elhamdurullah muslumanım ama kuran okurken ayetlerde kı çelıskıler kafamı kurcalamaya basladı sankı örnegin Nisa süresi 48 ayet ve Zümer süresi 53 ayet e takıldım kaldım bunun gıbı benzer ayetlerde var yanı bı ayette yazan anlatılan baska ayettte farklı gibi anlatılıyor
İki ayeti de okuyunca bir çelişki var gibi görünüyor. :) Halbuki çok ince bir detay var fark edilmeyi bekleyen. :) Çok kısaca söylersek:
İnsan şirke düştüğünde Allah'ın affetme mekanizmasindan kendi kendisini bilerek çıkarmış olur.
İnsan, Allah'ın evrendeki bir görünümüdür. Bununla birlikte kendisine verdiği varlık sebebiyle bedeninin/ruhunun Allah'ın bir tezahürü olduğunu idrak edemez. Ben! varım der. Ego sahibi olur. Halbuki ne sen vardır, ne ben, ne de o... Sadece Allah... (Nereye baksan Allah'in yüzü oradadır. Ayet. Bu ne demek oluyor. Her baktığın yerde onu görüyorsun. E kendine de bakıyorsun. Her yere. Demek ki senden bakan sen değilsin, o.) Nerede kalmıştık. İşte ben! varım dediği anda kendi varlığındaki Allah'ı inkâr etmiş olur. Şirke düşer. (Şirk Arapça ortaklık sözcüğünün köküdür. Hatta şirket kelimesi de bu kökten gelir. İştirak etmek yani ortaklık etmek-katilmak, müşterek olmak yani katılımcı olmak da aynı örneklerdir...) Şirke düşünce de kendisini tanrı ilan etmiş olur. Der ki bir ben varım, bir de Allah. Allah'in varlığı yaninda ben de varım. (Peygamberimize en büyük günahın ne olduğunu sordular. "Varlığın (kendini, benliğini var addetmen) en büyük günahındır" dedi.) Velhasıl durum böyle olup şirk koşulunca, özündeki Allah'ı yoksayınca, kişi o özündeki Allah'ın affetme sistemini de yoksaymış oluyor. Yani ondan mahrum ediyor kendi kendisini. Kendisi bir bilgisayar ise, içindeki bağışlama programını silmiş oluyor. (Shift + delete.)
Ya Allah'da biraz fazla alıngan ve tuhaf bir psikolojiye sahip değil mi? Tek derdi ona inanılması ve onun için ibadet etmesi herkesin. Ben bu psikolojiyi anlayamıyorum bir türlü. Yani ben bir yaratıcı olsam herkesi kendi haline bırakırdım bana teşekkür eden olursa da rica ederdim. Ama Allah herkesin ona inanması ve saygı duyup ibadet etmesiyle biraz kafayı bozmuş gibi geliyor bana. Yani bana inanın artık ya kompleksi var gibi.
@Articuno O dediginiz kafamizda yarattığımız tanrı. Ve öyle bir tanrı yok... O düşüncenizin doğru olması icin biz+Allah olması gerekiyor. Halbuki gerçekte biz bile yokuz. Bunun idrakı zordur, bende uzun zamanlar düşündüm, ama lütfen yorumu daha dikkatle okuyun...
Yahu Allah'ın varlığına veya yokluğuna dair bir sonuca ulaşamayacak olsan dahi bilimsel bir yorum getirebilirsin ama biz yokuz demek tamamen ütopik bir fenomen bence
@Articuno O zannettigimiz psikolojiye sahip (var olmayan tanrı) bizim dışımızda, yukarılarda bir yerlerde. Sadece emreder, uymazsan cezalandırır, dilerse ateşinde yakar dilerse cennetine koyar gibi, adeta insanları parmağında oynatıyor gibi görünüyor değil mi. Bu ben+Allah dediğimizde zannediverdiğimiz düşünce ve tamamen hayalî.
Gerçekte ise Allah bizi de kuşatmış. Öyle bir konum ki ona kendimizin dışarısında bir varlık gibi hayal edemeyeceğimiz şekilde. Sana indi. Kalbine girdi. Senin içinde. Ve sen onda eridin. Onunla bütünleştin. Bu öyle güzel bir şey ki tarifi yok...
İşte her şeyin Allah'ın tecellisi olması fikri hiçbir kanıtı olmayan bir fenomen maalesef. Allah'ın varlığına inanmak evrendeki en iyi varlığı Allah yaptığı gibi en kötü varlığı da Allah yapar ve bu inanan bir insan için bile Allah'ı sevmemek için açık bir sebep aslında. Varlığına dair hiçbir somut delil olmayan bir varlığa inanmak hali hazırda çok zorken bir de onun aslında kötü bir varlık olması saygı duymayı da zorlaştırır.
@Articuno Bu aklın idrak sınırına sığmayan bir mesele. O yüzden şu an ortak noktada buluşmamamız çok doğal. Kalp gözüyle de bakınca anlaşılıyor sadece.
Aklın idrak sınırına sığmayan bir şey yok ortada. Şizofren hastaları da diğer insanların göremedikleri halisünayonlar görüyorlar ama kimse onlara idrak sınırını aşan bir mesele demiyor. Gördüğün şey hayal ürünü diyor.
@Articuno Farkindaysaniz yorumunuzda hala dışta bir tanrı kabulü var. O yüzden anlaşamıyoruz, böyle olduğu sürece de istişare etmemiz hiçbir müspet netice vermiyecek.
Kur'andaki ayetler tek ele alındıklarında uçları çekilip saptırılabilirler, ateistler yahut diğer dini kötülemeye çalışanlarda hep bunu kullanır. İnternette yahut herhangi bir yerde tek bir ayeti ele alarak, dini anlamaya çalışamayız. Kur'anın bir bütün halinde değil, insanlara kısım kısım olaylar üzerine ve 23 yılda geldiğini unutmamak gerek öncelikle. Sonra googleya süre isimlerini yazarsan, ayetlerine ardı ve sonuna bakarsan anlayacaksındır. Ben de özetlersem ki. Allah, farklı ayetlerde belirttiği gibi tüm iman edenleri günahları olsa dahi günahları bittiğinde cennete alacağından bahseder. Fakat, şirk koşan kimsenin müslüman ve iman etmiş olmayacağına vurgu yağılmış.1-2 önceki ayete bakarsan, yahudilerden, ortak koşanlardan farklı tanrıları olanların lanetlendiğinden bahsediyor.
Zümer 53'te de geçtiği gibi tevbeye dikkat çekiyor, siz gelin bana diyor, bana gelince ister istemez şirk biter bana inanın, ümidinizi kesmeyin. Burda şirk aranmaz. Çünkü af bekleyen biri zaten, ikinci yahut farklı bir tanrı varsaymaz.
Umarım açık olmuştur, dediğim gibi kendin incelersen açık olduğunu görürsün. Aksi takdirde daha fazla yardımcı olmaya çalışırım, bir ilahiyatçı olarak.
Zekanı kullan arkadasım gelip burada ateyiz satsataları konusma (ateisti bilerek ateyiz yazdım ) allah ortak kosulmasını asla bagıslamaz ayetini arstrmadım gittin degiştrdin belki ancak bu haliyle zaten hersey net. Sirk kosarsan dinsiz olursun dinsiz adamın tövbesi olmaz olmayan tövbeyi nasıl bagıslasın kndi kendinemi? Bu bir. Bütün günahları affeder diyo tammda durduk yere. Affetmiyor tövbe ile affediyor. Bunu anlıyabilmek için kafa lazım arapca bilgisi degil.
Ya Allah'da biraz fazla alıngan ve tuhaf bir psikolojiye sahip değil mi? Tek derdi ona inanılması ve onun için ibadet etmesi herkesin. Ben bu psikolojiyi anlayamıyorum bir türlü. Yani ben bir yaratıcı olsam herkesi kendi haline bırakırdım bana teşekkür eden olursa da rica ederdim. Ama Allah herkesin ona inanması ve saygı duyup ibadet etmesiyle biraz kafayı bozmuş gibi geliyor bana. Yani bana inanın artık ya kompleksi var gibi.
Bir iş yerinde çalıştığınızı farz edelim eğer oradaki patronun dediklerine uymayıp işiniz doğrudan sapmış bir yoldan tamamlamaya çalışırsanız başarısız olduğunuzda patronunuz sizi işten çıkardığında kibirli bir patronum vardı diyemezsiniz veya üniversite sınavına giriyorsunuz sınavda önüne kitapçık ve optik geliyor siz soruları ne kadar doğru yaparsanız yapın ben optiğe işaretlemiyorum derseniz, sınavın değerlendirilmesindeki ilk kuralı çiğnerseniz sınav sonuçlarınız geldiğinde ne kadar kibirli bir sistem bu diyemezsiniz Allah bize doğru yolu seçmek için akıl vermiştir. Patronumuza uymak, optiğe işaretlemek nasıl hayatımızı etkileyecek olaylar arasında ilk kural ise iman etmekte ahiret yaşamımız için ilk kural. Buradaki ana konu patronunuza uymadığınızda veya optiğe işaretlemediğinizde asıl kibri olan siz olmuyor musunuz? ALINTIDIR.
@Hennaurora İşveren olarak bir patronun koyduğu kurallara kıyasla Allah'ın koyduğu çoğu kural fazlasıya saçma. Gerçekten saçma kurallar koyan bir patron ile çalışan bir insan bu saçma kuralları görünce o işi bırakıp daha akla mantığa uygun kuralları olan bir işveren ile çalışabilir. İşten ayrılıp başka bir işe girebilir. Optik sınav konusunda da aynısı geçerli sınav kuralları gayet mantıklı ve herkes için geçerli şeyler. Hal böyle olunca insanların din kurallarını reddetmesi gayet mantıklı. Dinleri reddedip bir Tanrı'nın varlığına inanan bir insanın da Tanrı'yı sevmesi ve saygı duyması biraz zor. Tanrı'nın varlığına inanmak evrendeki en iyi varlığı Tanrı yaptığı gibi en kötü varlığı da Tanrı yapar ve bu inanan bir insan için bile Tanrı'yı sevmemek için açık bir sebep aslında. Varlığına dair hiçbir somut delil olmayan bir varlığa inanmak hali hazırda çok zorken bir de onun aslında kötü bir varlık olması saygı duymayı da zorlaştırır. Senin inancını değiştirme gibi bir amacım yok.
Selam. Öncelikle şunu söyleyeyim, Kur'an söz konusu olmasa bile, anlamak istediğiniz, anlamak amacıyla okuduğunuz hiçbir kitabın belirli bir sayfasındaki belirli bir cümleyle, başka bir sayfasındaki başka bir cümleyi karşılaştırıp "aha da çelişki var" demek son derece mantıksız, akıl dışı ve anlamsızdır. Ateist olduklarını iddia eden çoğu kişi nedense normal kitaplarını okurken böyle davranmaz ama Kur'an söz konusu olunca böyle davranırlar. Ayetlerinin numaralandırılmış olması, surelerin ayrılmış olması, metne bu ihaneti yaparak, cımbızla cümlecikler seçip karşılaştırmanız için asla haklı bir sebep değildir.
Söz konusu bu iki ayet birbirinden farklı iki durumu anlatıyor. İki olayın birbiriyle "çelişki" içinde olduğunu söyleyebilmeniz için, o iki olay hakkında yazılan ve birbiriyle çelişkili görünen cümlelerin, aynı zaman, aynı mekan, aynı durum ve şartlar altındaki konuyu anlatıyor olması lazım. Örnek vereyim: "Ali'nin gömleği mavi" ve "Ali'nin gömleği siyah" cümlelerinin birbiriyle gerçek manada çelişkili olması için "hangi gömlek"ten bahsedildiğini , ve "hangi zamanda (hangi gün, hangi saat)" giyilen gömlekten bahsedildiğini bilmeniz gerekir. Zira farklı günlerde giyilen gömleklerin renkleri birbiriyle çelişki oluşturmaz. Bu mantık hatasıdır.
Nisa 48: "Kesinlikle Allah, Kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. (Artık) Kim de Allah'a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş demektir." Bu ayet, şirke bulaşıp, tevbe etmeden, kendini düzeltmeden, ruhunu teslim etmiş, imtihandan çıkmış yani ölen kişileri anlatıyor. Bunu anlamak için, Kur'an'ı tamamen okumak gerekiyor. Yoksa mantık hatasına düşülür. Yani bir insan şirk içinde ölürse, Allah Teala bunu affetmeyeceğini söylüyor. Fakat şirke girmemiş, yani "sadece Allah Teala'ya has olan ve sadece O'na ait olan, sadece O'na atfedilmesi gereken bazı sıfatları, başka varlıklara da atfetmemiş" kullarının ise, dilediği günahlarını bağışlayacağını söylüyor. Kulluk sadece O'na yapılır, günahları sadece O affeder, şefaat yetkisi (kimin şefaat edeceği / kime şefaat edileceği) Allah'a aittir. Bu sayılanları örneğin başkasına, bir kula, bir nesneye affetmek, çok tehlikelidir.
Zümer 53: (Tarafımdan) şöyle söyle: "Ey kendi aleyhlerine aşırıya giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günâhları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayıcı, çok merhamet sahibidir." Evet, Allah Teala bütün günahları bağışlar, yaşıyorsanız şirki de. Zira, buzağı tapanlardan affedilenler olmuş (bkz: Nisa 153)
Hz. Ömer (r. a.) müslüman olmadan önce, müşrik idi diye geçer kaynaklarda. Tevbe etti. Müslüman oldu. Eğer şirk bu gibi durumlarda affedilmeseydi, Peygamberler neden tevhid için, Allah'ın birliği için mücadele ettiler? Affedilmeyen şey, şirk üzere ölmektir. Burada da şu konu asla gözden kaçmamalı tabii. Kimin ne zaman öleceği belli değil. Ansızın gelebilir ölüm. O yüzden her an şirkten kaçmak lazım.
@Articuno, Kur'anın çelişkilerle dolu bir kitap olduğu önyargısıyla okursan, kendini ikna etmek için, çelişki olmasa bile, gözlerin, beynin çelişki bulur. Önyargı böyle bir şey. Psikolojide bile bu durumu anlatan terimler var. İçten bir samimiyetle, içinde gerçekten kötü bir düşünce ve önyargı olmadan okumaya çalışmazsan, Allah Teala'nın etrafına baktığın her yerde görebileceğin kanıtlarını görmezsin, görmezlikten gelirsin. Onlar sana kanıt gibi gelmez. Laboratuvarda kan tahlili sonucu bekler gibi, üzerinde test sonucu yazılı bir kanıt bekler durursun. Kur'an ı tamamiyle, iyi niyetle okuduğunda göreceksin ki, eğer gerçekten ama gerçekten "inanmak istemiyorsan", gökyüzünden sürü sürü meleklerin indiğini bile görsen "bu bir hologram olmalı, biri ışık oyunu yapıyor olmalı, belki de halüsinasyon görüyoruz, bu nasa'nın oyunu vs vs" der, yine kendini inanmamak için ikna edersin. Hicr Suresi 14-15: "Biz onlara gökten bir kapı/geçit açsak da oradan yukarıya çıksalar; Mutlaka: "Bizim gözlerimiz döndürüldü. Belki de biz büyülenmiş bir topluluğuz" derler."
Son olarak, doğrusu elhamdurillah değil "elhamdulillah" kardeş. Sadece bilgilendirmek için yazdım, yanlış anlamazsın inşaAllah. Allah'a emanet.
Kuran ı kerimi yorumlayacak bir manevi dünyamız yok ama en az bir ayetin olmalı. bknz: فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْ٥ 5. Feinne meal usri yusrâ. 5. Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا ٦ 6. İnne meal usri yusrâ. 6. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır.
1. si elhamdülillah 2. si imanın şartları ne 1. Allah a inanmak daha ilk şartı sağlayamazsan ortak koşarsan imanlı sayılmazsın doğal olarak gideceğin yer cehennem olur 3. sü Allah kul hakkı dışında bütün günahları affeder çünkü kafir müslüman olduğunda anneden doğmuş gibi değerlendirmeye alınıyorsa bir müslüman da tövbe ettiği zaman gözyaşı döktüğğ pişman olduğu zaman kul hakkı dışında tüm günahları affolur
selam. "kul hakkı dışındaki bütün günahlar" kısmına kanıt getirebilir misiniz ayetlerden ya da sahih rivayetlerden? bu halk arasında çok konuşulur ama Kur'an'da "kul hakkı dışındaki günahların affedileceği" değil "şirk dışındaki günahların affedileceği" yazar. şirk üzere ölmek, affedilmez. ama yaşarken bir kişi müslüman olabilir. müşrikliği bırakabilir. Allah en doğrusunu bilir. Hatalarımız varsa affeylesin. Selametle.
Selam. "Kul hakkı dışındaki günahları Allah affeder" ifadenize, Kur'an'dan ya da sahih rivayetlerden delil getirmelisiniz. Halk arasında kul hakkı affedilmez denir ama bütün günahlar tevbe ile affolunabilir. Allah dilerse. Sadece şirk üzere ölüm olursa, şirkin affedilmeyeceği ayetlerde vardır. Yaşarken, günahlardan dönmemiz gerekir. Allah en doğrusunu bilir. Hatalarımızı affeylesin.
Şirk koşmaktan bahsediliyor ilk ayette. Ikinci ayette sirk zaten kosulduysa gunahlari nasil affeterecek. Zaten Allahi yok saydi. Yani demek iatedigim sureler farkli ve bir ayet goruyoruz şu an. Bası veya sonu belki oradaki ayeti aciklayacaktir. Parca parca bakmak dogru olmaz. Zaten eger bir celiski ararsaniz zaten kendi kafanizda bulursunuz
TÜRKÇE MEALİNİ OKU KENDİSİNE ORTAK KOŞULMASINI DİYOR YANİ bir insanın çıkıpta ben ilahım benim şöyle hikmetlerim böyle güçlerim var denilmesini ilahlık iddaasında bulunulmasını diyor bu büyük günahlardandır ve affı yoktur tabi ALLAH daha iyi bilir orasını. ŞÜPHESİZ AFFEDER İSE AFFEDECEĞİNE ŞÜPHEMİZ YOK BAĞIŞLAYICILIĞI ÇOKTUR ANLAMINDA AMA BAĞIŞLAYIP BAĞIŞLAMAYACAĞIIDA EN İYİ YİNE O BİLİR SİZ BÜTÜN GÜNAHLARI AFFEDER SÖZÜNE ALDANIP SAKIN GÜNAH BATAĞINA DÜŞMEYİN BU SİZLERİ YANILTMASIN SAKIN
Ben size yardımcı olayim Allah tovbeleri bagislaycidir kendisine şirk kosup samimi bir tovbe ile Allaha doneni neden affetmesn affeder burda denmek istenen Allaha şirk kosup tövbe etmyenlerdir
Sirk kosan dinden cikar bu adamin gunahi olsa ne sevabi olsa ne yani gunahla sevabi sayilmiyor cunku cehennemi garantilemis adam ondanda gunahlari olmadigi icin affedilmez ben boyle biliyorum
"Elhamdülillah" denir 😊 Yani ben ateist bir insanım ama ayet karşılaştırmasından ziyade anlam bütünlüğünün sağlandığı en küçük bölümlerin karşılaştırılması daha doğru olur.
bak sana anlatayım ALLAH ın affetmediği tek günah şirktir ona ortak koşmaktır onun dışında boğazına kadar bile günaha batsan tövbe et allah bağışlayandır bolca merhamet sahibidir affeder dilerse
İşte bunun için hocalara alimlere ihtiyaç var tıpkı öğrencilerin öğretmene olduğu gibi yoksa herkes anladığını yaşasa karmakarışık bir din olurdu İslam
Allah dilerse bağışlanır diye geçiyor ayette. Garantimiz yok. Allah en doğrusunu bilir. (Kovulmuş şeytandan, Allah'a sığınırım. Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla) "Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bunun dışındakileri ise dilediği kimse için bağışlayabilir. Kim Allah'a ortak koşarsa uzak bir sapıklığın içine düşmüştür." (Nisa Suresi 116. ayet) Selametle.
bunun anlamı hatası anlayip tovbe edenleri bagislayandir demek oluyor. bazi gunahlarin kefereti olur odersin ve eger gercektende pismansan zaten bagislanirsin 😉
Nisa 116 Nisa 48 : Allah Şirki Affetmez Bunun Dışında Affetmicegi Günah Yoktur Yahudi Hiristiyan Sabi Deist Ateist Ölmeden Önce Tevbe Ederse Allah Affeder Orda bunu demek istiyor çelişki nerde?
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Kesinlikle. Net bir kitap değil bu yuzden inanacak olan kilifini uydurup inanabiliyor inanmauacak olanda kilifini uydurup inanmiyor ne yapicaz biz?
En İyi Cevaplar