’den fazla web geliştiricisiyle görüşme yapmışlar..
Bu görüşmelerin tamamı, o sene piyasaya sürülen Mercedes-Benz’in C63 AMG model aracında gerçekleştirilmiş.
Mercedes-Benz bu viral bir kampanya kapsamında yapılan bu iş görüşmeleri, iş başvurusu yapan adayların mülakat sırasında yaşadığı stresi bambaşka bir noktaya taşımayı hedeflemiş. Profesyonel bir sürücünün zorlu bir parkurda tam gaz sürdüğü Mercedes marka aracın ön koltuğunda bulunan adaylar, zorlu şartlar altında Mercedes-Benz CEO’sunun sorulara cevap vermeye çalışmışlar..
Düşününce bile bir tuhaf oluyor insan..
'- Şimdi geldik 5. soruyaaaa.. 5 sene sonra kendiiiiniii neredee... - Oğlum dikkat et, yavaşla. Vur dedik öldürdün..' :) Soğuk Almanların böyle demediğini biliyoruz tabi ki.. Ya da demeyeceğini.. Bu anekdotlar ancak bizim ülkemizde yaşanabilir.. )
Gelelim Tıme Dergisinde 'yılın kişisi', 'yılın adamı' seçildiğinizi CV' nizde belirtmeniz gereken duruma..

Sürekli 'biz sizi ararız' yalanından sıkılmış halde tam ümidini yitirecekken geri dönüş olur. Bir iş imkanı doğmuş, umutların yeniden yeşermiştir. Ailen de mutludur..Annen dualar okur.. 'Ohh çok şükür evladımın yüzü gülecek..' Hadi oğlum / kızım..' Akrabalar aranır. (annem arardı) :) Muhtemelen en yakın bir kaç arkadaşın aranır ve heyecanın paylaşılır..
'Ooo sen yaparsın, başarırsın. Bak bu kez olacak. Sıkma oğlum/kızım kendini.. Rahat ol.. Bırak onlar düşünsün. Senden iyisini mi bulacaklar... Hem ilk maaşını alınca ıslatırız artık..'
Gülüşmeler, rahatlayan bünyeler..
Ne kadar tanıdık değil mi. :)
Hadi hayırlısı temennileri havada uçuşur.. Akşamdan ne giyeceğin belirlenip hazırlanır, erkenden kalkılır, hatta uyunmamıştır bile..
O saat gelir çatar..

Gergin ve rahat olunmak istenilse de olunamayan dakikaların bir yerinde gözlüğünü takıp Cv yi inceleyen yetkili şöyle bir sana bakar.. 'Ne. Sen 2006 yılında Tıme Dergisinde 'yılın kişisi' mi seçildin.. ?'
İşte yaratacağın fark orada başlayacak. Şayet CV'ne bunu eklersen.. Ee yalan mı.. Değil..
Çünkü;
Tıme Dergisi 2006 yılında herkesi 'yılın kişisi' seçmiş.. :) Bu enerji sizi büyük ihtimalle ayrı bir yere koyar, diğer özelliklerinizle de uyuşuyorsa 5-6 adım ileri atar.. Ya da bu olayı, ironiyi çözememiş veya vizyonu dar bir yönetici ise eve hüsranla dönmenizi sağlar.. Ben ilkinin savunucusuyum.. Denemekte fayda var.. :)
Hepinize hayırlı işler, bol kazançlar.. Ve en önemlisi en büyük temennim sevdiğimiz işi yaptığımız günler gelsin.. 'Ben şanslıyım. Çünkü sevdiğim işi yapıyorum.. :)
Tıme Dergisi olayını yabana atmayın derim. :)
Not: Konuyla o kadar denk geldi ki.. Sitemizde aslında ne kadar yetenekli, başarılı ve bu anlamda çalıştıkları yerlerde başarılı olacakları aşikar olan üyeler var.. Bunun somut bir örneği.. Funda ne diyor diyorsunuz.. Duyar gibiyim.. :)
Astrolojiyle alakalı bir yazıma dahil ettiğim sevgili @Alfoo dan bir logo rica ettim. Sağolsun kabul etti ve ne istediğimi sordu.. Benim ruh halimi yansıtsın dedim. İnsanın içini ferahlatan bir şey olsun. Rüzgar gülü, kanatlarını heyecanla çırpan kelebek, serçe ve en sevdiğim kedim..:) 'Haa' dedim birde bolca papatya olsun.. İşte o, bu logoyu benim isteklerimin birleşimi olarak ortaya çıkarmış.. Çok sevdim ve ilk kez bu yazımda paylaşmak istedim.. Artık borcumuz ne kadar bilahare konuşuruz.. :))
(Rüzgar gülünde KS logosunu ve papatya yağmurunu nasıl düşündün. Mutlu bir şaşkınım sadece.. ) :)
Tekrar teşekkürler @Alfoo

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar