Şeytan'ı konu edinen birçok film vardır fakat "Şeytanın Avukatı" filmi diğerlerinden çok farklı! Bazı araştırmacılar "Şeytanın Avukatı" film yönetmeninin "Taylor Hackford" un İlluminati ile temas halinde olduğunu yazdı! "Şeytanın Avukatı" filmine beraber göz atalım!
Şeytanın Avukatı (1997) IMDb: 7,5

Başrolde; Al Pacino, Keanu Reeves ve Charlize Theron! Filmin konusu ise: Kevin Lomax, başarılı bir savunma avukatıdır. Davaların zorluk seviyesi ne kadar yüksek olursa olsun, başarıya alışkın ve kibirli olan Kevin, jüriyi etkilemeyi ve müvekkilini temize çıkarmayı her zaman başarıyordur. Kevin, mutlu bir evliliğe sahiptir. Çocuk tacizcisi olan müvekkilini mahkemede kurtarır. Tacize uğrayan kız, mahkeme salonunda ağlar ve 'Sapıkları nasıl savunmaya kalkarsınız' gibi cümleler kurar. Davayı kazanan Kevin, kutlama yapmak için arkadaşları ile bir mekana gider. Müvekkili haksız olduğu halde kazandığı bu davadan sonra Kevin'e New York'taki çok büyük bir hukuk bürosundan müthiş bir teklif gelir. Kevin 'a bu teklifi yapan kişi ise dünyanın en büyük hukuk bürolarından birinin lideri olan John Milton' dur. Kevin'ın teklife cevabı "Evet" olur.

Kevin artık Amerika'nın üst düzey politikacılarının ve iş adamlarının arasına girmiştir! Kevin ve John Milton'un tanıştıkları sahnede ise John Milton'un Orta Doğuya çok sık gittiği vurgulanmaktadır. Kevin, John Milton'a hayatını anlattığında John Milton, gülerek "işte, kurtların arasına koyunlar gibi gönderiyorum sizi." der.

John Milton, Kevin'a "Gel, şehri gezdireyim" der. John Milton, sokakta durdurduğu bir Çinli ile Çince konuşur, Kevin şaşırır. "Patron, birçok dil biliyor " diye düşünür. John Milton ve Kevin bindikleri metroda iki turistin sözlü saldırısına maruz kalır, bıçak çeken turist John Milton'a 'bana neden bakıyorsun, birazdan canını okuyacağım." diye sözler söylerken John Milton, kendisine bıçak çeken kişinin ana dilinde ve o aksan ile 'bıçak çeken kişinin sırları ile ilgili ' konuşur. Bıçak çeken kişi ise 'bunları nereden biliyorsun? " diyerek korku ile oradan uzaklaşır. Kevin, John Milton' a 'onlara ne söyledin' diye sorar. John Milton, 'seni rahat bırakmazlarsa onların canını okuyacağımı söyledim.' der ve güler.

John Milton, avukat Kevin ve eşine New York'un en lüks hayatlarından birini verir. Kevin'ın karısı ise şirketin diğer çalışanlarının eşleri ile tanışır ve onlarla vakit geçiriyordur.

Kevin'ın sonraki davası öncesinde, müvekkili ile görüşmek için gittiği evde karanlık bir koridordan aşağı iner. Hakkında canice hayvan kesmek suçlaması ile dava açılan büyücü ile Kevin tanışır. Büyücü, Kevin'a karşı tarafın avukatının ismini sorar ve aldığı ismi kullanarak bir büyü yapar. Detayları fazla vermek istemiyorum, hayvan organı ile yapılan bir büyü sahnesi!

Mahkeme günü geldiğinde ise karşı tarafın avukatını "öksürük" tutar ve konuşamayacak hale gelir. Büyücünün yaptığı "dil bağlama" büyüsü etkili olmuştur. Mahkeme sonrasında ise John Milton, büyücüye tebessüm ederek "Memnun oldun mu?" diye sorar. Büyücü ise "Her zaman memnunum John." cevabını verir.

Kevin ve eşi bir davete katılır, davetteki bir sahnede, Şeytanın yardımcılığını yapan kadın, davetteki diğer kişilere "Donald Trump da gelecekti, ama acil bir işi çıkmış." diyor ve bu film 1997 yapımı bir film. Neden Donald Trump isminin bu sahnede geçtiği hâlâ cevap bulunamayan sorulardan.

Kevin, John Milton'un evine girer ve John Milton'un sadece bir odası olduğunu öğrenir. Kevin, odadakilere 'John Milton nerede uyuyor?' diye sorduğunda aldığı cevap : "Uyuduğunu kim söyledi?"

Filmin ilerleyen bölümlerinde ise Kevin'in karısının bunalıma girdiği ve psikolojisinin bozulduğu görülüyor. Kevin'ın çalıştığı şirketteki kişilerin eşlerini artık farklı suretlerde görmeye başlıyor!

Kevin'ın annesi ziyarete gelmiştir. Kevin, annesini " Babil'e hoş geldin anne" diye karşılar ki bu aslında çok şey anlatan gizli bir söz. Kevin, annesi ile John Milton'u tanıştırdığında, Kevin'ın annesi adeta buz kesilir ve şaşkınlık geçirir. Nedeni ise oldukça ürpertici! Sizce bu büyük sır nedir?

Kevin, kendisini kıskanan ve tehdit eden şirketin müdürünü John Milton'a şikayet eder. John Milton ise uzun bir konuşma yapar ve Kevin'ı tehdit eden müdür sokak ortasında korkunç biçimde ölür.

Kevin'ın karısı, çıplak şekilde Kilise'de bulunmuştur. Kevin'a "Şeytan patronun bana tecavüz etti, o aslında Şeytan" der ama Kevin bunlara inanmaz ve karısını akıl hastanesine götürür.

Kevin sokakta yürüdüğü bir sırada yanına bir adam gelir ve "çalıştığın şirket sadece bir hukuk şirketi değil, bütün kötü suçların arkasında patronun John Milton var, " gibi cümleler söylediği sırada adamı araba çarpar ve adam orada ölür.

Kevin'ın annesi o büyük sırrı Kevin'a açıklar. "Baban aslında Şeytan, Şeytan ise John Milton" der. Kevin'ın annesi açıklama yaparken tıpkı John Milton'un söylediği gibi "İşte, kurtların arasına koyunlar gibi gönderiyorum sizi!" cümlesini de kullanır.

Kevin ise korku ve öfke ile John Milton'un odasına gider. John Milton'a 'kim olduğunu' sorar. John Milton'un cevabı ise "Ben bütün oyunların efendisiyim! Yani Şeytan" diye ekler.

Konuşmasına devam eden John Milton, "Cennette köle olmaktansa cehennemde kral olurum!" der.

Filmin son bölümlerinde ise John Milton, Kevin'a dönerek masayı gösterir ve " Kızım ile bu masada ilişkiye gir, doğacak çocuk 'Deccal' olacak" der. Filmdeki masa ile 'İsa Peygamberin Son Akşam Yemeği' tablosundaki masanın, görüntü olarak benzemesi sizce tesadüf mü?

Filmin son kısmı için ise spoiler olmaması için detay vermeyeceğim, yakın zamanda İlluminati'yi anlatan bir film hakkında da bence yazacağım. iyi seyirler...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar